Aydın Akdeniz | Ben Offoufo, Bir Avcıyım

Aydın Akdeniz | Ben Offoufo, Bir Avcıyım

Aydın Akdeniz “Ben Offoufo, Bir Avcıyım” adlı denemesiyle Edebiyat Daima’da.

Aydın Akdeniz | Ben Offoufo, Bir Avcıyım

Düşlerimiz de hareketlenir gökte eğer kayarsa bir yıldız ve kelimeler. Yatağına sığmayan ne varsa ortaya saçılır. Taşkın sular gibi hep dışa vurur cümleler.

Bakış yer ile gök arasında ikirciklenir. Işık bile yol tutmuşken şimdi hangi yöne düşmeli. Kuzeyden güneye, doğudan batıya mı atılmalı adımlar. Sona yazgılıyken yoldaki duraksamalar neden. Güneş mesela ufuk çizgisine kayar da kaybolur. O solgun yüzü sahi orada ne bekler?

Oysa her doğum leke bırakır geceden. Yükseliş kusursa eğer işte bu yüklenişe bağlanır.

Sonsuzluk taş gibi ağır zihnimize, yalnız üç hece. Bir nefese sığacak kısalıkta.

Boyun eğiş ki bize katlanmak düştü. O ışıktan yol gösterişe bir ad bulmak gerekti. Gecenin gören gözü, cezaya uğramış yıldız gibi. Parlaktı çünkü soğuktu da. Dostu düşmanı hiç seçemezdi. Hem avcıya hem ekip biçene gülen yüze ne demeli. Demir Kazık… Evet, uygun isim.

Ağaç yukarılara geçit bulur ve yapraklar ışığa yaslanır, aşağı inen kök kötülükle besleniyor olsa da. Ölüm o sabit yıldızın ışığında gece gibi bize. Soğuk ve kasvetli. İster hayat ağacı olsun adı isterse dallar sonsuz yüceliğe uzansın.

Dilek tutmak geçer içinden bu tezat işleyişe bakıp. Kısa süreli oyalanışlar çeker canın. Nefes alıp verecek kadar hatta bir ömür, ikirciklenirsin de. Çünkü aklın bir çırpıda söylenen o üç heceye takılı, son-suz-luk. 

Ama nerede ve nasıl mümkündü bu. Yerde mi yoksa gökte mi aramalı eğer varsa ilacı. Şu gök kubbenin altı bizden başka soluk alıp veren canlılar için boşuna debelenilen yer midir? Ya da ölüm apaçıktır da kendisine dilsizliği hep bu yüzden midir? İlla susmak mı gerek. Yoksa çare kaygının harfe, sözcüğe, sese dönüşmesine hiç fırsat vermeyişte mi gizlidir. Bu bilgece olsa da, tanımsızdı. Bilgelik ise yalnız bizde karşılığı olandı.

Sabit bir düşünceyle hârelenir o bakış, akıl çıkmazlar içindedir. Çaresiz ve sancıyla kıvranırken kişi, az da olsa öfke ateşinin yansısıyla beslenir. Yere her düşeni, kımıltısız orada öylece kalışı görerek büyür de ister istemez başı öne eğilir. Çünkü ışığın yazgısına ortak olmuştur. Ve bu kez ateşe yönelmiştir bakışı.

O uğursuz rüzgâr çıktı da ocaktaki köz harlandı. Yüzü göründü yabancının. Gölgeler kâh uzayıp kâh kısalıyordu mağaranın duvarında. Ciğerine hapsettiği nefesi salıverdi ve rahatladı adam. Evet, yetişkin biri olarak yalnızdı içeride. Elinde taş baltası nispeten küçük, savunmasız gölgelerin üzerine doğru yürüyecekti.

Avcı yüküyle mağara yolunda. Eti tütsüleyecek postunu güya ocak başına serecekti. Yolda bakışları bir an dağ zirvesinden aşağılara kaydı. Vadinin güneye kıvrımlandığı bir düzlüğe. Çok köylü yaşardı orada, çoook… İki elinin parmakları hep el olsa ve her parmağı tek tek saysa işte o kadar insan olacaktı.

Hep tüterdi o ocaklar. Çamurdan, kurumuş saptan, çer ve çöpten barınaklar içinde. Yalnız av nedir, eldekiyle nasıl yetinmeli hiç bilemeden. Bunun yerine toprağı işlediler ve bir çitle çevirdiler çevresini. Derken dumanlar arttı. Çoğaldıkça çoğaldı her şey.

Birdi on oldu o ekili toprak, iyice yayılırken vadiye. Ama iklim sert yüzünü göstermemişti henüz. Ve kuraklık gelip çattı kapıya, hastalık kırıp geçti ortalığı. Ateş ırmak olup aşağılara doğru aktı, gece ölümü kusup kıpkızıl ışıdı yeniden. İstediler ki iyice göğe yaklaşsınlar. Madem toprak cinsinde olan tav bu yakınlığa bağlıydı. Öyleyse hemen tapınak için taş üstüne taş koymaya başlanacaktı. Güneş o sıra kaç kez doğup batar, aldırış eden çıkmayacaktı buna.

Oysa parmakla işaret edilebilir uzaklığı olacaktı mesafelerin. Ne çok yakın ne de çok uzak. Tam, olması gerektiği kadar.

Ama o yolcu menziline ulaşmalıydı.  Kararlılıkla yürümeliydi yolunda azığa bile ihtiyaç duymadan. Hâlbuki sen onu alıkoydun ve yavaşlattın adımlarını.

Yıldız sayısız bir çokluk gök kubbede. Ve sonsuza doğru hep akacak gibi, çakmak çakmak bakan kimi gözlere.

Ambarındaki buğdayla yetinmeyi senin bilmen gerekirdi, karşıma çıkmadan daha en başında. Seni uğursuz, seni riyakâr!

Ben Offoufo’yum.  Bileğimi bükecek yiğit çıkmadı henüz karşıma. Kaslarım çelik gibi, nasıl olacaktı bu? Kim cesaret edebilir bu densizliğe! Ama cüretin hoşuma gitmedi de değil.

Atalarım öteden beri avcıdır benim. Pusu kurmak, tuzağa av çekme de pek de mahir. Ve kas gücü kadar aklını kullanmayı iyi bilirlerdi.   

Ya şu toprağa ihtirasla bağlanıp kalan siz, o kör gözlerinizle hangi ışığı gördünüz.  

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz