Fahri Ayhan | Ses

Fahri Ayhan | Ses

Fahri Ayhan “Ses” adlı öyküsüyle Edebiyat Daima’da

Fahri Ayhan | Ses

Fincanın dibindeki kahvenin telvesini fark ettiğinde gece demini almıştı. O anda fal bakan kadınlar aklına gelse de üzerinde durmadı. Etrafına baktı: Ucu kaybolmuş kalemler, etrafa dağılmış kâğıtlar, defterler…  Gece, yılkı atlar gibi başını almış gitmiş olsa da gözleri fal taşı gibi açıktı hala. Kasılan vücudunu biraz olsun dinlendirmek istedi bir süre. Hafifçe gerindi. Uzun zamandır düşündüğü öyküsüne bir türlü başlayamıyordu. Zihnini toplayıp son bir hamleyle kaleme davrandı yine. Bir satır kadar yazdıktan sonra durdu. Olmuyor olmuyordu. Kitaplığında okunmadık eser sayısı epeyce azalmıştı. Fakat son zamanlarda zihni dağınıklığını bir türlü yenemiyordu. Son bir haftadır -bilinçli bir şekilde toplamayıp- etrafa savurduğu kâğıtlara göz gezdirdi tekrar. Bazılarında bir cümle, bazılarında ise tek bir kelime yazılıydı. En uzunu bir paragrafı geçmiyordu. Elindeki son kâğıdı da hırsla buruşturup balkon kapısının önüne attı. Zihnini meşgul eden soru şuydu:

Gönül heybesine yeni öyküler düşecek miydi?

 İşin gücün hep bu zaten! Dönüp dönüp içine yönelirsin. Sen içine yöneldikçe dışın refah mı bulacak sanıyorsun? Beni rahatsız etmekten başka neyi bilirsin ki? Ha tamam! Mevlana’nın sözüne sığınacaksın yine: Bir ben var benden içeruuuu… Haydi, haydi durma hep içeri o zaman. Millet köşeyi döndü, paraya para demiyor. Bizimki Afrika kıtasında kuyudan su çekercesine sürekli içine(içime) ipini sarkıtıp duruyor. Neyi arıyorsa? İçsel bir yolculukmuş, peh! Sen sus, konuşma sırası bende! Son bir aydır öykü bile yazamıyorsun. Haline bak, eşin bile yüzüne bakmıyor.

Neymiş efendim?

Kitabî yaşamakmış; yok kitaplardan bir dünya kurmakmış…

Yerim senin çokbilmiş havalarını!

Öykülerle dolu defterleri masada öylece duruyordu. Yıllar önce yazdığı eserleri okuyuculardan övgüler alsa da oralı olmuyordu. Üç öykü dosyasını basan yayınevinden cevap bekliyordu uzun zamandır. Ne olduysa son dosyadan sonra olmuştu. Yazamıyordu bir türlü. Kendini sütü kesilen bir anne gibi hissediyordu. Bakışları bulanmaya başlamıştı. Sokak lambalarının loş ışığında bekleşen sahipsiz köpeklerin havlamasıyla kendine geldi. Uykusunun ağırlaştığını o sıra fark etti. Gelen kapı tıkırtılarıyla arkasına baktı: eşiyle göz göze gelmek istemedi nedense. Aynı çatı altında farklı dünyalarda yaşıyorlardı sanki. “Uyumayacak mısın bu gece? Dedi kısık sesle. Bir süre durdu. Cevap alamayınca odasına çekildi tekrar.

Balkonda unutulmuş gömlek rüzgâra kapılmıştı. İçinden almak gelmiyordu. Rüzgârın ıslık sesi kulağında çınlasa da umursamıyordu. Kapılar, pencereler hızlıca açılıp kapanmaya başladı. Akşamdan beri karalayıp attığı kâğıtlar mutfağın içinde havalanmaya başladı. Sokak köpekleri bulundukları duvarın dibine sindiler iyice. Duvardaki saat gecenin akışına ayak uyduramıyordu adeta. Gece bitmek bilmiyordu.

Karanlığın tik tak sesleri içine işlemeye devam ediyordu.

 Kardeşim vazgeç artık bu sevdadan diyoruz, dinleyen kim? Kadıncağızın halini görüyorsun, her şeyi ona yüklemişsin. Çık dışarıya da bir bak etrafına. Kahvehanelere, dükkânlara, parklara… Herkes keyfinde, işinde gücünde…  Senin başka işin gücün yok mu ya? Okuyacağım, yazacağım diye hayattan kopmuşsun. Böyle yapınca tokmakla beni eziyorsun durmadan. Farkında mısın sahi?   Kötü emellerine alet etmek için benimle uğraşmaktan vazgeçsen… Dağıt kafanı, keyfine bak da azıcık nefes alıyım. Atı alan Üsküdar’ı geçmiş efendi. Bu çarkta sana ekmek mi kalmış zannediyorsun? Ne, ne dedin?  Sen sus be!  Kimi nerden kovacaksın? Sustuğumu gördüğün gün senin ölümün olacak, unutma! Tek kurtuluşun benimle barışık yaşamandır; fakat bunu anlayacak izan var mı sende? Ben gördüğümü söylüyorum arkadaş. Şu gariban karını bile boşarsın da benden vazgeçemezsin.

 Boş gözlerle duvarlara, kitaplara bakma öyle. Ben uyumam, susmam, acıkmam… Hele şu aval aval etrafına baktığın demlerde çenem bir açılır, pir açılır ki Sorma! Beni mi arıyorsun? Boşuna yorulma! Şu kütük gibi kitapların ufak harfli dipnotlarında ne işim var?  Hah şöyle! Bak, nihavent makamında hafif ezgi ne de güzel gidiyor. Belki sanatçının kadife sesinde beni bulursun.

Ha ne dersin?

Aramaaaaa, aramaaaa, aramaaaaa..   Sahi bu şarkıyı kim söylüyordu?

Efendi, efendi! Kafayı vurup yattığın an bende rahat edeceğim de…  Kime diyorum?

Gün boyunca uykusuz gezindi durdu. Dün geceki yaşadıklarının etkisindeydi hala. Nasıl olur da düşündüğü öyküsünü yazamıyordu. Ertesi gece kaldığı yerden devam etmek istiyordu. Gecenin ipiltisine kapılıp gitmişti yine. Bilgisayarına bir mail düştüğünü görünce heyecanla açmaya koyuldu. Dosyasını gönderdiği yayınevinden:

“Dosyanız geldi. Eseriniz iyi; fakat gelecek yıla kadar yayın kataloğumuz dolu… Hem öykü kitapları artık çok satmıyor.”

Bilgisayarını kapattı. Elindeki kalem ile önündeki kâğıda baktı. Masasındaki dergi yığınlarına göz gezdirirken çoğunda isminin olması onu hoşnut etmiyordu artık. Etrafında yarım bırakılmış öykü müsveddelerini toplamaya başladı hızlıca. Üzüntülü ve öfkeliydi. Elindeki kâğıtları balkonda tutuşmaya başladığında yüzü alazlanan ateşe dönüktü hâlâ.   

Gece boyunca düşünüp durdu. Ona muhalif olan şartlara teslim olup bu işten elini eteğini çekecek miydi?

Beni dinlemedin. Dinlemeye de niyetin yok anlaşılan. Sana dostum demek bile gelmiyor içimden. Yayınevinden gelen cevabı karına bile anlatamıyorsun. Puslu bir dünyada yol almaya çalışmanın anlamı ne? Hep senle beraberiz diye dil döküyorum. Ne dedin duyamadım? Bir gün olsun takdir edici bir sözüm mü yok? Haklısın belki de. Kendime acımaktan sana kızmaya mecalim kalmadı. Soruyorum sana: onca öyküler yazıldı, romanlar tahlil edildi, makaleler, şiirler yazıldı. Memleket burcunda ne değişti?  Daha dün tüpçü Sadi karısını baltayla biçmedi mi. Zararsız insanlara atılan iftiralara kim karşı koyabildi? Onca kötülüğün, kısa yoldan malı götürmelerin önü kesildi mi? Yazılan onlarca öykünün kime ne faydası oldu? Dikkat ettiysen hep soruyorum. Sorularımın sonundaki çengelleri görmekten okuyucu bıktı da sen anlamaya yanaşmadın hiç. Sana kızdıkça kabuğuna çekilen kaplumbağa gibi hayata küsüyorum. Bütün paranı dergiye kitaba yatırıyorsun. Millet piknikte, gezmelerde…  Ben ise içine hapsolduğum dar dünyanda nefesiz kalıyorum. Zavallı karın sana daha ne kadar katlanacak? Neyse neyse! Kaderimse çekiyorum fazlasıyla.

***

 Eşinin seslenmesiyle kendine geldi tekrar.

“Şahin kiminle konuşuyorsun bu saatte? Bende evde biri var diye merak ettim. Artık geceleri sana kahve yapmayacağım ona göre…”

 “Hanım…” dedi gerisini getiremedi.

Eşi içeriye geçerken o tekrar kâğıdına döndü.

Gecelerini ona zehir eden ses tekrar duyulmaya başladı.

Ben sana demiştim, bak eşin bile

Malum ses tanıdık cümlelerine tekrar başlayacakken Şahin ayaklandı.

Kapıları pencereleri sonuna kadar açıp avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.

Yeter yeter! Defooooool diyorum sana. Çık içimden, çık hikâyemden… Çık çık çık…

Şahin’inin bağırışıyla ses birden kesildi.

Aylardır ilk defa rahatlamıştı.

Kalemi pervaz vurup kanatlandıkça o da zevkle yazmaya başlamıştı.

Yazdı, yazdı, yazdı.

 Beş sayfa tutan öyküsünü bitirmenin hazzını yaşıyordu.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz