Beyza Ege | Zamanla/ma

Beyza Ege | Zamanla/ma

Beyza Ege “Zamanla/ma” adlı yazısıyla Edebiyat Daima’da.

Beyza Ege | Zamanla/ma

Hayatın anlamı nerede gizli dostlar ya da şöyle sorayım sorumu: yaşam şifresi nedir, nerede ne zaman bulunur? Mesela saat kaçta gitmeliyiz zaman efendinin ziyaretine var mı bileniniz? Peki, bulunca ne yapmalı? Bir anahtar gibi açacak mı tüm ardında kaybolduğumuz kapıları? Sorular var, cevaplar gizli. Kaybolduğumuz kapıların ardında mı yoksa bilmiyorum. Sahi ne kadar çok bilmiyorum değil mi? “Herkesin her şeyi bildiği bir dünyada “bilmiyorum” demek hoşuma gidiyor.” diyor ya şair, öyle işte. Bilmiyorum ve bilmememin verdiği boşluğu doldurmaya çalışırken arayarak kayboluyorum. Çıkışı olmayan bir labirentin içinde duvarlara çarpa çarpa koşuyorum bilginin peşinden, farenin peynire koşması gibi. Kayboluyorum zaman zaman çetrefilli yollar aşmaya çabalarken. Hepimiz kayboluyoruz zaman zaman. Aslında zaman dediğimiz mefhum da kaybolup durmakla meşhurdur fark ettiniz mi? Bulup bulup yitirdiklerimiz listesine ilk sıradan yerleşmeyi hak eden bir mefhum. Varlığı, varoluşun anlamını zaman fenomeni ile araştırmak… Evet, hepimizin yaptığı bir garip eylem. “Boş zamanlarında neler yapıyorsun?” gibi sorular yöneltiriz mesela çevremizdekilere. Peki, zamanın bize ait boş bir kutu olduğunu da kim ortaya attı? Ait olan o mu biz mi? Onu kaybediyoruz, öldürüyoruz, dolduruyoruz; uzun ve kısa olarak nitelendiriyoruz. Umutlarımızı, korkularımızı, izlerimizi, sırlarımızı, sözlerimizi kocaman kucaklayıp, göğsüne bastıran bir üvey anne bu zaman. Ama hiç evde kalmıyor bu üvey anne. Bazen geçmişte kalıyor adını hatıraya çıkarıyor bazen de gelecekte kalarak hasret oluyor. Bizlere “an”ı yaşatmak yerine hatra geldikçe geceleri uzatan, gündüzleri kısaltan zemheri misali iliklerimize kadar üşüten “anı”lar bırakıyor. Tam dem bu demdir diyecekken yaramaz bir çocuk gibi ortadan kayboluyor, koşarak uzaklaşıyor. Askıda kalıyoruz dostlar, kendimiz tarafından ortada bırakılıyoruz.

Ben Tanpınar değilim “Ne içindeyim zamanın ne de büsbütün dışında…” diyemem. Zaman’ı anlatma konusunda o kadar usta da değilim hem kim oluyorum da yazmaya kalkıyorum onu o her lahza beni yazarken? Dünya denen yuvarlağın kocaman bir tımarhane olduğunu düşündüğümü bilerek ne yazıyor bu deli diyebilirsiniz bana. Belki sadece ıhlamurların çiçek açmasını beklediğim için bile deli diyebilirsiniz, mutlu olurum. Bir kavuşmanın kırk yıllık hasreti alnından vurduğu söylenir özümüzden gidenlerin “özlem” olarak karşımıza dikildiği bu diyarda hasreti vurmanın bir anlamı var mıdır, hüzünle hemhal olunmuşsa? Bunun da cevabı yok bende. Ama yine de hazırlıklı olmalıyız güneşin kamaştırmasına gözlerimizi. Her zaman yağmur yağmaz sonuçta. Gülü dalından kopartıp suyun içine koyduğumuzda solmayacak diye bekleyecek kadar umut doluyuz hepimiz. Doğan güneşe mahcup olmadığımız, çölde rüzgârların esmesine izin verdiğimiz ve bakarken semaya gökkuşağını göreceğimiz günler gelecek. Belki o zamana kadar yitik kalacak gönül kalesini kuşatan çiçekler. Susmak yine yalnızlığın kesin hatlarıyla çizilen ana dili olacak benim ülkemde. Beklemek gülün açıp bülbülün bir gün öteceğini düşünmek kadar güzel kalacak ve döküldükçe üstümüze; gözlerimize yapışan kum taneciklerinin adı “saat” olacak yine:kum saati. Göğüs kafesimiz genişleyecek umut ettikçe güzel yarınlara. Sahi“göğüs kafesi”  diye bir tabir ilk kimin aklına geldi acaba? Kalbimiz uçmak isteyen ama kafese hapsedilmiş bir kuş mu yoksa? Bu yüzden mi gökyüzüne baktığımızda özgür hissederiz kendimizi? Yollarımız sevdiklerimize çıkarsa kaybolmaz mıyız hüznün çıkmaz sokaklarında? Zaman kelep kelep erirken unutur muyuz ruhumuzdaki izleri? Cevaplarını bilmediğim sorular soruyorum kusuruma bakmayın. Sadece içinde bulunup hükmedemediğimiz bu kirli zamanda bir beyaz güvercin olup uçmak isteyen umutlarımızı ortaya çıkarmak niyetim. Ruhumuzun rotasını ölümsüz ideallere çevirdikçe geçen zamandan başka ölümün olmadığını anlayacağız. Zaman da varsın ölsün hem ararken ve bulmaya çabalarken bilinmeyenleri, kutlu bir amaç uğruna koşarken bilginin peşinden kısalığından şikâyet etmiyor muyuz zaman efendinin? Varsın ölsün biz içimizde yeni ülküler keşfederken.

Uzatma Dünya sürgünümü benim diyerek yalvarırken Tanrı’ya, zaman efendinin kalemiyle yazılacak yıllar. Bilge şanının ancak Tanrı’ya ait olduğunu bilerek bilginin peşinden koşacağız. Özündeki sevme gücünün sınırsızlığı hisseden herkes bildiği kadar sever. Bir maraton koşucusuyuz biz. Koştuğumuz yol uzun, yol gurbet, yol özlem… Bu yolda bazen ümitler yılların seline düşecek, yıkılacak gönül tahtımız en sevdiklerimizin bir kelimesiyle bazen. Çölde yüzmek zorunda bırakılan balık olacağız kimi zaman, filmin en güzel yerinde reklam girecek, gerçekleşen hayallerimiz en büyük hayal kırıklıklarımız olacak kimi zaman. Zaman efendi bazen yokluğun takvimini bile tutturacak bizlere. Her şeye rağmen şundan eminim ki hiçbir karamsarlık aydınlatmaz karanlığı. Ümitvar olmalıyız. Kendi evlerimizin içinde yalnızlıkla hemhal olurken temizledikçe parlayacak gönül aynamız. Hz. İbrahim misali sönmeyenin ve batmayanın peşinden gitmek olacak amaç. Ve bir gün yorulacağız bu yolculuktan. Ruhumuza kazıdıklarımızla beraber nereye gidersek gidelim bir türlü varamadığımız bu aynalar pazarından göç edeceğiz günün birinde. İşte o göç zamanı gelene kadar “Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş” nezdinde hareket etmek olacak çabamız.

Sözün özü; herkese, bu kubbede bırakılacak hoş sadalar ve belleklerde taşınacak gururlu, onurlu hikâyeler biriktirilebilecek bir hayat diliyorum. Bu silinmez yaşamak suçu kalmışken üzerimizde yaşamın ipine umutla sarılabileceğimiz yarınlarımız olsun.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz