Sevda Sezer Gülle | Noktalı Virgül ve Peçete

Sevda Sezer Gülle | Noktalı Virgül ve Peçete

Sevda Sezer Gülle yazdı: İşte bu, benim; bundan dolayı da sözcüklerin bencesini yazmıyorum. Gördünüz, yine noktalı virgül. Noktalama işaretleriyle derdi olan yazarlardan biri “Kendini beğenmiş ukala virgül” diye yorumlasa da fukarayı, benim varoluş sebebim kibirden değil; söylediğim en basit ve anlaşılır cümleyi bile açıklamaya mecbur bırakılmaktan. Bakın, bir kere daha aynısı oldu.

Sevda Sezer Gülle | Noktalı Virgül ve Peçete

Bazen düşünüyorum da eğer bir noktalama işareti olsaydım, durmakla devam etmek arasında bırakılmış bir noktalı virgül olabilirdim. Biten bir cümleysen, noktasındır; devam ediyorsan virgül. İzin verseniz duracağım ama bir müsaade etmiyorsunuz  ki soluklanayımın adı ise noktalı virgüldür.

İki cümleyi birbirine bağlayan “ama, fakat, lâkin, yalnız, ancak, ne var ki, ne yazık ki, çünkü, yoksa, bundan dolayı, binaenaleyh, sonuç olarak, bununla birlikte” gibi bağlaçlardan önce noktalı virgül konur.

İşte bu, benim; bundan dolayı da sözcüklerin bencesini yazmıyorum. Gördünüz, yine noktalı virgül. Noktalama işaretleriyle derdi olan yazarlardan biri “Kendini beğenmiş ukala virgül” diye yorumlasa da fukarayı, benim varoluş sebebim kibirden değil; söylediğim en basit ve anlaşılır cümleyi bile açıklamaya mecbur bırakılmaktan. Bakın, bir kere daha aynısı oldu. 

Bir dili, yine kendi gramerinden aynı dile tercüme etmeye gerek var mıdır? Söz konusu semantiğiyse ve muhataplarınız herhangi bir anlamda buluşmayı tercih etmiyorsa, zor buluyorsa ya da bilmemenin aşırı acıklı mazlumluğuna sığınıyorsa, evet çeviri gereklidir.

İlk varoluşsal gerekliliğimi 6 yaşında hissettiğimi hatırlıyorum. Yüksek sesli ebeveyn tartışmalarında sesini duyuramayan iki yandan örüklü Ayşecik masumiyetindeki çocuk olarak, noktalı virgülü bilmeden hareket bazında düşmüştüm tamamlanması beklenmeyen cümlelerime. Her seferinde bayıldım. Onlar seslerinin desibelini arttırdıkça, yine bayıldım. Bu aslında sözlü bir açıklamaydı fakat yıllar sonra bile pek anlaşıldığını sanmıyorum.

Sonra yazdım. Aslında onu değil bunu demek istedim dercesine uzun uzun açıklamalarla dolu metinler yazdım.

 Yüze söylenince reddedilme olasılığı yüksek, sesinin titremesine, dudağının düşmesine gözünün yaşarmasına bakmadan daha girizgâhta sonlandırılacak bir ebeveyn talep bildirisi için yazmanın seslendirmekten çok daha iyi bir fikir olduğunu ise ortaokula yeni başladığım yıllarda keşfettim. Kardeşlerle bir fikir teatisi sonrası özel kalem olarak uzun ve dramatik açıklamalarla dolu bir başvuru mektubunu, şayet kabul edilirse karşılığında verilecek taviz ve de sevgi tezahüratlarıyla bitirir, yatak odasının kapısının altından sessizce atarak kaçar, genellikle de oy birliğiyle emeğimizin karşılığını alırdık.

‘’Sevgili anneciğim ve babacığım! Denize gidebilir miyiz bu hafta sonu? Orada sizi masrafa sokacak hiçbir şey istemeyeceğiz ve asla üzmeyeceğiz söz veriyoruz. Lütfen lütfen lütfen …’’ Hâlbuki bizler de emsal neslimiz gibi ekmek arası kızartmadan bile hiçbir zaman şikâyet etmeyen çocuklardık. Yine de hakkımız olan bir şeye kavuşmamız için bir noktalı virgülün yardımına ihtiyacımız vardı. Yani cümleleri tefsir edecek bir kaleme. Seçilmiş bir kurbana. Kısaca bana desem de olurdu ama mağduriyet her zaman puan kazandırır haksız mıyım? Belki bu sefer! Ve junior müfessirlikten ergenlik ve yetişkinliğe evrildiğim sonraki yıllarda da kendimi nedensizce sorumlu hissettiğim Mütercim Tercümanlığa devam ettim. Konuşmama imkân verilmeyen ve konuşmaya meyletsem de dinlenmeyeceğimi bildiğim her yerde yazdım. Sandım ki söze kulak vermeyen, çizgilere yuvarlanmış sembollere kıymet verir. Oysa bu, çok daha zor olanıymış ve ben insana dair beklentileri minimum düzeyde tutmak gerçeğini henüz idrak edemediğim düş zamanlarındaymışım.

Yazdım…

“Anlatamadım sanırım“ diye kendimi hafife, duyduklarımı ise alttan alarak sevgiliye yazdım. Oysa o anlamamakta direnendi. Çocuk gibi sofraya küsüp giden eşime yazdım; gel barışalım diye. Arkadaşlarıma, dostlarıma, aileme… Beni sevdiğini ve anladığını söyleyen herkese bir açıklama yapmak zorundaymışım gibi yazdıkça yazdım. Matematiğin felsefesinde tekrarlanan şeylerin olma olasılıklarının arttığına dair bir teori varmış ve bunun deneği olmamak için o işaretin ne olduğunu bir kere daha yinelemiyorum.

Derken, herhangi bir günün her zamanki gibi bir anında bunu yapmayı bıraktım. Noktalı virgül değilim artık. İşaretin yerini alan “ama’’ bağlacı gizli noktalı virgülüm şimdilerde. Söylemeyi bıraksam da gördüğünüz gibi yazmayı bırakmam dudak tiryakiliği kıvamında henüz. ‘’Ama’’ niyetlerin de elbette ki belirlenen bir vakti var.

Peki, bu içsel devrime sadece bir kâğıt peçetenin sebep olduğunu söylesem; gülerdiniz muhtemelen. Aslında elma katırtısı, parmak kıtlatması, çekirdek çıtlatması, mause tıklamasına artık sabredebildiğimi zamanında fark edebilseydim, peçeteyi kutsal bir imgem de yapmayabilirdim. Hâsılı,

Hayatın anlamını kâğıt bir peçeteyle çözdüğüme inanamıyorum.

Ama çözdüm. Kesin doğarken bir elinde peçete vardı denecek kadar herkesi bezdirdiğim, sofranın olmazsa olmazının, olmasa da olurunu yapabildiğimi fark ettim. Çatal bıçak kadar önemsediğim ve asla unutmayacağım, unutulması mümkün olmayanımı unuttum. Hem de her defasında. Unuttukça keyiflendim. Keyiflendikçe unuttum.

Galiba yine uzun bir yazı yazdım ve artık bitirmem gerekiyor. Belki bir başka zamanda peçete ile noktalı virgül arasındaki bağlantıyı açıklarım. Yok, sanırım bunu yapmak istemiyorum.

Nokta.

2 comments
Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

2 Comments

  • Sacettin İnce
    24 Nisan 2021, 14:07

    Eleştirel yaklaşım ya da eklenti beklemeyen özgün bir yazı.

    Nakışlama sanatının her alan için gerekliliğini ortaya koyması açısından da verimli bir örnekleme.

    Yazarın estetik duyarlılığı kaygıdan uzak.

    Kaleminiz hep yazsın

    REPLY
    • Sevda@Sacettin İnce
      24 Nisan 2021, 17:55

      Yorum yapma nezâketiniz ve sözleriniz için çok teşekkür ederim.

      REPLY

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz