Mehmet Yıldız | Nuri Pakdil: Nev-i Şahsına Münhasır Bir Dil Ustası

Mehmet Yıldız | Nuri Pakdil: Nev-i Şahsına Münhasır Bir Dil Ustası

Mehmet Yıldız “Nuri Pakdil: Nev-i Şahsına Münhasır Bir Dil Ustası” adlı incelemesiyle Edebiyat Daima’da.

Mehmet Yıldız | Nuri Pakdil: Nev-i Şahsına Münhasır Bir Dil Ustası

“Nev-i şahsına münhasır” Nuri Pakdil’e dair bir cümle kuracağınız zaman aklınıza ilk bu ifade gelecektir sanırım. Öyledir çünkü o bir “mesele” olarak yazma eylemini ciddiye alır ve çalakalem yazmayı bu meseleye yapılmış bir ihanet olarak görür. Bu sorumlu bakış açısı yepyeni bir retorik geliştirir yazarda. O, ürettiği metinlerde noktalama işaretlerine dahi yeni anlamlar, imgeler yükler. Edebiyata ve sanata bu denli bağlanış Pakdil’in şu cümleleriyle daha anlaşılır hale gelecektir: “Ben çoktan oyumu verdim: Sanata, edebiyata, bunlarla tutuşacak büyük ateş.” Pakdil, Bir Yazarın Notları-I, s.126.

Okura kolay teslim olmayan, şaşırtıcı bir dil, yoran ama bıktırmayan bir cümle kuruluşu, yer yer okurun nefesini kesen ve çarpan cümlelerle âdeta sadece kendisinin yürüyebileceği yeni bir yol açar. Bu yönüyle şeyh Galib’in şu beyitlerini sanırım Nuri Pakdil için de rahatlıkla dillendirebiliriz:

Tarz-ı selefe tekaddüm ettim

Bir başka lugat tekellüm ettim

Gencînede resm-i nev gözetdim

Ben açtım o genci ben tükettim

Şeyh Gâlib

Büyük ateşi tutuşturma cehdinde olan Pakdil’in şaşırtıcı imaj, buluş ve retorikle örülü dili elbette ki içerik bakımından da doyurucu, diriltici, sağlam ve sarsıcıdır. Pakdil’e özgü bu dilin arka planında belki de çocukluk yıllarına kadar götürebilecek bir arayış saklıdır: “İlk yazılarım: eğri, yuvarlak, çokgen kuş resimleriydi bunlar bir bakıma: yalnızlığımı yenme denemeleri. Bunlarla yenebilecek miydim yalnızlığımı?” Bir Yazarın Notları-I, s.13. Eğri, yuvarlak ve çokgen kuş resimleri Pakdil’in aykırı üslubunun ilk işaret fişekleridir âdeta.

Yine bir başka kitabında şu satırlar bize Pakdil’in yazı aşkının ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir: “Dilin derin lâbirentlerinde, en önde yürüyen gene direniş.

Çağrışımlar alanını da o genişletir. Gerçekliği yeniden üretmek için, zihin, gecenin İlâhî görünürlü;lüğünü algılamaya başlarken, çoktaan arâzîye dağılarak güvenlik önlemlerini alandır direniş. Ben direnişi çok seviyorum; inandırıcılık gücü var da, ondan.” Kalem Kalesi s. 21

Pakdil’e dair yapılan tespitlerin en başında gelen şüphesiz  “ yedi güzel adam ” lardan biri oluşudur. Edebiyat aşkıyla neredeyse ilk gençlik yıllarından itibaren bir edebiyat kardeşliği halkasının içindedir Pakdil. Yer yer fasılalar verilse de uzun bir döneme yayılan bu güzel yoldaşlık, gönüldaşlık üstadı eskilerin tabiriyle “yetim-i akran” kalma gibi bir büyük ve hüzünlü yalnızlıktan kurtarmış; Pakdil’in gönül ayinesinde güzel suretler nakşetmiş, yazma aşk ve şevkini kamçılamıştır: “Özellikle Maraş’taki lise yıllarımda, her gün olmasa da, bir şeyler yazardım. Büyük bir defterim vardı. Gece demez, gündüz demez, üşenmeden doldururdum sayfalarını.” Bir Yazarın Notları-I, s.13.

Peki, yazıya bu denli sevdalı bir kalem neden 13 yıl suskunluğu tercih etti? Oysa o devrimci, antikapitalist, antifiravunist, bir duruşa, klas bir duruşa sahipti. Elbette ki tası tarağı toplayıp gidecek bir yapıda değildi. Bu sükût onun nev-i şahsına münhasır üslubunun eyleme dönmüş haliydi. Öyle ya Edebiyat dergisinin yer aldığı Demirlerler Pasajı’ndan, Kay Yokuşu’nda biriken şaşkın kalabalığa paketlediği dergi ve kitaplarını dağıtması bir eylem, bir duruşun, muhalif ve klas bir duruşun Pakdilcesinden başka ne olabilir ki? Değil mi ki: “Hayır! Yazar havlu atmaz. Olsa olsa, Sükûtunu duvara asar, tüfek gibi; bakar.” Pakdil, Klâs Duruş, s.35.

Nitekim o da öyle yapacaktır, bürünüp suskunluğa sükûtunu 13 yıl boyunca duvara asar. Onun suskunluğu bir isyandır, bir karşı duruştur; insan beynini, ruhunu ve devrimci kişiliğini iğfal eden modern hayata, kapitalizme, atalete ve zihni aşınmaya:

 Aşınan ayak topa vuramaz.

Aşınan beyin devrim yapamaz.

Aşınan âşık şık bir görüntü vermez.

Aşınan kumaştan güzel elbiseler dikilir mi? Kalem Kalesi s.45

Pakdil’in bu müstesna kişiliğinin en belirgin vasıflarından biri de fikir işçiliği, kelimeleri bir araya getirmedeki kuyumcu hassasiyeti pek az aydında görülebilecek bir rikkatli duruşu gözler önüne sermektedir:  “Çok afili konuşurum sanırlar ya, gene de kelimelerin insan dudağıyla iffetli ilişkiler kurmasını dâ-ima öne çıkarırım. Saygılarımla.” Kalem Kalesi s.57

Kelimelerin insan dudağıyla, kalemiyle iffetli ilişkiler kurmasını önemseyen yazdıklarını tekrar tekrar gözden geçirerek en etkili, güzel ve kaliteliyi bulma gayretiyle dolu bir yazarın, günümüz haz ve hız döngüsüyle baştanbaşa malûl insanına yazacak ne çok reçetesi vardır. Vardır var olmasına lâkin o ilaçlara dokunacak göz nerde? “… çıldırma hepimizi önüne katmış bir yerlere götürüyor da haberimiz mi yok?” Kalem Kalesi s.74 Ne yazık ki Pakdil haklı, bir çıldırma hâli herkeste. 

Yazı bir aşk değilse nedir? Pakdil için yazı ateşinin ilk düştüğü yer yürektir: “Üzerine yumulduğun o kaynak var ya: yazıyı yazı yapan: her gün and içeceksin, bir engeli daha aşmaya: yazıyı yüreğine yüreğine götürüp pişirmektir bu da. Aşkta kavrul ki, yazı da kavrulsun…”  Klas Duruş s. 23

Çileye taliptir Pakdil, çileye yani yazmaya: “Çileyi çeken yazıyı yazandır. Bin çile de bin çeşit yazı demektir.” Klas Duruş s.41

Uzun süredir göremediği sevdiğinin  “Bu gece uykuda rüyana geleceğim.” Diye haber göndermesinin ardından vuslat heyecanıyla gözlerine bir türlü uyku giremeyen ve gecelerce uykusuz kalan Divan şairinin heyecanıyla bekler Pakdil yazıyı, özler ve bekler: “Gözleriyle birbirinin olan sevgililer gibi olununca, yazıyla… ben ona derim, işte yazı… Bazan da tuşları görmeyeli asırlar olmuş sanıyorum.” Klas Duruş s.47

Pakdil, hayat karşısında kendisine klas bir duruş sağlayacak iki silahla mücehhezdir: iman ve hayal gücü: “Gerçek değil düzmece bir dünyaydı, okuduğum bütün okullarda, önüme konulan. Hayal gücümü harekete geçirmesem yıkılmıştım. Anlıyordum, Gök, elimden tutuyordu benim, bir de.”  Klas Duruş s.49

Kelimelere inanır Pakdil, kelimelere yani kelama; adeta bu kapitalyürek dünyaya karşı onu ayakta ve dirençli kılan kalemini yüreğine batırıp mürekkebini oradan alarak yazar: “Sözcükler içimin uzantısıdır, insanlara… “Klas Duruş s.51

İblis ve beniâdem arasında süregelen kadim savaşta bir sığınak, bir karşı duruştur aynı zamanda edebiyat onun için: “Arşa en yakın duran, duadan sonra boyun eğmeyen edebiyattır iblise. Çünkü insanın vicdanına bağlıdır damarları.” Klas Duruş s.73

Bir ibadete hazırlanır gibi hazırlanır yazıya Pakdil ve tutuşturacağı büyük yangının kıvılcımlarının nerede olduğundan gayet emindir. Emindir ve kararlıdır o ateşi yakmaya: “Küllerin arasından kıvılcım aramaktır, yazı… Anlamak fiilinden meşaleler yapılmalı…” Klas Duruş s.105

Yazı dışında ikinci bir seçenek, bir alternatif yoktur yazarın zihninde. Bunu ifade ederken yine dilin elastikiyetini ve söz sanatlarını ustalıkla kullanmaktadır: “Yazı! Hep mi? Bağışlayın, titiz olamıyorum sizin gibi. Hiç duydun mu “tura” dediğimi? Doğru ya. Tüm koşullarda yazı!” Bir Yazarın Notları II s.9

Çok katmanlı imge-yoğun şiirsel bir dili vardır usta yazarın. Öyle ki her okuyan kendi meşrebine ve donanımına göre bir şeyler bulur Pakdil’in usta işi cümlelerinde, söz gelimi size şöyle beş kelimelik kısa bir cümle kurar: “ İnsan, sürekli okunan bir cümledir.” Bir Yazarın Notları II s.12.  Bu kısacık cümlede bütün bir insanlık trajedisini, elest meclisini, cenabı Mevla’nın, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” (Bakara30) ifadesini, meleklerin şaşkınlığını, iblisin itaatsizliğini “ve alleme Ademe’l esmae külleha”(Bakara31) sırrını okursunuz.

Bir aşçıdır Pakdil, titizlikle kurduğu gönül ve fikir sofrasına davet ederken bunu gelişigüzel yapmaz. Sofradan nasibinize düşen hisseyi size emanet ederken sadık bir refakatçi gibi son ana kadar yanınızdadır ve meramının “dizgi, düzelti hatası yapılmış” gibi bir yanlış anlama kurban gitmesini önlemek adına  gerekli gördüğü her sayfada haşiye düşüp uyarısını yapar: “(*) : Doğrudur; dizgi, düzelti yanlışı yok.”

Yazı, onun yeni doğmuş bebeği ve o bu tüm dikkatini, rikkatini bu bebeğe hasreder: “yeni doğmuş bebekmişçesine üzerine titreyeceğiniz bir yazının doğum sancıları çoktan başlamıştır bile : tek öngereklilik kalemi elden düşürmemek.” Kalem Kalesi s.81

Bir devrimcidir Nuri Pakdil, yazarak, yanarak ve yakarak gerçekleştirecektir devrimini. O halde yazı onun en büyük gücü ve silahı olacaktır; bütün taarruzlarını bu cephe üzerinden yapar: “Hiç kuşkusuz; yazmak aynı zamanda bir Hücum Komutudur da.” Kalem Kalesi s. 82

KAYNAKÇA

 Bir Yazarın Notları I, Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi Yayınları, Ankara,2011

Bir Yazarın Notları II, Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi Yayınları, Ankara,2014

Kalem Kalesi, Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi Yayınları, Ankara,2014

Klas Duruş, Nuri Pakdil, Edebiyat Dergisi Yayınları, Ankara,2014

DIB Kuran-ı Kerim Meali

Türk Düşünce Tarihinde Nuri Pakdil ve Modernleşme Anlayışı, Rüveyda Kılıç, Hitit Üniv. Çorum, 2015

Dilimin Döndüğünce Sustum, Sıddık Akbayır, DH Yayıncılık, Ankara

Hüsnü Aşk Şeyh Galib, Muhammed Nur Doğan, Yelkenli Yayınevi, İstanbul, 2017

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz