İsmail Kılınç | Kaybolma Ağıdı

İsmail Kılınç | Kaybolma Ağıdı

İsmail Kılınç “Kaybolma Ağıdı” adlı denemesiyle Edebiyat Daima’da.

İsmail Kılınç | Kaybolma Ağıdı

Ağlamaklıyız efendim! Her daim bizi biz yapan gözyaşlarına tutunuyoruz çoğu zaman. Çünkü yaş aldıkça kaybolmanın farklı türevleriyle karşılaşıyoruz. Bunu fark edenlerimiz daha çok ağlıyor. Fark etmeyenlerimiz bir tiyatrodan tat alma peşinde… Her yıl, her ay, her gün, her an kayboluyoruz. Şekil ve zemin algısıyla alakalı değil bu. Dedim ya, yaş almaya dair bir kayboluş…

***

Kayboluyoruz efendim! Önce uzağı yakın eden adımlarımız kayboluyor. Yürüdükçe umudumuzu körüklerdik eskiden. Ihlamur kokulu yolların bile kıymetini bilmezdik. İçinde “kavuşma” bulunan bol gülücüklü günleri, farkına varmadan kaybettik. Yollar yürüdükçe aşınıyordu. Uzak ve yakın kavramları delilik mertebemizle alakalıydı. Çocuksak takva olarak en deli bizdik. Daha delisini kâinatı arasalar bulamazlardı. Sırf bu yüzden ayakların tek vesayet olduğu günlerde “kavuşmak” da tek ödüldü. Anneye, babaya, eşe dosta, akrabaya, komşuya giderdi yollar. Dedim ya, uzak ve yakın diye kavramların ortaya çıkmadığı zamanlardı. Sahi, ne güzel günlerdi efendim! Yine gelir mi “Büyümek istiyorum!” dediğimiz günler. Gelmez. Gelmeyeceğini bile bile soru soruyoruz. Sorular da kayboluyor.

***

Kayboluyoruz efendim! Eksiliyoruz git gide… Arkasını kolladığımız dostlarımız, arkası kollanmayacak yeni dostlar edindiler. Bir ıslıkla curcunaya çevirdiğimiz mahallelerimiz, sitemkâr dillerde kaldı. Eskiden “satılmak” diye bir kavram vardı. Bir dost tarafından “satılmak”, ağır bir imtihandı. Çokça satıldık. Yürüyen, konuşan birer hata olduk. Her hatamızda birinden ayrıldık. Her hatasında birini eledik. Eksildik, kaybolduk. Ruhuna bile sindiğimiz dostlarımızın adreslerini kaybettik önce, sonra numarasını. Saklambaç oynamak değilmiş hayat. Elma desek de armut desek de çıkmıyor kimse. Yalnızlık, özlem ile hemhâl olmakmış, kavradık.

***

Kayboluyoruz efendim! Önce amaçsız oyunlarımızı alınıyor elimizden. Pikniklerimizi, yaramazlıklarımızı, çocuksu gülücüklerimizi, köyce – mahallece yaşadıklarımızı, yaşayamadıklarımızı, hüzünlerimi, gözyaşlarımızı alıp dolduruyorlar bir albümün içine. Albümü de alıp kaldırıyorlar ulaşılmaz yerlere. Saflığın suikasti gerçekleşiyor böylece. Sesler, sözler, cümleler hepsi tahta bavullara dolduruluyor. Hepsi en fazla bir şiirde imge oluyor. Tüm bunların adına da nostalji deniliyor. Nostaljiyi kurcalamak, Mars’a gitmekten daha değerli değil mi efendim? Yoksa biz eskiyi kurcaladığımızdan mı Mars’a gidemedik! Ah efendim, geçmişini çölde su gibi arzulayan insandan astronot olur mu? Astronot dediğin makinedir. Hiçbir şeyi kaybolmamıştır onun; her şeyi bulmak üzerinedir.

***

Kayboluyoruz efendim! İlk aşklarımız, ilk amaçlarımız hayaletleşiyor. Hayalet korkutur insanı. İlk aşklarımız ve ilk amaçlarımızı düşündükçe korkuyoruz. Atıyoruz bilinçaltımıza. Bilinçli kaybettiklerimiz, bizim maharetimiz tabi. Saflığın kaybıyla beraber bedeller ödemeye başlıyoruz. Küçükken hesap bilmezdik; büyüdükçe küçük hesapların insanı olmaya başlıyoruz. Bedenin büyümesiyle paralel büyüyor egomuz. “Ben oldum.” cümlesine bir dine iman eder gibi inanıyoruz. Yanılgılar yaralar açıyor. Her yara, güç katıyor. Kazandığımız güçler, doğallığımızı alıyor elimizden. Çok iyi matematik biliyoruz mesela. Sayılar giriyor hayatımıza. Puanlar ve sıralamalar, insanların bize davranışlarını belirliyor. Puanların ve sıralamaların adamı oluyoruz. Puanlayan ve sıralayanlara lanet ede ede…

***

Kayboluyoruz efendim! Restoranlarda büyük paralarla yediklerimizin kara kazanda pişen “aş” kadar tadı yok. Ağzımızı dayayarak içtiğimiz pınarlar kurumuş. Modern muslukların suyu kükürde bulanmış. Sohbetimize bile kimyasallar karışmış. Doğallığını kaybetmiş gülücükler. Bir ağacın hem elma hem armut vermesi için aşılandığı bir dönemde tek şahsiyetli bir adam bulmak da zorlaşıyor. Ülkülerimizi de koyup sepete, kayboluyoruz.

***

Unuttukça kayboluyoruz efendim! Masallarımız susuyor önce. Manilerimizi “nene”lerimiz mezara götürüyor. “Ninni”leri tabletlere tercih ediyor bebekler. Herkeste bir saklambaç merakı beliriyor. Mahalleler bomboş. Herkes saklanıyor. Köyde top oynanmıyor. Suyu kurumuş bir derenin etrafına geçmiş, çekmeyen telefonlarına sövüyor çocuklar. Makinelerin esiri oluyoruz. Kayboluyoruz.

***

Kayboluyoruz efendim. “Seve seve” kayboluyoruz. Sevmek/sevilmek gene varsa bile mahiyeti yürekler yakıyor. Reklamca seviyor insanlar ve reklamca yanıyor birbirlerine. Sanalın sandalında kürek çekip çok geçmeden aynı sandalda boğuluyorlar. Boğulmalar hikâye barındırmıyor. Birbirlerine küfredip bitiriyorlar her şeyi. Bir zaman, gece/gizem olan Leylâ, alenîleşiyor. Bir zaman aşkından aklını yitiren Mecnun, kâtilleşiyor. Fermanı kendimiz yazıyor, hükmü kendimiz veriyoruz. “Kendimiz” adlı bir şeyhe, ölümüne biat ediyoruz.

***

En nihayetinde olgunlaşıyoruz. Olgunlaşmak denen şey efendim, kaybettiklerine dayanma gücüyle alakalıymış. Kökünde ol- var. “Ol-“duğumuz günden beri dayanıyoruz. Öldüğümüz gün bitecek bu çile, ya da başlayacak. Bildiğim bir şey var efendim, insanın yaşarken kaybolması, hânesine yazılan hüzün sayısıyla alakalıymış.

Efendim, 

Bir soru çalkalanıyor zihnimde:

Kayboluşlarımız yaşamak sanatına dâhil mi?

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz