Seher Açıkgöz | Çivi

Seher Açıkgöz | Çivi

Seher Açıkgöz “Çivi” adlı öyküsüyle Edebiyat Daima’da

Seher Açıkgöz | Çivi

Dümdüz bej renginde duvar yaklaşık iki buçuk metre uzunluğunda olmalıydı. Önceden mutlu anlar yaşanmıştı ki duvar çivi boşluklarıyla doluydu. Çok yükseğe çakılmamışlar, duvarın ortalarında yoğun bir şekilde sıralanıyorlardı. Aralarında ki boşluklar bazı anıları çokta büyütmemek, algıların dışında tutmak için özellikle bırakılmış gibi varlığı ile yokluğu belli belirsizdi. Bazı çerçeve izleri ise uzun zamandır duvarda misafir olduğunu gösterircesine uzaktan fark ediliyordu. Duvarda böylesi iz bırakan anılar sahiplerinde nasıl izler bırakmıştı acaba. Yoksa neden anılarını, içinden çıkarıp duvarın zihnine çaka çaka assındı.  Boşlukları doldurup boya yapılmalıydı, eski sahibinin hatıraları da olursa karabasanlar bırakmazdı peşini.                                          

Tepeden yavaşça izlerin üzerine kadar süzülen örümceğin ailesini bırakıp pervasızca nereye gittiği önemliydi o an. Tüylü ayaklarını ustalıkla sallaya sallaya inişi, kaçamak yaptığını düşündürdü. Çerçeve izlerinin olduğu yerde duraklayarak yâd etti sanki onu kovmayan sahibi. Bir kırptı, iki kırptı gözlerini… Kaç dakikadır bir örümceğin ailesi için endişelenip, evde bekleyen karısının eli belinde tempolu ayak vuruşunu düşünüyordu.

Ya duvarda ki çivi izleri… Neler uydurmuştu dakikalar içerisinde.

Buzdolabının dırıl durul çalışma sesini fark etti. Ardından komşuların tartışma seslerini, koca karısını kadın da çocukları azarlıyordu. Dışardan gelen farklı araba kornaları kulağını tırmalarken kavga çıkacak gibi bağırtılar küfürlerle yükseliyordu. Neden duyduğu sesler arasında mutluluk kahkahaları yoktu. İnsanlar üzüntülerini sessiz, mutluluklarını göstererek yaşamaz mıydı? Çağın gerisinden gelen edayla titreşti beyin hücreleri ve alaycı bir tebessüm etti. Çünkü yirmi birinci yüzyılda ruhlar yaşamıyordu. Sesler arttıkça dizlerini karnında toplayarak kucakladı. Kafasını yavaşça dizlerine koyarken seslerden kaçmak istiyordu.

 Zaten yapılacak her şeyi çoktan yapmıştı; kitap okumuş, film izlemiş, çalışmış, yemiş, içmiş ve koltuğa oturmuş uzunca duvarı seyretmişti. Sesler farklılaşarak artmaya, çivilerin duvarda bıraktığı izler kendi içini acıtmaya o zaman başlamıştı. Kendini başkasının yerine koymak değildi, ruhu merakla keşfe çıkıyordu farklı bedenlere.

‘’duvardaki delikler’’ dedi, acaba yüreklerde sonradan yara yapacak anılar mıydı? Diğer yarısı ile hiç görmediği, tanımadığı nesnelerin dedikodusunu yapmak istiyordu. ‘’Bana neyse’’ veya ‘’bize neyse’’. Ağırlaşan gözleriyle orada öylece sesleri dinleyerek bekliyordu yine. Hiçbir zaman neyi beklediğini bilmeden beklerdi zaten. Bekledi… Hissiz, halsiz, ruhsuz, huysuz… Hareket ederse dağılır toparlanamaz gibiydi.

Düşündükçe izler kanamaya, açılmaya başlamıştı. Açılan boşluktan geçti ve bir çift kahverengi göz ile karşılaştı. Bu gözlerin sahibini hatırlayamamış, gözlerinin anlatmasını istemişti. Baktıkça öyle büyük ve kalın bir çivi çakılmaya başlamıştı ki kalbine, yine de ayıramıyordu gözlerini. Her uzun saniye bir tak sesine denk gelirken mutlu gibiydi. Gözlerinin sağ tarafından damlalar toplanıp düşmeye başladı göğsü sıkışırken. Nefes almaya çalışırken kapadı gözlerini lakin o zaman alamadı ilk defa onsuz nefesini. Acı azalmıştı, gözden ırak olanın gönülden ırak oluşu muydu bu? Korkarak araladı gözlerini ama çoktan sapasağlam çakılmıştı çivi en derine kadar. Gözleri ile çivi arasında sıcacık bir el misali okşamaya başladı gülen kahverengi gözler. Verilen acının vicdan hafifleten merhameti miydi? 

O sıcacık gülümseme çiviye ağır gelmiş şimdiden sökülür gibi oluyordu. Sevgi de ağır geliyordu işte diğer her şeyle beraber. Sökülürken neredeydi merhametle gülen gözler de, bakışları soğumaya başlamıştı aniden bastıran kış misali. Çivi artık kaldıramıyordu taşıdığı bakışları. Çakıldığı yeri yırtarak düştü derinlere. Söküp götürebildiklerini beraberinde götürdü, kahverengi gözleri de. Güneş ısıtmazsa güneş olur muydu zaten.

Birkaç fısıltı yankılanmaya başladı çivinin düştüğü boşluktan. Bul beni, diyordu. Bıraktığım boşlukla baş edemezsin, bul beni. Hipnoz olmuşça fısıltılardan, korkarak aramaya başladı kaybolan çiviyi. Buldu ve tanıdı eski acısının cisim halini. Bıraktığı boşluğa yerleştirerek vurmaya başladı. Vurdukça kalbi ağlıyordu gözleri yerine. Yine de vurdukça vurdu, ağlaması bittiğinde derinde olan çivi kalbi hissizleştirmişti, acı duymuyor, tam ortasında büyükçe yer kaplayan varlığı bile hissetmiyordu. Elini açtığında bir sürü çivi vardı, nereyi bulursa çaktı. Sürekli çaktı durdu lakin her biri düşüyor, derine gömülmüyordu. Acı çekerken acı veremiyor muydu yoksa.

Gözlerini yavaşça açtı. Sanırım sırtı tutulmuştu. Yavaşça kaldırdığı başını duvara doğru çevirdi. Göz bebekleri duvarın dibinde duran çivileri gördüğünde büyümüştü. Geçen zamanı bilmese de öncesinde orada yoklardı ve örümcekte değillerdi. O sırada kulağına diğer seslerden farklı bir ses geldi. Art arda yavaşça gelen ses, yürüyen insandan başka bir şey olamazdı. Derken kapıya iki kez güçlü ve aralıklı vurulmuştu. Gördüğü kâbusu ve çivileri sonra düşünmek için kafasını sallayarak kalktı, sonuçta gerilim filminde değildi. Tutulma acısını hissederek kapıya doğru yürüdü sakince. ‘’Kim o?’’ dedikten sonra cevabı beklerken kapı deliğinden gelene bakmaya uzatmıştı kafasını. Gözünü kapı deliğine yerleştirdiğinde göz göze geldi kahverengi bir gözle.

Cevap alması geciktikçe çokta olmayan kanın akışı hızlanıyor ve nefes alamaz hale geliyordu. Neden abartıyordu, dünyanın yarından fazlası kahverengi gözlere sahip değil miydi? Kapı kilidinden sesler gelmeye başlayınca bir adım geriledi refleks olarak. “Kaç… Kaç… Dönüyor anahtar kaçmalısın…” derken içgüdüleri olduğu yerden başka yere kaçamayacağının farkında olarak duruyordu. Bu kimdi ki evin anahtarı vardı? Eski sahip. Kapı yavaşça aralanırken önce başını uzattı gözün sahibi. Korku terk ettiğinde nefesini, keskin bir acı dolaşmaya başlamıştı içinde. Çünkü tanıyordu… Sessizce bakarak birbirlerine hatırlıyorlardı, eski tanışıklıkları ve duvardaki izlerin verdiği acıları.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz