Segâh Gümüş | Kusursuzluğa Mahkum Bir Kuğunun Hikâyesi: Black Swan

Segâh Gümüş | Kusursuzluğa Mahkum Bir Kuğunun Hikâyesi: Black Swan

Segâh Gümüş “Kusursuzluğa Mahkum Bir Kuğunun Hikâyesi: Black Swan” adlı yazısıyla Edebiyat Diama’da

Segâh Gümüş | Kusursuzluğa Mahkum Bir Kuğunun Hikâyesi: Black Swan

Sanat uğruna ölünür mü? Hayatın anlamını sorgulama, onu farklı anlam katmanlarıyla yeniden yaratma çabası olarak görüyorum ben sanatı. Bu çaba ölümcül de olabiliyor. İnsanlık tarihi kadar eski olan sanatsal yaratı tutkuyla mükemmellik hırsıyla birleşince yaratıcısını yok eden bir varlığa dönüşebiliyor.

Neden mi bahsediyorum? Darren Aranofski’nin yönettiği Natalie Portman, Barbara Hershey, Vincent Cassel ve Mila Kunis’in oynadığı bir psikolojik gerilim filmi olan Black Swan’dan. (2010) Katman katman açılan, yeni okumalara müsait alanlar doğuran ödüllere doymayan başarılı filmin hikâyesi, Tchaikovsky’nin Kuğu Gölü balesi ekseninde dönmektedir. 

Kuğu Gölü balesinin hikâyesi filmde şöyledir: “Güzel bir bakirenin ruhu bir büyücü tarafından beyaz kuğuya hapsedilir. Onu sadece gerçek aşk kurtaracaktır. Bir gün bir prens çıkar karşısına, ancak prens aşkını beyaz kuğuya ilan edemeden kızın şehvetli ve kötü ikizi siyah kuğu, prensi kandırarak baştan çıkarır. Yıkılan beyaz kuğu ise bir tepeden atlayarak intihar eder. Ve ölümde özgürlüğü bulur”

Mitolojik dönemlerden beri kuğu imgesi milletlerin kültüründe çeşitli şekillerde karşımıza çıkmakta. Genellikle kadını temsil eden ( Leda ve Kuğu hikâyesinde olduğu gibi erkeği temsil ettiği mitolojik hikâyeler de vardır.) kuğu estetiğin zarafetin ve masumiyetin sembolü olmuştur.

Filmde ise kuğu imgesi iki yönlü ele alınmış olup her yönüyle bir kadını temsil etmektedir. “Beyaz kuğu” yine saflık ve masumiyeti temsil ederken aynı karakterden ortaya çıkan “siyah kuğu” imgesi şehveti, kötülüğü, günahı temsil eder. Yönetmen Darren Aranofski Çaykovski’nin Kuğu Gölü balesinden ilhamla yeni bir kuğu imgesi yaratmıştır. Bu imge iyi ve kötü yanlarıyla bir bütün olma savaşı veren kadındır. Kadın tek taraflı; sadece masum, iyi veya sadece kötü, şehvet unsuru dişi değildir. Eğer tek taraflı bir beslenmeye maruz kalırsa uyumsuzluklar ortaya çıkacaktır. Psikolojik hastalıklar meydana gelecektir.

Geçmişten bugüne namus kavramının daha çok kadının etrafında konuşulduğu, ahlaklılık gibi toplumun olmazsa olmazı bir kavramın yine kadın üzerinden tartışıldığı toplumlarda saflık, masumiyet yüceltilmiştir. Söz konusu filmde Nina dansa tutkuyla bağlı özel hayatında da baleden başka bir şey olmayan masum bir genç kızdır. “Beyaz kuğu”nun yansıttığı karakteri çok iyi temsil etmektedir. Dans hocası is beyaz kuğunun zıt karakteri olan “siyah kuğu”ya dönüşmesini istemektedir. Oysa bu karakter Nina’nın tam zıddıdır. O ne kadar masumsa “siyah kuğu” o kadar günahkâr… Onun hayatı ne kadar sterilse “siyah kuğu” o kadar karanlıkla tanışık… Hocası bunun farkındadır ve içindeki “siyah kuğu”yu ortaya çıkarmak için Nina’yı sürekli kışkırtır. Hatta taciz eder. Nina kusursuz olmak istemektedir. Ve bunun için her şeyi yapmaya hazırdır. Saatlerce çalışır. Ayaklarında yaralar çıkana dek hatta parmakları bir kuğununki gibi birbirine yapışıncaya dek çalışır. Bunu Leroy ile yaptığı şu diyalogda da görüyoruz:

Leroy: All that discipline, for what? / Tüm bu disiplin ne için?

Nina: I just want to be perfect. / Kusursuz olmak istiyorum.

Sanatta mükemmellik duygusu aşk, kıskançlık ve anne baskısı arasında paramparça olan ruh dünyası bir bölünme yaşar ve şizofrenik bir hâl alır. Aynalarda kendine baktığında başka birinin yüzünü de görmeye başlamıştır. Bu kendisinin öteki benliğidir. Bu öteki benliğin yansıması kimi zaman Lily’dir, kimi zaman kendinden önce siyah kuğuyu oynayan ve Nina’nın hayran olup özendiği Beth’dir, kimi zamansa annesidir. Üç farklı kişilik arasında bölünmüş gibidir Nina.

Filmin pek çok sahnesinde Aranofski’nin aynaları kullandığını, aynalarla oluşturduğu kadrajlarla adeta görsel bir şölen yarattığını görüyoruz. Jung’un ayna teorisine göz kırpan bu sahneler stres altında olduğundan sırtını hatta tam da sırtındaki kanat bölgelerini tırnaklayarak kanatma alışkanlığı olan, bu nedenle de annesinin sürekli tırnaklarını kestiği Nina’nın içindeki siyah kuğuyu ortaya çıkarma savaşı verdiğini temsil eder. Bir yandan da Nina’nın annesi ile arasındaki bağı koparmaya, yetişkin olmaya çalıştığını düşündürtmektedir. Nina, anneye bağımlı bir çocuktur çünkü. Kopuş gerçekleşmemiştir çünkü anne de buna hazır değildir. Bilinçdışı düzeyde onun bağımsız bir yetişkin olmasına izin vermeyen annesi kızının siyah kuğuya dönüşmesine de asla gönüllü değildir. Nina’nın odası pembe duvar kâğıtları ve pelüş oyuncaklarla bir çocuğun odası gibidir. Odasında kilit yoktur. Kendisine özel bir alan neredeyse yok gibidir. Buna karşın annesi neredeyse her an her yerde yanındadır.

Siyah kuğuya ait karakterin vücut bulduğu Lily ile geçirdiği geceden sonra -ki o gece eve geldiğinde annesini her şeye rağmen odanın dışında tutmayı başarmıştır- dönüşüm gerçekleşmeye başlar. O geceden sonra da zaten oyuncaklarını çöpe atar ve yetişkinliğe geçiş yapmaya çalışır. Bu geçiş sancıları yaşadığı baskıyla sanrılarını tetiklemektedir. Filmin pek çok sahnesinde karşımıza çıkan halüsinasyonlarda ikinci benliği aynada görür. Lily’nin Leroy’u -hikâyeye göre prensi- ele geçirmeye çalıştığına inandığından sanrılar büyür.

Bir de Beth karakteri vardır ki Nina’nın sanatta kusursuzluğu temsil ettiğine inandığı, örnek aldığı hatta aynen onun gibi olmak istediği kendisinden önce aynı rolü oynayan baş dansçıdır. Beth onun ayna benliklerinden birini de temsil etmektedir aynı zamanda. Bu yönüyle Beth çatışmanın bir başka ucunda durmaktadır.

Freudyen bir okumayla bakacak olursak Freud insan ruhunun dinamiklerini, id, ego ve süper-ego tarafından oluşturulan roller ve çatışmalar üzerinden açıklar. İd, ego ve süper-ego insan kişiliğinin yapısını oluşturan bileşenlerdir. Bu bileşenler kişinin gelişiminin farklı aşamalarında oluşmakta olup, birbirleriyle karşılıklı etkileşim ve çatışma halindedir. Annesinin temsil ettiği mükemmeliyetçi “süper-ego” baskılarına karşın, “id”in arzularına daha açık olan “ego”ya yani Lily’e yaklaşmaktadır. Ondan rahatsız olsa da, içten içe susturamadığı “süper-ego”su, “ego”nun çekimine kapılmaktan kurtulamaz.   

Sonunda “süper-ego”nun aradığı mükemmelliği ve “id”in özgürlüğünü aynı anda bulabilmiştir. Ayrıca kendisinin ölürken, annesinin hayatta kalacağını bilmesi de ayrışmışlığı tamamlamanın huzurunu da yaşamaktadır.

Son olarak erkeğin gözünden kendine bakan bir kadının, şehveti temsil eden bir karaktere hayat vermesi bekleniyor. Onu hayatı pahasına başarmasındaki itici güç neydi? Sanatta mükemmellik duygusu mu yoksa yaşadığı aşk mı?

Aşk değiştirir, dönüştürür; tutkuyu, ölümcül hırsı tetikler. Sanatta mükemmellik duygusu da aşkla, tutkuyla birleşince yok edecek çapta bir güç ortaya çıkmıştır. Nina da eski benliğinden sıyrılır, içindeki dişiliğe yaşam üfler. Cinselliğiyle ve kötücül yanlarıyla barışır. Ancak bu dönüşümün bedelini ağır öder. “Beyaz kuğu” ile “siyah kuğu” bir bedende sağlıklı bir şekilde var olamamıştır. Tarihte de örneklerini pek çok kez gördüğümüz şekilde birine yaşam verirken diğeri yok olmuştur.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz