İbrahim Halil Çelik, Ethem Baran’la Söyleşti

İbrahim Halil Çelik, Ethem Baran’la Söyleşti

Öykü editörümüz İbrahim Halil Çelik, öykücü Ethem Baran’la son kitabı “Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor” ve öykücülüğü üzerine söyleşti.

İbrahim Halil Çelik, Ethem Baran’la Söyleşti

Geçtiğimiz günlerde duyurulan “Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor” kitabınızın birçok okuru heyecanlandırdığını düşünüyorum. Kitap çıktıktan sonra da bu izlenimimin doğru olduğunu gördüm. Gerçekten de okurlarınız bu kitabı ilgiyle karşıladı. Bu durum size de yansıdı mı?

Evet, çok haklısın sevgili İbrahim; beni sevindiren bir ilgi var. Döngel Dünya‘nın yakaladığı rüzgârın etkisi devam ediyor gibi görünüyor. Daha ismi ve kapağından başlayarak okurun ilgi alanına girdi kitap. Bana ulaşan tepkiler de iyi.

Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor - Ethem Baran | İletişim Yayınları |  Okumak İptiladır Müptelalara Selam!
Ethem Baran / Güzelliğini Gördükçe Ağlayasım Geliyor

Kitaptaki “Furkan” adlı uzun öykü; günümüzün siyasi, sosyal ve ekonomik hayatını özetlemekle kalmayıp bir gencin gelecek kaygısına, onun ruh haline de değiniyor. Bu elbette bir trajedi hepimiz için. Sizi bu trajediyi yazmaya iten neydi?

Esasında son birkaç kitabımda özellikle ve ağırlıklı olarak çevresinde dönüp durduğum bireysel, toplumsal ve siyasal sorunların bir başka yönüne eğiliyor bu öykü. Günümüz gençliğinin sorunları bu ülkenin de sorunu. Psikolojik danışmanlık yaptığım uzun yıllar boyunca gençleri dinledim, sorunlarını onlarla birlikte çözmeye, kırılgan, örselenmiş ruh dünyalarına dokunmaya çalıştım. Furkan karakteri pek çok gencin bir araya gelmiş halidir. Gencecik ruhların etrafına onca sorunu yığan, onları ümitsizliğe, çıkışsızlığa, mutsuzluğa terk eden ve karşılarına geçip suçlayan, eleştiren biziz. Nisa karakteri için de durum çok farklı değil. Hepimizin bildiği ama yüzleşmek istemediği, üstünü örttüğü sorunlar bunlar.

Kitaptaki öyküleri okuduğumuzda anlatımdaki çok seslilik ve konuların bizden olma gerçekçiliğini görüyoruz. Bir yazar bu gerçekçiliğe ulaşmada nelere dikkat etmeli?

Edebiyatın neresinde durduğunuz, edebiyata nasıl baktığınız ve hayatı edebiyatın içinde nasıl yeniden yaratmak, yorumlamak, yoğurmak istediğinizle ilgili bir anlayış bu. Her şeyden önce birbirine benzer öyküler yazmak, aynı teknikleri kullanmak, bildik, yıpranmış seslerin peşinden gitmekten uzak durmaya çalışırım. En önemlisi de anlattıklarım en önce beni ikna etmelidir. Kahramanlarıma inanırım. Onların zihinlerinde dolaşmayı ve ne düşündüklerini önemserim. Biliyorsun, kurmacada anlatıcı meselesi önemli sorunlardan biridir. Anlatıcının kim olacağı ve onun edebiyat birikimi, hayat bilgisi, mizacı, amacı, dil anlayışı vb. metnin sesi ve çeşitliliği için ayrı önemdedir. Bunlara dikkat ederim. Konuların bizden olmasına gelince… Bu benim hayata bakışım ve yaşama biçimimle ilgili sanıyorum. Konular gelip beni buluyor. Ya da ben zihnimdeki ve gerçek hayatın içinde dolaşıp duruyorken o konuları diğerlerinin arasından ayıklayıp bir kenara bırakıyorum. Bunlar benim bilmediğim şeyler…

Öykü evreninize baktığımızda okura samimi gelen, okuru ikna eden hikâyeler görüyoruz. Bu çizgiyi devam ettirmek sizi zorluyor mu?

Ben her metnimi zor yazıyorum. Her gün yazının içinde olmama rağmen kolay üretebilen biri değilim. Öyküyü vareden hikâyeyi önemserim. Farklı teknikler, anlatım ve kurgu biçimleri denesem de aslolan bir hikâye anlatmaktır. Anlattıklarımın okura samimi gelmesi, onları mutlu etmesi beni de sevindirir elbette.

Ethem Baran

Bozkır ve onun uzak bahçeleri, kasaba ve kasaba insanının yalnızlığı, şehir ve o şehrin yoksul sokakları ile uçarı gençleri öykülerinizde karşımıza sık sık çıkmakta. Bunları anlatmayı kendinize bir ödev/görev olarak görüyor musunuz?

Görev demeyelim de bu söylediklerini anlatmayı seviyorum. Onların gözden uzak kaldığını, anlatılmadık hikâyeleri olduğunu düşünüyorum. Birbirine çok benzer, sıradan hayatlarmış gibi görünen bu hikâyeler aslında çok derin ve zengin. Ama sonuçta insanı ve onun yaşadığı hayatı anlamaya, anlamlandırmaya ve anlatmaya çalışıyorum. İnsan her yerde ve her zaman diliminde aynı. Mekân olarak kendime bozkırın ortasında hayali bir kasaba, hayali bir mahalle yaratmaya çalıştım; orada yaşayan insanlar var ve onların hikâyeleri… Sonra Ankara var. Sahil kasabaları var. Farklı coğrafyaları, mevsimleri, zaman dilimlerini anlatarak dili çeşitlendirmeye, zenginleştirmeye, üslubumu kalıcı hale getirmeye çaba harcıyorum.

Öykü yazarları belli bir disipline alışkındır. Yayımlanmış iki romanınız var. Romanları yazarken öykü disiplini sizi nasıl etkiledi?

Öykü ve roman yazmak iki farklı disiplin, farklı alışkanlıklar bana göre. Emanet Gölgeler Defteri‘ni yazıyorken öyküler yazılmak için sıraya geçince romana ara verip Bulut Bulut Üstüne’yi yazmıştım. Sonra şimdi üzerinde çalıştığım romanı yazarken de Güzelliğini Gördükçe Ağlayasam Geliyor araya girdi. İkisini aynı anda yapamıyorum. Farklı ruh hali, bir başka deyişle kendi dilinin konuşulacağı kendine ait alanlar istiyor ikisi de. Roman yazan bir öykücünün öyküyü unutması, üzerini silkelemesi ve derin bir nefes alması gerekiyor.

İbrahim Halil Çelik

Öykü yazma fikri sizde ilk nasıl oluşur?

Dediğim gibi o gelip beni bulur. Ve tabii ben sürekli onu ararım. Ne olduğunu bilmediğim bir şey zihnime düşer ve ben bunu yazmalıyım derim. İlk notlarımı almaya başlarım hemen. Zaman içerisinde ete kemiğe bürünürse öyküye dönüşme şansını elde eder. Edemeyenlerin sayısı daha çoktur bu arada.

Gerçekleri anlatmada edebiyatın işlevi ne sizce? Edebiyat, hayata karışıyor mu?

Edebiyatta yaratılan başka bir gerçekliktir, edebiyatın gerçeğidir ama yaşanılan gerçek hayatı işaret eder. Çünkü ne yazarsanız yazın gerçek hayatın içindesinizdir ve anlattıklarınız gerçek hayata dahil olur. O da artık bu hayatın parçasıdır. Sanat önde gider her zaman. Sanat, yolculuğuna hayatın içinden başlasa da hayat onu rehber edinir.

Türk edebiyatında son yıllarda yayımlanmış öykü kitaplarını nitelik olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana göre bizi öykümüz oldukça iyi bir noktada. Yabancı dillere daha çok romanların çevrilmesinden olsa gerek dünya edebiyatında biraz geri planda kalıyor gibi görünüyor ama çok iyi öyküler yazılıyor bizde. Genç öykücülerimizden çok umutluyum. İsim vermek isterim ama unuttuklarım oluyor sonra üzülüyorum.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz