Hatice Yıldırım | Bıyık Düşmanları

Hatice Yıldırım | Bıyık Düşmanları

Hatice Yıldırım “Bıyık Düşmanları” adlı öyküsüyle Edebiyat Daima’da

Hatice Yıldırım | Bıyık Düşmanları

Günlerden pazartesiydi. Gönülsüzce yataktan kalktı. Soğuk suyun yüzü ile çarpışma anı, kaçınılmaz bir yenilgi gibi geliyordu her sabah. Lavaboya yürürken ayaklarını sürümesi, işe yaramayacağını bilse de kendi çapında bir protesto hareketiydi. Aynanın karşısına gelip durdu. Yüzü bir tiyatro perdesi sessizliğinde, bir o kadar da homurtuluydu. İnsanı diğer hemcinslerinden ayırt etmeye yarayan bu küçük organcıkların hepsini tek tek inceledi: gözleri, kaşları, burnu, bıyığı… Hepsi yerli yerindeydi.

“Efendim! İzninizle burada düşüncelerinize karışabilir miyim?” Bu beklenmedik cümleler kaşlarından gelmişti. İleri geri sallanmasına bakılırsa bir hayli tedirgindi. Kekelemesine engel olmak için derin bir nefes aldığını düşündüren komik bir gerinmeyle devam etti. “Efendim, ben bu bıyıktan şikâyetçiyim. O ne çirkin bir şey öyle! Tüm yabani otlar bir araya gelmiş gibi, o güzelim yüzünüze nasıl bir vahşilik katıyor bilemezsiniz! Hem, benim gibi düzgün ve zarif kaşları gölgede bırakacak bir kabalıkla, insanların dikkatini hep kendine çekiyor. Bence ondan acilen kurtulmalısınız!”

 “Hah!” dedi bıyık. Sahibinin şaşırmasını bile beklemeden işe karışması gerektiğini hissetmişti. “Şu seyrek Selami’nin söylediklerine de bakın. Sen düpedüz beni kıskanıyorsun! Düzgünmüş, zarifmiş… Çölde ağaç arasak, senin tellerinin sayısından daha çok buluruz be! Benim tellerimin gür olması vahşilik değil, heybet katıyor heybet!”

Bıyığın tok ve kuvvetli sesi karşısında titreyerek büzülen kaşlar, gözlere doğru yaklaşarak aşağı indi. Kendisine bir destek ve yandaş aradığı belliydi. “Efendim” diyerek irileşti gözler. “ Ben kendi adıma konuşmak istemem. En lazım organ olarak, bir kıl ormanı ile kıyaslanmayı da şahsıma hakaret sayarım. Ama sizin güzelliğiniz adına birkaç kelam arz etmeyi de kendime bir görev biliyorum.” Bu şatafatlı girişin ardından tüm organlar merakla göze kulak kabarttılar. Gözde, güzel olduğun bilen kadınların kendini beğenmişliği vardı. Tüm bilmişliğini takınarak sözüne devam etti: “ Sizin; kestaneden daha sert, kahveden daha sıcak, uçsuz bucaksız sahralardan daha derin bakan bir çift gözünüz var. Da Vinci’yi kıskandıran, Van Gogh’u üzüntüden hasta eden bu harikulade uyum tablosu yüzünüze bakan insanlar, o muhteşem gözlerde kaybolma şansını, şu tipsiz bıyık yüzünden ellerinde kaçırıveriyorlar.” Sesindeki keskinliğe sinsi bir yumuşama katarak devam etti: “Belki işyerinde birlikte çalıştığınız o güzel bayan, bakışlarınızın kahverengisinde ısınmak, kırk yıl hatırı olacak sözsüz bir muhabbete dalmak istiyor. Ama işte şu itici bıyık, yüzünüzün tam ortasına kondurulmuş bir ‘u dönüşü tabelası’ gibi, bakanları hemen geri çeviriyor. Ben kendi mükemmeliğimi asla övmek istemem, ama siz çok şey kaybediyorsunuz.”

Huysuz kıvranışlarla gözü dinleyen bıyık, sonunda cevap verme şansını yakaladığını düşünerek: “Bu kadar süslü lafları, ancak senin gibi gözü yüksekte olanlar söyleyebilir zaten! Kör olasıca! Komşu kılıklı düşman seni!” Bıyık göze uzun uzun verip veriştirecekti ki; burun homurdanarak araya girdi. “Ama biraz insaflı olalım canım!” Kesik kesik konuşuyordu. Yine de sesindeki hışırtı, söyleyeceklerinin ciddiyetini arttırmaya yetiyordu. “Bıyığın kimseye bir zararı yok. Ama onun varlığı başlı başına bir zarar sebebi! Bu simetrik yüzün tam ortasında bir heykel, bir abide gibi duran ben bile, onun varlığından etkileniyorum. Hem, bir de asi ki, sormayın! Efendim, işlerini daha iyi yapsınlar diye kaşları birbirinden ayırıyorum, gözleri birbirinden ayırıyorum, dudakları birbirinden…” sözün burasında diğer organların gülüşmelerini duyunca, bozuntuya vermeden, daha yüksek sesle devam etti: “Ne fesat şeysiniz yahu! Biz ağızla aynı yolun yolcusuyuz. Aynı salona açılan farklı kapılarız. Neyse efendim, İşte bu bıyık ağız kardeşimle arama giriyor. Kendini ülkeler arası sınır çizgisi mi sanıyor nedir! Dikenli tel gibi bizi birbirimizden ayırıyor. Ben de bu yüzden şikâyetçiyim. Kesin gitsin!”

 “Bizim burun yine havada…”,“Bu da kendini Ağrı Dağı sanıyor…”,”Her konuya girmese olmaz!” mırıltıları ile diğer organlar burnu eleştiriyorlardı. Ama söylediklerine itiraz eden çıkmadı. Kulak olan bitene karışmayı hiç istemiyormuş ama olaylardan uzak kalmadığını da hatırlatmak istemiş gibi bir tavırla söz aldı: “Efendim, sizin arkanızdan konuşan insanlar, hep bu bıyığı kullanıyorlar. Yok ucu yukarı kalkık bıyıkla şucu olurmuş insan, kalın ve gür olunca bucu. Hele bazı bıyıklar tam tutuklanma sebebiymiş falan filan… haberiniz olsun da!”

Daha önce hiç duymadıkları bu saçma varsayımların bile gelip bıyığa dayanmasını yarı sevinç yarı şaşkınlıkla dinleyen organlardan şimdi ses çıkmıyordu. Hafif kıpırdanışların ardından çekingen bir sesle konuşmaya başlayan çene oldu. Ürkek ve cılız bir sesle: “Ben diğerlerinin dediklerini bilmem. Ama bu bıyık kollarını iki yana açınca, dünyayı ortadan bölen ekvator gibi yüzünüzü ikiye bölüyor. Hem de orantısızlığın en bariz biçimiyle…” Sözün burasında ses daha da kısıldı.”O zaman, kocaman bir kabağı boynunuzun üstünde taşıyor gibi çirkin görünüyrsnzzz.” Son sesler ezilerek çıkmıştı.

“Daha neler!” diye bağırdı bıyık. “Yüzün yuvarlaklığı ile benim ne alakam var? Hepiniz ağız birliği yapmış, benden kurtulmaya çalışıyorsunuz. Sakala da aynısını yapmıştınız. İşte, en yakın arkadaşım ağız. Beni en iyi o görür, bilir. Size cevabı o, diliyle versin de görün.”

Bu güçlü iddianın ardından tüm organlar ağzın içine bakmaya başladı. Sessizlik uzuyordu. Nihayet ağız, dili ile dişinin arasında bir şeyler geveledi ve geri kapandı. Kimse bir şey anlamamıştı. Şaşkınlığını üzerinden ilk atlatan kaş, kahkahayı patlattı: “Hah hah hah! En yakın dostmuş! Dilden dost mu olur adama! Al işte sana cevap. Hah hah ha!”

Bıyık en yakını bildiği dilin ihanetini gördükten sonra, acı acı güldü. “Sakal giderken şöyle demişti: gülme komşuna, gelir başına. Haklıymış. Tamam. Bu kadar bıyık düşmanı arasında durmayı ben de istemiyorum! Kesin beni de kurtulayım!”

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayçaerdura ayça erdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur Birgül Yangın Aslanoğlu birgülyangınaslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz denizkarakavalcı Deniz Kara Kavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersin kartal ersinkartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatma Sümer Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç Gazel Yiğit gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik Gülhan Tuba Çelik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güvenadıgüzel güven adıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırık yazı istasyonu kırıkyazıistasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale laleşeydagülsoy lale şeyda gülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmet yıldız mehmetyıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet Muhammet Erdevir muhammeterdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun Mustafa Çiftçi müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa Nisa Eser nisaeser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye Saniye Kısakürek saniyekısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece Selcen Ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz Sündüs Arslan Akça Sıddıka Zeynep Bozkuş sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur uğurkarabürk Uğur Karabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynepyolcu zeynep yolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem Şiir şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz