Münevver Saral | Zeynep Gülçin’le Söyleşi

Münevver Saral | Zeynep Gülçin’le Söyleşi

Münevver Saral, Zeynep Gülçin’le öykü kitabı “Yağmur Fena, Burada Kal” üzerine Edebiyat Daima için söyleşti.

“Yağmur Fena, Burada Kal” fena halde güzel bir kitap adı. Öykü adlarından biri değil ama kitaptaki çoğu öyküye verilebilecek kadar öykülerle ilişkili.  Nasıl, zor oldu mu karar vermek?

Öncelikle çok teşekkür ederim. Öyküleri bir dosya haline getirirken açıkçası en son istediğim şey, içindeki bir öykünün adını kitabıma vermekti. Buna karşı olduğumdan değil ama kolaycılık gibi geliyor bana. Yağmur Fena, Burada Kal; Bulut Geçti, adlı öykümün içinde geçen bir cümle aslında. Bu cümleyi kitabımın ruhuyla çok örtüştürdüm. Zaten ben de yağmur âşığı bir insanım. Bu isimde karar kılarken tek endişem, okuru bir “aşk” öyküleri okuyacağı sanrısına düşür müyüm acaba olmuştu ama yine de vazgeçemedim. Kısaca kolay bir karar oldu sadece sonrasında üstünde biraz artı eksilerini düşündüğüm. Bu endişelerimi de editörümün kitap ismini çok uygun bulmasıyla yendim.

İlk kitap heyecanının bambaşka olduğu söylenir. Dosyayı yayınevine teslim ettikten sonra zor olsa gerek beklemek. Bu süreci kitaptan önce ve kitaptan sonra diye ikiye ayırırsak öncesinde neler hissediyordun, sonrasında neler değişti?

Hem de ne heyecan! Dosyama çalışmaya 2013 yılında başladım ve önce dergilere yolladım öykülerimi. O kadar uzak ve zor geliyordu ki bir kitap bütünlüğünde basılma ihtimali. Oysaki okuma yazma öğrendiğim andan bu yana hayallerimde hep bir yazardım ben. Yolladığım dergilerden çok da eli boş dönmeyince biraz biraz umut geldi bana ama yeterli hissetmek için 5 sene geçmesini bekledim. Bu sürede tanıştığım çok değerli yazarlar, Öykü Gazetesi maceram beni daha da yüreklendirdi ve Mayıs 2018’de dosyamı Kırmızıkedi Yayınevi’ne sundum. Olumlu cevap beklediğimden çok kısa sürede geldi, inanmazsınız ama 1 ay sonra gibi bir zamanda. Asıl zor süreç bundan sonra başladı. Tamam, evet kabul görmüştü dosyam ama ne kadar bekleyeceğim belirsizdi. Piyasa koşulları (kâğıt zammı, dövizdeki dalgalanmalar vb.) elbette değerli üstatların çıkmayı bekleyen ikinci üçüncü baskıları derken, benim kitabımın fırından çıkıp rafları süslemesi Şubat 2020’yi buldu. Bu bekleme sürecinde sözleşmem olsa dahi çok korktum tabii ya vazgeçerlerse diye. Çok tatlı bir sabırsızlık ve heyecandı bu süre. Öncesinde sırf bana ait olan bir şeyi sonrasında benden başka bir kişinin bile okuyacak olması fikri müthiş. Yine olsa yine beklerim. Kitap çıkmadan önce hissettiğim aitlik ve heyecan, kitap raflarda yerini aldığında bambaşka bir şeye döndü elbette. Basılamadan önce sadece bana aitti, her kahramanı bir tek ben tanıyordum. Basıldıktan sonra birilerinin onlar hakkında konuşması yorum yapması gözümde daha da kıldı. Zaten hepimiz birileri okusun diye yazmıyor muyuz?

Öykülerin hemen hepsinde yağmur var ve galiba mutsuzluk da. Mutsuz erkekler ve mutsuz kadınlar. Mutsuz ama sanki umutsuz değil öykü karakterleri. Çakan şimşeğin irkiltisiyle gökyüzüne bakan, Bulut Geçti adlı öykünün zayıf, kamburu çıkmış balıkçısı kanatları açık kelebeği görecek kadar umutlu. Kitaptaki karakterlerini nasıl tanımlarsın?

Çok doğru bir analiz. Öyküler hep bir derdi olan kahramanları anlatıyor. Bu dosyada amacım da buydu zaten,bir derdi olmalıydı anlattıklarımın. Kadına şiddet, ailenin bazen nasıl bir cehennem olabileceği, eşcinsellerin toplumda uğradığı baskı, parasızlığın çaresizliği, namus cinayetleri, bir sebepten yalnız bırakılma, evliliğin çoğu kez kokuşmuş bir kuruma evrilmesi gibi. Her ne kadar atmosfer, olaylar, kişiler mutsuz ve umutsuz gözükseler de hepsinin içinde bir güç, ümit, yaşama sevinci var aslında. Hiçbiri yılmamış, savaşmış ve bir yerden ışık bulmuş. Art arda okununca sanki aynı öyküden hiç çıkmıyormuşuz izlenimi veren karakterlerim sayesinde bence hem o okumaktan çok sıkıldığımız beyaz yakalı metropol insanı dertlerinden uzak, bizi karamsarlığa boğmayan, Beyoğlu’nda yağmurlu bir günde caddede yanımızdan geçen insanların hayatlarına misafir oluyoruz.

Kitabın arka kapak yazısı da Beyoğlu’ nu işaret ediyor zaten. Çiçek Pasajı ile Balık Pazarını birleştiren sokağı hayal edin derken. Beyoğlu bugüne değin sayısız kitaba ve filme esin olmuş ve olmaya devam ediyor. İnsanları gözlemlemek için harika bir yer. Öykülerini nasıl yazıyorsun, daha çok gözlemleyerek mi?

Genelde insanlarda şöyle bir yanılgı oluyor. Sanki yazdığımız her şeyi biz yaşamış, biz hissetmişiz gibi. Yani ben, babanla aran mı kötü senin, diye bir soruyla bile karşılaştım ve tabii ki ilgisi yok. Gözlem burada çok önemli ve empati yapabilmek. Zaten bir şeyler yazmaya karar verdiğimden beri her şeye, herkese bir öykü kişisi, öykü konusu gibi bakmaya başladım. Yanımdan geçen biri, karşı masada oturan çift, minibüste arkamda oturan kadının telefon konuşması. Okuduğum, izlediğim şeyler, rüyalarım. Bunlarla beslenip yazıyorum. Bir dost meclisinde bir olay konuşuluyor mesela hemen onu da not alıyorum ilgimi çektiyse. Yani önce oturup konu, mesele bulmuyorum. Karşımda oturan kara gözlü kadını yazmak istiyorum, ona yakışacağını hayal ettiğim meseleyle.

Yaşanmadan yazılmaz inanışının etkisiyle olmalı. Belki biraz da yazdıklarının arkasında yazara duyulan merak. Belki de söyleşiler, imza günleri ve sosyal medya aracılığıyla yazar ve okur bu denli yakınlaşınca kaçınılmaz bir durum. Heyecanlı ve güzel tarafları çok bu tür etkinliklerin. Bu konuda ne düşünüyorsun?

Ben bir okur olarak daha romantik bakıyorum galiba bu duruma. Okuduğum yazarın kim olduğunun nasıl biri olduğunun düşlerime kalması daha hoşuma gidiyor. Tabii burada imza günleri, söyleşilerden bahsetmiyorum. Bunları yazarını değil de içselleştirdiğim kitabı konuşmak, o dünyayı, o hikâye kişilerini daha yakından tanımak için önemsiyorum. Bunların günümüzde artması ve ulaşılabilir olmaları büyük nimet. Ancak sosyal medyadan bir yazarın hayatını, kim olduğunu bilmek, ağzıma geleni ona söyleyebilme hakkım olması bana çok da gerekli gelmiyor açıkçası. Sosyal medya’nın kitabın reklamı açısından faydası tartışılmaz tabii.

Beyaz yakalı metropol insanının dertleri dedin. Yüksek kulelere hapsolmuş insanların dertlerini bunalımlarını konu edinen çok öykü okuduk, haklısın ama artık daha hayatın içinden öyküler yazılıyor son yıllarda. Yağmur Fena, Burada Kal kitabındaki karakterlerin çoğu hayata seyirci kalan değil yaşayan karakterler. Kimin, kimlerin öyküsünü yazdın ve yazmak istiyorsun?

Bunu derken elbette bu insanları ve dertlerini asla küçümsemiyorum ama yazarken çok da naifleştirebilecekmişim gibi gelmiyor. Ben sıradan, gerçekten içselleştirmeye müsait, toplumun, doğduğu ülkenin, dünyaya geldiği aile ve cinsiyetin seçmediği dertlerine maruz kalmış kadın ve adamları yazmayı seviyorum. Mesela ikinci kitabıma çalıştığıma şu sıra bir mahalleyi ve oradaki orta direk insanları yazıyorum. Trafik berbattı, metrobüs tıka basaydı, işyerinde ayağımı kaydıracaklar galiba gibi şeyleri hiç yazamayacağım sanırım.

İkinci kitap müjdesini aldık böylece. Mahalleyi ve sakinlerinin öykülerini merakla bekleyeceğiz öyleyse. Çok Teşekkür ediyorum Zeynep.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz