Serap Yalçın Pamuk | “Köpek Kalbi”ne Dolanıp Duranlar

Serap Yalçın Pamuk | “Köpek Kalbi”ne Dolanıp Duranlar

Serap Yalçın Pamuk ” ‘Köpek Kalbi’ne Dolanıp Duranlar” adlı yazısıyla Edebiyat Daima’da.

Serap Yalçın Pamuk | “Köpek Kalbi”ne Dolanıp Duranlar

Gerçeği anlatmanın zor veya imkânsız hale geldiği zamanlarda insanlar ironiye sığınır. Ya da gerçeklerin acımasızlığına ironik bir gülüştür fantastik kurgu. Her şekilde kendini ifade edecek aracı ve biçimi bulur insanoğlu. Belki de tüm farkı buradadır. Ve tüm gücü imkânsız görünenin içinde bir imkân arayabilmesi ve bulduğu küçücük bir delikten nefes alacak pencereler yaratabilmesidir.” diye yazmışım Mihail Bulgakov’un bir diğer şaheseri olan Usta Ve Margarita için.

Köpek Kalbi’yle bir kez daha iyi anlıyorum ki Bulgakov ciddi bir mizah yazarı. İroni ve hicivi birbiriyle harmanlayarak simgesel anlatımı şahlandırıyor. Böylece ortaya biraz trajik, biraz distopik, çoğunlukla ise kara mizah olan bir kurgu çıkıyor.

Hikâyemiz, Şarik isimli bir sokak köpeğinin aç ve yaralı olarak sokaklarda gezerken, Profesör Filipoviç’in onu alıp eve götürmesiyle evrilen hayatını konu ediniyor. Şarik Profesör tarafından itinayla besleniyor, iyileştiriliyor, sıcak ve güvenli bir ortamda uysallaştırılıyor. Öyle ki kendisi için bir şeylerin planlandığını sezmesine rağmen, dışardaki hayatına dönme riskini göze alamadığı için teslim olmayı seçiyor. Böylece Şarik’in elinden alınan ya da kendisinin vazgeçtiği ilk şey özgürlüğü oluyor. Şarik’in uysal tavırlarıyla amacına iyice yaklaşan Profesör Filipoviç, ciddi bir deney için Şarik’in er bezlerini ve hipofiz bezini sefil bir işçininkilerle değiştiriyor.

Zor bir ameliyatın ardından ölmesi beklenen Şarik, beklenenin aksine herkesi şaşırtarak hayata tutunmayı başarıyor. Fakat yarı insan yarı köpek olan kahramanımız ucube bir görüntü ve ilkel davranışlarıyla sahibini çileden çıkarıyor. Umduğunun dışında bir sonuçla karşılaşan ve ortaya çıkan gudubetle ne yapacağını bilemeyen Profesör, Mary Shelly’nin genç bilimadamı Victor Frankenstein’ını hatırlatıyor.  Ortaya çıkan sonucun trajikliği (Şarikov ve Frankenstein) yönüyle birbirine benziyor.

Nitekim “Spinoza’nın veya ona benzer başka bir ifritin hipofizini aşılayıp köpekten olağanüstü yüksek bir canlı yaratmak mümkün ama insanın aklına şöyle bir soru geliyor, ne halt etmeye? Açıklayın bana lütfen, herhangi bir köylü karısı ne zaman isterse doğurabilecekken, yapay yöntemle Spinozalar üretmenin manası ne?..” özeleştirisi de  bu benzerliği pekiştiriyor..

Meselenin ne Şarik ne Profesör olduğunu hikâyenin bütününe baktığımızda çok iyi anlıyoruz elbet. Bir sokak köpeği ve ona nakledilen er ve hipofiz bezlerinin bir işçiye ait olması da tesadüf olmasa gerek. Sokak köpeği Şarik  devrim öncesi sıradan Rus insanını simgelerken, ameliyat sonrası  Şarikov ise devrim sonrası Rus insanını simgeliyor. Önceki aç, yorgun ve yaralı olsa da kendine has saflığa sahip bir varlıkken, sonraki serkeş, ilkel ve çıkarcı bir varlığa dönüşüyor. Bu itirafı bizzat Profesör Filipoviç’in ağzından dinliyoruz:

“Beş yılım hipofiz eşelemekle geçti benim… Nasıl bir işin altından kalktım biliyor musunuz, akıl alır gibi değil. Şimdi insanın sorası geliyor, neden diye? Fevkalade bir günde dünyanın en tatlı köpeğini alıp insanın tüylerini diken diken eden böyle bir musibete dönüştürmek için mi?.. İşte doktor  görüyorsunuz, araştırmacı ihtiyatlı davranmak ve doğayla paralel ilerlemek yerine meseleyi hızlandırıp örtüyü kaldırdığında ne oluyor! Al sana Şarikov, ölür müsün öldürür müsün?” 

Devrim ve devrim ideolojisi olan materyalist marksizmin toplumsal değişim koşulları gözetilmeden tepeden inme bir şekilde halka zerk edildiğinde ortaya çıkan toplumsal ve bireysel anomalinin dile getiriliş biçimi olsa gerek bu cümleler. Yine ihtilalin ve öncekinin yerine ikame edilen yeninin ne olduğu konusunda sıradan insanın ciddi bir fikrinin olmadığını, eline tutuşturulan Engels kitabı hakkındaki yorumuyla Şarikov’dan dinliyoruz:

“Yahu önerecek ne var… Yazıyorlar da yazıyorlar. Kongre Almanlar falan… İnsanın başı şişiyor! Alacaksın her şeyi bölüştüreceksin işte…”

Kısacası bu kitapla Bulgakov’un bir hikâye anlatmaktan çok bir durumun ameliyatını yaptığını farkediyoruz. 1917 Bolşevik devriminin yeni bir insan yaratma idealinin ortaya çıkardığı garip durumu mizahsal sembolizmin ardına gizlenerek anlatıyor. Fakat örtük anlatım sistem tarafından gayet iyi anlaşılmış ki yıllarca eserlerinin yayınlanmasına ve ülke dışına çıkarılmasına izin verilmemiş.

Anlatılan bir köpeğin kalbinden çok doğadaki en tehlikeli varlık olan insanın kalbinin olması ise işin en ironik yanı sanırım.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz