Gamze Koç | Hırsız

Gamze Koç | Hırsız

Gamze Koç “Hırsız” adlı öyküsüyle Edebiyat Daima’da

Gamze Koç | Hırsız

Düşmüş. Nasıl olsa gözümün önünde, oynasın varsın dışarda diye ses etmemiştim. Topun peşinde, bisikletin üstünde, su savaşı yapmak için çeşmenin başında, oynuyoruz annecim diye diye sabahtan akşama kadar dışardan eve girmek istemedi. Akşam yatağa girmeden tertemiz yatması için banyoya soktum. Daha, adam eli gibi kaba olmayan o minik parmakları hemencecik kayboldu sabun köpükleri arasında. O, bütün günün özetini bana anlatmaya çalışırken bir yandan onu dinliyor bir yandan da çamaşır çitiler gibi keseyle ovmaya uğraşıyorum belini bıkınını. Elini, yüzünü, kararmış diz kapaklarını eski ten rengine döndürebilecekmişim gibi ha bire ovalayıp duruyorum. O, hiç susmadan konuşuyor. Yok, Asaf çok bebek gibi davranıyormuş, hâlbuki kaydıraktan azcık ama çok azcık düşmüş, hemen ağlanır mıymış? Onur beğenmedi diye dondurmayı yemeyip yere atmışmış, ne kadar da ayıpmış. Dahası da varmış. Bir görseymişim, artık iki tekerlekli bisikletini çok hızlı sürebiliyormuş. Banyoda ses yankı yapınca en ufak sesi bile koca orduya bedeldi sanki sanırsın koca adam. Bir de yer yer efelenmesi yok mu? Anlatmıyor, yaşıyor sanki mübarek evlat. Eliyle koluyla bir tavırlar, bir kaş çatmalar… O konuştukça ben kâh gülerek dinliyorum kâh ovmaya çalışıyorum dirseklerini. Bazen aklıma kundaktaki pembe beyaz yüzü geliyor. Dediklerinden çok, o büyümüş de küçülmüş hâline gülüyorum. Sonra bacaklarındaki ceviz büyüklüğündeki karaltıları, bembeyaz mama önlüklerinin üzerindeki lekeleri çıkarmaya çalışır gibi yok etmeye çabalıyorum.

Bebekliği geliyor aklıma… Lüle lüle, sapsarı saçları… “Başımı sabunlama anneeeee!” demesiyle daldığım tatlı rüyadan uyanmam bir oluyor. Tamam, annecim sabun mabun yok, diyorum; çaktırmadan elime rendelenmiş sabunlardan bi çimdik alarak. Her zamanki gibi sona yaklaşınca vay gözüm yandı, su sıcaktı diye feryadına bir de “Anne oraya dokunma çok acıyo”yu ekledi. Bi baktım, fena olmuş baldırı. Sağ bacağının üst tarafına bere çökmüş. Kendisine biraz büyük gelse de giymekte ısrar ettiği yanları çizgili, üzerinde 01 yazılı formasının şortu dizlerine kadar gelince görememişim herhalde morarmayı. Ah dedim, yine çok hızlı gittin değil mi? O kadar hızlı gitme be oğlum. Al işte, bisikletten düştün değil mi yine. “Yok” diyecek gibi oldu, vazgeçti. Büzdü dudağını. Demin onca suyla oynayan beni sırılsıklam ederken kıkırdayan velet gitmiş, yerine masum yavru bir kedi geldi sanki. Gitmedim daha fazla üstüne. Sustuk. Sadece su sesi kaldı aramızda. “Çıkalım artık, temiz oldum işte.” demesiyle maşrapadaki son suyu da boca ettim başından aşağı, çıktık. Temiz olunca da bir güzel kokuyor ki köftehor. Evladım diye demiyorum ama yüzü gözü de açılınca ay parçası gibi geliyor sanki gözüme. Hele de belime anca gelen boyuyla bir sevimli ki kız kızabilirsen.

Sarıp sarmaladım havluya çabucak, aldım bunu kucağıma. Dur dedim üzülme sen, döne döne öperim ben şimdi acıyan yeri, hemen geçiverir. “Öp bakalım, geçecek mi?” dedi bilmiş bilmiş. Önce bir gıdıkladım, arkasından öpüverdim ve hemen geri çekildim. “Şimdi nasıl, ağrıdan ne haber?” der gibi göz kırptım. Bak, anne öpücüğü iyi gelir, hem ağrını da keser. “Pamaseterol gibi mi yani?” dedi. Başımı salladım gülümseyerek. Elini başına koyup “Şimdi anladıııım, o yüzden nerem acısa sen hemen öpeyim diyorsun ama geçmedi hâlâ anne.” dedi muzır muzır bakarak. Sen misin oyunu başlatan. Ben de “Bana baaaak!” dedim acıyan bacağına doğru parmağımı sallayarak. Sesimin tonundan, önce bir korktu, sonra ne olacağını anlamak için uzandığı yerden doğrulup bacağının üstüne doğru eğildi. Fal taşı gibi gözlerini açarak ne olacak acaba der gibi bakmaya başladı bana. Sözüme, usturubumu bozmadan devam ettim. “Bana bak, seni bir öpsem ikinin hatırı kalır. İki öpsem üçün boynu bükük.” deyince bir gülme patlattı. Kızacağımı sanırken böyle şen şakrak bacağını öpüşüm, baktım çok hoşuna gitti;  ben de üstünü giydirirken devam ettim sesli sesli öpmeye. Seni üç öpsem dört bana kızar, beş öpsem altı canımı sıkar, yedi öpsem sekiz kulağımı çeker, dokuz öpsem on gelir ayağıma basar. Seni on bir öpsem on iki gelir camıma taş atar, seni on üç öpsem, on dört gelir saçımı çeker, seni on beş öpsem on altı gelir kapımı döver. Seni on yedi öpsem on sekiz gelir oyunumu bozar.  Seni on dokuz öpsem yirmi gelir bisikletime biner, seni yirmi bir öpsem yirmi iki gelir topumu saklar… diye diye otuza kadar ilerledik. Nasıl da gülüyor. Gıdıklandığı belli.  Yatağın üstünde, bir oraya bir buraya döne döne kıkırdamaktan bir hâl oldu.

“Acıdan ağrıdan eser yok değil mi şimdi?” dedim. Pes etti.  “Tamam, artık ağrın da geçtiğine göre geç oldu artık uyuyalım.” dedim. “Yaa anneee noluuur, bunu yüze kadar götürebilirsin.” dedi. Dedim “Baksana otuza kadar öptüm, geçti işte.” “Tamam, yüz olmasın ama otuzu yapan kırk beşi de yapar.” demez mi. Zamane veledi işte.  “Çok güzel uyduruyorsun, hadi anne, hepsini baştan yine söyle n’olur.” dedi. Güç bela ikna etti sonunda beni.  “Tamam ama bak bu son, sonra uyuyoruz tamam mı?” deyip aldım sazı elime; başladım. Seni bir öpsem ikinin hatırı kalır. İki öpsem üçün boynu bükük… “Yoook, hepsini yeni baştan söyle anne.” dedi. “Bu bir şairin şiiri annecim, değişmez öyle canın her istediğinde.” dedim, inanmadı. Epey anlattım. Çok komik geldi. “Beni uyuturken söylediğin ninniler, uydurduğun şarkılar gibi sandım.” deyince “Yok annecim, seni öperken şairin şiiri aklıma geldi ondan ilham aldım. Baktım hoşuna gitti, gülüyorsun, gerisini ben ekledim. Hepsi bana ait dersem bu hırsızlık olur.” “Şiirin de hırsızlığı mı olurmuş hiç anne?” dedi bu sefer de. “Olur tabii annecim.” dedim. “Şarkılar çalınır, şiirler çalınır, resimler çalınır, ömürler çalınır ama bunlar para çalan kadar bilinmez, duyulmaz. Emek verenin emeğini çalan da hırsızdır, buna göz yuman da.”  

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz