Güven Adıgüzel | Güzel Atlar Ülkesinde

Güven Adıgüzel | Güzel Atlar Ülkesinde

Güven Adıgüzel “Güzel Atlar Ülkesinde” adlı denemeyle Edebiyat Daima’da.

Güven Adıgüzel | Güzel Atlar Ülkesinde

Turgut Uyar’dan Nuri Bilge Ceylan’a, Kış Uykusu’ndan Hiçsizliğe doğru. Tarih ve tabiatın güzellik nöbetinde yüzyıllardır omuz omuza verdiği, iyi huylu atların içtikleri şifalı suların kaynağında bereketlendiği, Büyük İskender’in bile kılıcını geçiremediği, İpek Yolu’nun en önemli kavşaklarından biri; Kapadokya. Masallar diyarı belki de. Kızıl lavların en büyüleyici ve en ürpertici şekilde tarihin tam kalbine doğru aktığı dokuz bin yıllık görkemli bir hikâyenin adı. Tanrıların Meskeni namıyla bilinen iki kadim ateş platosu Hasandağı ile Erciyes’in, alacakaranlığın tüm sessizliğini yırtan görkemli patlamalarıyla eşlik ettiği, taşlara kazınmış kızıl bir kaderin resmedildiği, Anadolu’nun ortasında büyüleyici bir alevler evi; Kapadokya. Usta bir heykeltıraşın elinde rüzgâr, fırtına ve yağmurlarla süslenerek bugünlere kadar gelmiş masallara yakışacak güzellikte bir periler diyarı.

Kapadokya’yı, uzun tarihi yolculuğu boyunca kapısında sıralanmış medeniyetlerin taşıdığı bir miras olarak Anadolu’nun beline takılmış paha biçilmez bir kemer olarak adlandırabiliriz, üzerinde Asurluların, Hititlerin, Friglerin, Medlerin, Perslerin, Büyük İskender’in, Roma’nın ve Selçukluların armaları bulunan eşsiz kıymetteki bu tarihi kemer, bu topraklar var oldukça ışıldamaya devam edecektir. Kapadokya; Nevşehir merkezli olmak üzere, Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerini de kapsayan geniş bölgenin tamamı için yapılan müşterek bir adlandırmadır. Bugün daha dar ve doğal güzellik açısından daha turistik bir alanı kapsayan kayalık Kapadokya bölgesi ise; Uçhisar, Göreme, Avanos, Ürgüp, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresini kapsar. Bu coğrafyanın doğal karakteristiğinin; Hasandağı ile Erciyes’in püskürttüğü lavların tabiat koşullarıyla oluşan etkileşimleri sonrasında, devam eden bu doğal aşınmaya bağlı olarak, yıllar içinde ağır ağır demlenerek oluştuğunu söyleyebiliriz.

Masallar şehri Kapadokya, tarih boyunca Perslerin bu bölgeye verdiği ‘‘Karpatuka’’ isminin anlamı olan Güzel Atlar Ülkesi olarak nam salmış ve Anadolu’da filiz veren medeniyetlerin en ihtişamlılarından biri olarak doğal güzelliğini bugünlere taşımıştır. Peri Bacaları, büyüleyici atmosferiyle kültürel bir şahikayı andıran Kapadokya’nın ruhuyla özdeşleşmiş mimari bir adlandırmadır. Bütün Kapadokya bölgesinin tamamında görülen bu doğal anıt şaheserler, ağırlıklı olarak Ürgüp- Avanos-Uçhisar arasında bulunan vadilerde en güzel/en doğal halleriyle kültürel mirasın birer nişanesi gibi duruyorlar. Kapadokya bölgesinde hüküm sürmüş birçok uygarlığa kelimenin tam anlamıyla ev sahipliği yapan, şapkalı, konili, mantar biçimli ve sütunlu çeşitleriyle oldukça ilgi çeken peri bacaları, işlenmeye ve üzerinde değişiklikler yapmaya oldukça müsait kayaç yapıları nedeniyle, tarih boyunca birçok defa; iç kısımları oyularak, mabet, ev, kilise ve şifahane olarak kullanılmak üzere her seferinde yeniden imar edilmişlerdir. Bu özellikleriyle donmuş değil yaşayan kültürel anıtlardır.

İlk insan yerleşimlerinin Paleolitik çağa kadar uzandığı Kapadokya’da; milattan önceki dönemde ilk önce Hititler, ardından Zerdüşt oldukları için ateş püskürten volkanları kutsal sayarak bu coğrafyaya büyük bir saygı duyan Persler hâkimiyet sağlamıştır. Makedonya Kralı Büyük İskender’in Persleri ağır bir yenilgiye uğratmasına rağmen Kapadokya’da karşılaştığı büyük direniş, M.Ö 332’de, bir Pers soylusu olan Kral Ariarates tarafından yoğun bir halk desteğiyle başkenti Mazaka (Kayseri) olan Bağımsız Kapadokya Krallığı’nın kurulmasına yol açmış olsa da, Büyük İskender’in ölümü sonrası, hem Makedonyalıların, hem de Pontus Devleti’yle birlikte Galatların saldırıları genç Kapadokya Krallığına yaşama şansı tanımamıştır. Bölgede gittikçe artan Roma etkisi Kapadokya krallarının Roma generalleri karşısında etkisiz kalmasını sağlamış ve devam eden yıllarda Kapadokya tarihi rolüne bir Roma Eyaleti olarak devam etmiştir.

Kapadokya bölgesi, antik dönem yazarlarından Xenephon’un; “Köylerde evler yeraltına inşa edilmişti. Evlerin girişleri kuyu ağzı gibi dardı. Ancak odalar gayet genişti’’ şeklindeki tasviriyle bildirdiği üzere yeraltına kurulmuş oldukça gizemli bir medeniyete sahipti. Erich Von Daniken, ‘’Yüce Tanrının İzinde’’ kitabında, Kapadokya’nın Anadolu Hıristiyanlığına sığınak olan, 60 metre derinliğe kadar uzanan yeraltı şehirlerinin sırları için şu ilginç ifadeleri kullanır; “Kapadokya´nın asıl heyecan uyandıran yanı yerin altında saklıdır. Toprağın altında kurulmuş çok büyük kentler vardır, binlerce ve binlerce insanın barındırmış dev boyutlu kentlerdir bunlar. En ünlüsü de bugün Derinkuyu kentinde olanıdır… Burada 52 havalandırma bacası, ayrıca 15.000 kadar da daha küçük çapta kuyu vardır, en büyüğü 85 m. derinliğe inmektedir… bu arazide keşfedilen yeraltı kentlerinin sayısı 36 kadar… Kaymaklı ile Derinkuyu yeraltı kentleri arasındaki bağlantıyı sağlayan galeri 10 km. uzunluğundadır… Peki, ama kim kurmuş bu kentleri? Ne zaman kazmış yerin altını? Burası 2. ve 3. Yüzyıllar´da ilk Hıristiyanların saklandıkları yerlerdir. Ne var ki, buranın asıl sahipleri Hıristiyanlar değildi, onlar burayı hazır buldular… Kimi yerde kentler 13 kattır, alta katlarda Hitit çağından kalma birtakım öteberi bulunmuştur. Bir düşman ordusunun geldiğini varsayalım ama bu ordu eğer yerde olsaydı yani karadan gelseydi, yeraltı kentlerinde yaşayanların izlerini, bacalardan gelen yemek kokularını fark edebilirlerdi. Bu nedenle diyorum ki, yeraltına gizlenen bu insanlar yalnızca dünyalı düşmanlardan değil, uçan düşmanlardan da korkuyorlardı. Bu bir teori ama savunabilirim. Habeşlerin kutsal kitabı Kebra Negest´de, Tevrat ve Kuran´daki Hz. Süleyman bölümlerinde ve Hint Destanları´nda sayısız örnek vardır…”

Ama Biliyorum Kırşehir’de Mezarsın, Bir Kilisesin Kapodokya’da

Dönemin dini/politik merkezi sayılan, Kızılırmak’ın ikiye kestiği güzel Avanos,  dinlerini korumak isteyen Hıristiyanlara saklı bir sığınak olan yeraltı şehirleriyle ihtişamlı Derinkuyu,  güvercinlik vadisinden akan görkemli manzarası, kalesi ve Aşk Vadisi’yle eski Uçhisar, açık hava müzeleriyle Zelve, Kızıl vadiden batan güneşin içinden sarkan seyirlik terasıyla Göreme, 120 metrelik derinlikte kalbinize doğru akan Melendiz nehrine sırrınızı fısıldayabileceğiniz mucize Ihlara ve Peri Bacalarının mahcup bakışlı yorgun annesi Ürgüp.  Bütün bu doğal ve tarihi güzellikler eşsiz Kapadokya masalına dâhil olmak için birkaç sebep yalnızca.

Anadolu’da dinlerini yaymaya başlayan ilk Hıristiyanların M.S 3. yüzyılda Kapadokya’ya gelmeleriyle, bölge bir manastırlar ve mabetler şehrine dönüşmüştür. Dinlerine uygulanan baskıların gittikçe artmasıyla zor durumda kalan Hıristiyanlar, Romalı askerlerden korunmak amacıyla derin vadilere yaptıkları evler ve kayalara oydukları sığınaklarla Kapadokya’yı bir eğitim, düşünce ve ibadet merkezi haline getirmişler. Bu dönemde bölge, adeta bir azizler ve havariler yurdu gibidir. Kapadokya bölgesinin kültürel referansının dayandığı ‘’hak dinlerin ve hakikat yolcularının sığınağı olma’’ olgusu Kapadokya’yı kendi tarihselliği içerisinde çok özel bir yere konumlandıracaktır. Romalı putperestlerin zulmüne karşı ilk Hıristiyanları koruyarak onları bağrında saklayan Kapadokya, bazen de bir Turgut Uyar dizesinde bulur kendisini; ‘’Ama biliyorum Kırşehir`de mezarsın / Bir kilisesin Kapadokya`da’’

Büyük İskender’den, Selçuklu kervansaraylarına kadar uzanan tarihi dokunun zenginliğine tanık olup, tabiatın olanca cömertliğiyle mest olmak için, günbatımının, her mevsim başka bir elbisesiyle arz-ı endam eden muhteşem peri bacalarının, Kızılırmak’ın ferahlatıcı serinliğinin, mağara içlerine işlenmiş fresklerin, gökyüzünde dev uçurtmalar gibi salınan rengârenk balonların, kış uykusunun, görkemli vadilerin, kızıl akşamüstlerinin ve yeraltına oyulmuş gizemli şehirlerin ruhuna ortak olmak için, kendi masalında kendini yaşayan ve ihtiyar-yorgun bir bilge gibi yalnızca varlığıyla bile hiç durmadan geçmişi anlatan bu diyara uzun uzun bakarak, ‘’turistik’’ olan’ın cazibesinden, yolcu olma’nın derinliğine doğru bir yürüyüşe çıkmanın tam sırası belki de.

*Balonlu instagram fotoğrafları arasında, uzun bir Kapadokya seyahatinden ‘’kendime’’ notlar.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz