Uğur Karabürk | Yaratıcısının Bile Sevmediği Varlık: Frankenstein ya da Modern Prometheus

Uğur Karabürk | Yaratıcısının Bile Sevmediği Varlık: Frankenstein ya da Modern Prometheus

Uğur Karabürk “Yaratıcısının Bile Sevmediği Varlık: Frankenstein ya da Modern Prometheus” adlı yazısıyla Edebiyat Daima’da.

Uğur Karabürk | Yaratıcısının Bile Sevmediği Varlık: Frankenstein ya da Modern Prometheus

“Tanrı merhamet gösterip insanı kendi görüntüsünde, güzel ve alımlı yapmış; oysa ben senin iğrenç bir şeklinin, hatta bu benzerliğin ötesinde dehşet vericiyim.” (s.140)

Belki de yazarından daha çok ismi ile ünlenmiş bir kitapla karşı karşıyayız. Hem de bu kitap artık tam 202 yaşında! Bazılarına göre ilk bilim kurgu örneklerinden kabul edilen ve Mary Shelley’in 19 yaşında kaleme aldığı Frankenstein eseri peki neden bu kadar önemli? Öncelikle şunu belirtmekte fayda var ki; Mary Shelley ve arkadaşlarının bir sohbet esnasında ‘‘haydi herkes bir korku hikâyesi anlatsın,’’ demesiyle tohumları zihne atılmış bir yapıt. Eser dört mektupla ağır ve kapalı bir anlatıma sahip olarak başlıyor. Benzetebilirsek anlatım biçimleri açısından Jules Verne sevenlerinin aşina olduğu gezi kitaplarına da benzetmek mümkün. Tabii sadece arka planını… Okuyuculara yer yer İngiltere, Almanya, İsviçre ve değişik bölgelerden bilgiler aktarılmakta. Doktor Frankenstein’ın yarattığı varlık ise kitapta bazen ucube, iblis bazen şeytan, lanetli(melun) gibi farklı kavramlarla ele alınmış olup, kitabın ikinci yarısından sonra devreye giren bu karakterle bizlere daha akıcı bir okuma sunmakta.

Victor Frankenstein, annesinin ölümüyle büyük bir üzüntü duyar ve daha sonra bilimsel çalışmalar yapıp kendince araştırmalarda bulunur. Mezarlardan topladığı ceset parçalarını bir araya getirerek müthiş elektrik bilgisiyle (dahi bilim adamı havasında) iki metreden daha uzun erkek bir yaratık oluşturur. Fakat görünüşünden kendisinin bile ürkmesiyle evden kaçan doktor, bu kargaşada bir nevi yaratığının da ortadan kaybolmasına sebebiyet verir. Artık ucube ormanlarda yaşayıp, insanları uzaktan izlemektedir. Onlara sakince yanaşmaya ve görünmeye başladığında ise hiç mi hiç beklemediği şekilde korkunç tepkiler almaktadır. Bu yaşama uğraşında yavaş yavaş yalnızlığa itilir, kabuğuna çekilir. Böyle bir münzevi vaziyetteyken çiftlik evinde uzaktan izlediği bir aileden konuşmayı ve bazı temel davranışları öğrenir. Öte yandan kahramanımıza o çekirdek aile başlarda iyi bir aile izlenimi bıraksa da sonradan onların da sık sık tartıştıklarına şahit oluruz. Artık tam oluşmaya başlayan zihni yine ikilemlerle dolmuştur.

Yaratıcısının bile sevmediği ve terk ettiği bir varlık ne yapabilir ki?

“Oysa ben, beni anlayabilecek, bakışları bakışlarıma karşılık verebilecek birinin dostluğuna muhtacım.” (s. 27)

Sevgiye, ilgiye, mutluluğa muhtaç yaratık belirli bir dönem sonrasında yaratıcı Frankenstein ile buluşur ve ondan bir eş ister. Tıpkı kendisi gibi çirkin olsun fark etmez, onunla beraber insanlardan uzakta, mutlu vaziyette yaşayabileceğini vurgular. Bu tahmin edemediği istek karşısında yaratıcının kafası karışır, aynı zamanda onu bir iç hesaplaşmaya götürür.  Yolculuklar sırasında kapıldığı hastalığın şiddetlenmesi Frankenstein’ı oldukça zorlamaktadır. O arada emniyetin çözemediği cinayetler baş gösterir. Her şey giderek karmaşıklaşır ve içinden çıkılması zor durumlara dönüşür. Frankenstein da yakınlarını kaybedince mutsuzdur. Sözgelimi kaos her şeye hakimdir.

Bu gotik atmosferde Mary Shelley, kadının varlığına dair önemli noktalara atıflarda bulunur. Kadının olmamasının nasıl bir kaos oluşturabileceği, hatta anne sevgisinin eksikliğine kadar bu savını dile getirir. Âdem ve Havva benzetmelerine sıkça başvurur. Eser yine kasvetli bir sonla bitirilir. Yayımlandığı dönemde hem yazarının kadın olması nedeniyle hem de gerek konusuyla büyük ilgi görmüş ve bir başyapıt olarak dünya edebiyatındaki yerini almıştır.

Korku romanından ziyade insani bir roman olarak ele alabileceğimiz kitapta ucube ile empati kurmaya müsaade edilmiş bir atmosfer vardır. En önemli sorulardan bir tanesi: Melun olan aslında kim?

“Melun, melun yaratıcı! Ben niye yaşadım? Bu kadar ahlaksızca bahşettiğin varoluş kıvılcımını niçin hemen o anda söndürmedim?” (s.147)

Birçok film ve diziye de uyarlanan eseri Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan okumak isteyenlere Yiğit Yavuz’un temiz bir çeviri sunduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Mary Shelley- Frankenstein ya da Modern Prometheus, Çeviri: Yiğit Yavuz, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’ndan 3.Basım Mart 2018, İstanbul. 272 Sayfa.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz