İsmail Kılınç | Dergicilik Üzerine: Eleştirmek mi Yok Saymak mı?

İsmail Kılınç | Dergicilik Üzerine: Eleştirmek mi Yok Saymak mı?

İsmail Kılınç “Dergicilik Üzerine: Eleştirmek mi Yok Saymak mı?” adlı denemesiyle Edebiyat Daima’da.

İsmail Kılınç | Dergicilik Üzerine: Eleştirmek mi Yok Saymak mı?

Zannediyorum 2018 yazıydı. Yüksek lisans araştırmam için Ankara’da bulunan Milli Kütüphane’yi haftalarca mesken tutmuştum. Bir dönemin kayıp şair ve yazarı M. Sunullah Arısoy’a dair bir biyografi hazırlığındaydım. Hâl böyle olunca 1960-1990 arasında çıkan birçok dergiyi taramak durumunda kaldım. İlmî araştırma güdüsünün ötesinde farklı dönemlerin fotoğraflarını çekme imkânı da buluyordum. Dergilerde Arısoy’un dışında Peyami Safa, Cemal Süreya, Bülent Ecevit, Nurullah Ataç ve daha nice önemli ismin yazılarına da göz gezdirdim. Varlık başta olmak üzere Çağdaş Türk Dili, Dikmen, Kaynak, Türk Dili, Akis, Yazko Edebiyat, Yeni Düşün ve daha sayamadığım nice derginin içinde bulmuştum kendimi. Araştırdığım isim, sosyal demokrat biri olduğundan dergilerin çoğunun sol eğilimli olması doğaldı. Bu anlamda fikrî yapı olarak yakın olmadığım bir edebî cenahı araştırmak daha da mutlu etmişti beni. Çünkü insan araştırmadığı şeyin cahilidir. Var olan bir fikri veya sanatı hepten yok saymamak lazım. Bununla beraber ben dergileri hep edebiyatın dinamik tarafı olarak gördüm; göreceğim. Küflenmiş kâğıt kokuları arasında bir dönemin edebiyat mevzusuna yelken açmak, tartışma ve atışmaları ilk kaynaktan okumak ve en önemlisi sanat metinlerinin tazeliğini dergilerden hissetmek az kişinin erişeceği bir hazza işaret ediyor. Bunu en iyi sanatı “keşfetmek” olarak görenler anlayabilir.

Bugün Türkiye’de hangi yaşta veya görüşte olursanız olun size hitap eden bir edebiyat dergisi bulabilirsiniz. Daha güzeli, teknolojinin imkânları artık sanal dergi ve platformları da mümkün kıldı.  Yani istemeniz durumunda edebiyat dergileri bir “tık”la cebinizde veya bilgisayarınızda. Belki bir grup, bu durumu edebiyatın ucuzlaşması gibi görebilir. Ancak edebi metinlerin daha fazla kişiye ulaşması ve hitap etmesi, en çok arzuladığımız şey değil miydi? Burada da ister istemez “nitelik” sözcüğüne odaklanıyoruz. Şüphe götürmez bir gerçek var. Her yazılan yazı değerli değildir. Özellikle pandemi döneminde işimizden çok içimize yönelmemizle yazı dünyası bereketlendi. Âmiyane tabirle “Yazılar havada uçuştu.” Öyle ki “Yazan okuyandan çok!” gibi espriler türedi. “Kim okuyor bunları!” diyenler oldu. Özellikle akademik camiada bu nitelik konusunda yeri geldiğinde ağır eleştiriler yapıldı. Bunu da normal karşılamak gerekiyor. Üst düzey metinlerle öğretim yapan akademisyenlerin herhangi bir edebiyat platformunda, bir yazar adayının yayınlanan ilk yazısını niteliksiz görmesi gayet doğal; ancak bu, bugünün değil, her dönemin sancısıdır.

Önce dergilerden başlamak istiyorum. Türk Edebiyatı, Söğüt, Ihlamur, Varlık, Türk Dili, Dergâh, Edebice, Telmih, Genç Kalemler gibi matbu dergileri; Hece Taşları, Açık Kara, Çolpan gibi sanal dergileri farklı zamanlarda takip etme fırsatım oldu. Hepsi sayesinde nice değerle tanıştım. Evet, biri Şam’dan biri Halep’ten bahsediyor olabilir. Zaten bu da edebî ve/veya fikrî çeşitliliğe tekabül ediyor. Bin bir çeşit ürünle bezenmiş bir bahçe var diyelim. Bu bahçeden istediğiniz gıdayı aldığınızı, istemediğinizden uzak durduğunuzu; ama o bahçenin varlığına şükrettiğinizi düşünün. Hadi düşünmediniz diyelim. Sadece belli ürünleri alın. Benim edebî veya fikrî yapım oturdu; onu besleyeceğim deyin. Ama bir eyleme sahip olun! Neden bu konuya girdiğimi belirteyim. Birçok akademisyenden duydum. Yaşayan dergiler ve yazarları yok sayılıyor. Bir insan, yok saydığı şeyi besler mi? Besleyemiyor zaten. Edebiyatın güneşinin dergilerden doğduğunu bilen nice akademisyen çok şükür ki dergilerde yazıyor, üretiyor, öğretiyor. Ancak bugünün edebiyat fakültelerinde odaları mesken tutup “yaşayan edebiyat”a göz kapayan akademisyenlere akademisyen mi diyeceğiz “maaşlı edebiyat memuru” mu? Ben ikincisini söylemekten yanayım. Toplumun kültürel lideri olarak öğretmen camiasının dergi okurluğu hakkında söyleyecek güzel sözlerim yok. Ancak akademisyenlerin boş vermişliği ya da yok saymışlığı kalemi kutsal gören birisi olarak zoruma gidiyor. Bakınız, kelimeleri dikkatli seçiyorum. Eleştirmek ayrı bir şey, yok saymak ayrı bir şey. O dergileri bin bir emekle çıkaran kültür elçileri zamanın edebî serüveninin inşa ederken ilim erbabının destek yerine köstek olması, en hafif tabirle “kolaya kaçmak”tır.

Şahit olduğum kadarıyla dergiciliğin bir kötü tarafı da gönderilen ve yayınlanmayan yazıların yazarlarıyla ilgili… Onlar da dergi kötülemeyi kendilerine meslek ediniyorlar. “Yazım yayınlanmadı çünkü…”nün altına, ipe sapa gelmez bir sürü cümle diziyorlar. Yok fikrî yapım farklı, yok kadrolaştılar vs. İyi metin her halükarda derginin işine gelir. Altını dolduramadığınız, cümleler aşırdığınız, Türkçeyi katlettiğiniz metinleriniz dergi için eleştiri malzemesidir. En başta şunu belirtmek gerekiyor: Okuma alışkanlığı olmayan, bu alışkanlığı disiplinli bir şekilde sürdürmeyen kişiden yazar o-la-maz! Dolmayan hiçbir kap boşalmaz. Evet, yayınlanan her yazı mükemmel değildir. Ancak mutlaka özgün bir tarafı vardır. Ancak yayınlanmayan yazılar size şunu söyler: Olmadın, biraz daha çalış!

Sanal platformlara gelelim. Benim de naçizane katkı sunmaya çalıştığım birçok editörden oluşan Edebiyat Daima bunlardan biri… Zannederim en çok metin, bu platformlarda dönüyor. Okuru da oldukça bereketli… Ulaşmak kolay olduğundan insanlar birçok yeni yazar ve metinle tanışıyor. Bu işi gerçekten bilinçli yapan siteler, o işe gönül vermiş ve az çok isim yapmış editörlerle çalışıp niteliği artırmaya çalışıyor. Dergiler, hele de isim yapmış dergiler daha geleneksel bir kitleye hitap ederken internet siteleri yeni neslin daha fazla ilgisini çekiyor. Yeni isimler de daha çok bu siteler aracılığıyla tanınır hale geliyor. Dergicilik mi yoksa internet sitesi mi sorusunun aslında bir cevabı yok. Nice nitelikli eserleri her ikisinde de okuyabiliyorsunuz. Ancak, dergiciliğin zorlukları daha fazla… Arkanızda bir vakıf ya da devlet desteği yoksa işiniz git gide zorlaşıyor. Abone bulamazsanız son sayıyı baskıya hazırlamanız çok sürmüyor. Edebiyat siteleri bu bakımdan geleceğin “kalıcı” dergileri olmaya aday durumundalar. Ancak bu noktada da “nitelik” çok önemli… Hep aynı şeyleri sayıklayan ve basit metinleri site zengin görünsün diye yayınlayan hiçbir oluşum ayakta kalamayacaktır. Yok mu? Var. Hem de bir sürü var bu tarz sitelerden. Adı bende kalsın. Bugün için edebiyat siteleri, edebiyata hizmet ediyor mu? Bu soruya benim cevabım evet olur. Ne olursa olsun edebiyat siteleri bir basamaktır. Hatta yeri geldiğinde değme dergileri aşan metinlere gebedir. Yarının sanal dünyası için varlığı umut vericidir.

Bugünün sanatına ve fikrine matbu veya sanal, dergiler yön veriyor. Bugünün sanatı “okunarak” kavranabilir. Hiç okumadan ahkâm kesmek, kolaycılıktır. Evet, modern şiir bugün, pusulasız bir gemiye döndü. Evet, halk şiirinin sesi kısık çıkıyor. Evet, öykü-hikâye çatışması hâlâ var. Evet, roman “post”unu “modern”leştime çabasında, evet düşünce yazılarında “sığ”lık ön planda ama bu bir “yolculuk”tur. Her yolculuğun bir “varış”ı vardır. Ve bu işe tüm gönül verenler, yok sayılmayı değil, en azından eleştirilmeyi hak ediyorlar. Yazıyı sonlandırırken örnek olsun ve tezim şekle bürünsün diye sanat metni bağlamında birkaç isim zikretmek isterim. Serap Kadıoğlu, Bleda Yaman, M. Tuğrul Çolak, Özkan Kaya, Talat Özer gibi isimlerin şiirlerini; Senem Gezeroğlu, Bahtiyar Aslan, Numan Altuğ Öksüz, Muhammet Erdevir gibi isimlerin öykülerini; Metin Savaş, Kürşat Yozcu gibi isimlerin romanlarını edebiyat dergileri sayesinde tanıdım. Recep Seyhan, Necip Tosun gibi nice kuramcının eserleriyle tanıştım. Kalıcı olacaklarını bugün söyleyemem; ancak kalıcı olurlarsa en büyük pay dergilerindir. Baştan beri anlatmak istediğimi lisan-ı münasiple şöyle özetleyeyim: Sanal veya matbu, derginin düşmanı, edebiyatın düşmanıdır.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz