Rana Duman | Aşkname

Rana Duman | Aşkname

Rana Duman “Aşkname” adlı yazısıyla Edebiyat Daima’da

Rana Duman | Aşkname

“Çıktı yaşıl  perdeden  arz  eyledi  ruhsâr  gül

Sildi  mir’ât- i  zamîr-i  pâkden jengâr gül” [1]

Gözyaşları taç yapraklarını ıslatmış; narin yapraklarına bir yaz serinliği armağan etmişti. Ağlıyordu gül, kanlı gözyaşları döküyordu.

“ Geldi ol dem kim ola izhar-ı hikmet kılmağa

İnşirâh-ı  sadr  ile  sadr-ı  saf-ı  ezhâr  gül” [2]

Fuzuli’nin ölümsüz beyitleri yüreğindeki boynu bükük hüzne bir muharebe ilan etmiş; kazananı belirlemek ise yine gülün yüreğine kalmıştı. Fuzuli ”Şairler yalan söylerler!” diyorken Papatya en asil ve en güzel olduğuna nasıl inanabilirdi? “Veyahut ben!” diye düşündü gül  “Şu gök kubbeden gelip geçen onca gül kasidesine ben nasıl inanayım? ” 

“ Yetti ol mevsim ki açmağa  gönüller mülkünü

Ola gül-şende  reyâhin hayline  ser-dâr gül“ [3]

Ansızın buruk bir gülüş yayıldı gülün çehresine. Kanlı gözyaşlarını bir çırpıda sildi; yaprakları ile rüzgârı selamladı. Fuzuli, eğer bana dair güzel bir şey varsa bu senin aşkının güzelliğinden ötürüdür. Avni, benim şu fani taç yapraklarımda sonsuz aşkı tadıyorsa bu Avni’nin ulvi yüreğinden ötürüdür. Baki, sevgilisinin yanaklarında benim kızıllığımı anıyorsa bu Baki’nin vefasından ötürüdür. Nefi, baharı benimle müjdeliyorsa bu Nefi’nin memnuniyetinden ötürüdür. 

Hani şu nefis dedikleri vardır; div rakip! 

Fısıldadı ve fısıldadı durmaksızın:” Kıskan o papatyayı! 

Fuzuli, Avni, Nefi ve daha niceleri sana râm iken 

Papatya nasıl olabilir ki güzel!” 

Hayır! Boyun eğmeyeceğim onun karanlık fısıltılarına 

Âşıklarımın aşkına layık olacağım var oldukça

Hiç yer bulursa kibir şu fani kızıl taç yapraklarımda

Tadar mı bende sonsuz aşkı şanlı komutan Avni! ” 

“Sureti hayaline hayran eyledi arifleri

Açtı irfân ehline  gencîne-i  esrâr  gül” [4]

Gül, papatyayı düşünüyor ve ondaki saflığı, duruluğu hayal ediyordu. Derken boynu büküldü ve dikenlerine baktı.

” Ah… Benim dikenlerim var… Onun bir meleği anımsatan beyaz taç yapraklarındaki saflık ve duruluk… Masumiyet! Çok mutluyum papatya adına! Hep baharın ve huzurun kokusunu verecek masumane melek çehresi ile baharı müjdeleyecek”

Yapraklarını dikenlerini örtmek istercesine salındırdı gül.

“Her nevresinde şah-gül aldı eline cam-ı mül 

Lutf et açıl sen dahi gül ey servkadd ü goncefem”[5]

Gül, bahar rüzgârı ile mest olmuş bir ahvalde adeta gülücükler saçarak:”-Hani bir zamanlar bir ressam varmış derler! Dünyanın en en en en güzel kadınının resmini yapacağım demiş ve sarılmış fırçasına başlamış çizmeye! Çizmiş… Çizmiş… Çizmiş… Nihayet resmini sona erdirdiğinde… Bir bakmış ki hiç de hayallerindeki gibi güzel bir kadın değil bu! Fakat nerede hata yapmış olabilirim diye düşünmüş; düşünmüş… Nihayet farkına varmış. Karanlık olmadan ışığın kadri hiç anlaşılır mı?! Kusurları yokmuş… Bu yüzden en güzeli çizememiş! Şanlı komutan Avni’nin de bir beyiti vardı bu ressamdan haber veren:

“Bir güneş yüzlü melek gördüm ki âlem mâhıdur 

Ol kara sünbülleri âşıklarının ahıdur”[6]  

Gül, dikenlerine içten bir tebessüm etti ve yapraklarını güneşe çevirerek dikenlerini gökyüzüne sergiledi.”- Kusurlarımla güzelim ben. Beni ben yapanlardan biri de işte şu dikenlerim! Bana râm olacak olan dikenime katlanır, dikenlerimle sever beni. Taç yapraklarımın güzelliğine sevdalanıp da dikenleri görünce kaçan kendini âşık mı sanır?”

Fuzuli’yi anımsayarak gülümsedi gül. Güneşi ısıtacak kadar sıcak gülümsedi.

Göğü aydınlatacak kadar mesut gülümsedi.

“Bir yüzi gül gonce-leb dil-dâr dirsen işte sen 

Sen güle bülbül gibi kim zâr dirsen işte ben “[7]

Gülün taç yapraklarından süzülen kanlı yaşlar yine toprağa bir kılıcın gamlı bir yüreğe saplanması misali saplanıyordu. Neden ağlıyordu yine? Papatya için ağlıyordu! Boynunu bükmüş; sessizce acı dolu yaşlar döküyordu.” Biricik papatya! Şair onu güzel olduğu için seviyor! Onu, o olduğu için değil; güzel olduğu için seviyor! Fakat şu güzellik dediğimiz… Gülün de papatyanın da ömrü bir aya varmaz geçer; geriye yalnızca bir kuru ot kalır… Oysa yüreği seven hakiki seven değil midir? Tabiatına yanan… Fıtratına âşık olan…  Fakat papatyayı güzel kılan şairin aşkı değilse ya nedir? Ama yalnızca madden seven nasıl hakiki sever ki! Hani ” Aşk biter!” der kimisi oysa aşkta mevcudiyetinden sıyrılıp sen bitersin fakat sevdalandığın taç yaprağı ya da ahu göz, selvi boy veyahut sırma saç ise  biter çünkü fanidir onlar gelir geçer! Yani şair geçici mi seviyor? Ah güzel papatya! Yeryüzünde sayısız papatya varken en asil ve güzeli şairin sevdiği olmalı çünkü o, onun papatyası! Fakat… Fakat ya geçici seviyorsa şair?  Ah güzel papatya! Biricik papatya!” 

“Aşk imiş her ne var âlemde 

 İlim bir kıyl u kal imiş ancak “[8]

Bir çift göz,  piposunu söndürmüş ve derin bir tefekkür haline bürünmüştü. Gülün hıçkırıklarını duyunca yüreğinde bir sızı duydu ve gözlerini güle kenetleyip yavaşça kızıl taç yapraklarına dokundu.

” Ağlama artık güzel gül 

Üzgün olmak hiç yakışmıyor senin gibi Avni’nin Fuzuli’nin Nefi’nin aşkını tatmış bir çiçeğe!

Aldırış etme 

Nice düşündürür seni

Kimin gerçekten aşkı yaşadığı 

Kimin ise yaşadığını sandığı? 

Sen sev! 

Sen en güzel sev!

Sen aşka yan! 

Düşünme artık

Baksana nasıl da küsmüş şu taç yaprakların!

Değer mi hiç böyle ağladığın? ” 

Bir çift gözü görünce bir daha akıtmamak üzere sildi gözyaşlarını gül. Ehl-i dilden bu zâtı çok severdi gül.

“Bak, bir de beyit okuyayım sana ki 

Hep gülümse gül! 

“Leblerimle emrine amadedir canım benim 

Al da bir buseyle öldür haydi cananım benim” [9]

Kızıl yaprakları lal gibi parladı gülün.

Hiç sönmeyecek bir gülüş yayıldı yüzüne.

” Şairler yalan söylerler, değil mi? Şair çok seviyor papatyayı, gerçekten seviyor! Değil mi? Sadece onu güzelliğinden ötürü değil; fıtratından ötürü seviyor! Değil mi? Sevmeyi biliyor; gerçekten seviyor, değil mi? ” 

Gül, olumlu bir yanıt alabilmek adına yalvarırcasına soruyordu.

” Evet, evet tabi! Gerçekten seviyor!” 

Bir çift göz ile kısa bir hasbihalin ardından batan güneşi ölümsüz gülüşü ile selamladı gül.

“ Biliyor musun gökyüzü, hep mesut olacağım! Şu narin boynumu büken nefsi fısıltıları duyduğum her vakit yüreğimi dinleyip Hak Teâla’yı anıp kendimden geçeceğim ve ben mesut olacağım!

” Derd-i Işkun ki benüm munis-i gam-harum ola

Hâşe Li’llah ki dahı yâr-ı vefa-dârum ola” [10]

Bu eşsiz beyitteki gibi sevilmeyi bekleyeceğim; ölümsüz aşkı bekleyeceğim. Gülüşüm hiç silinmeyecek çünkü biliyorum bir gün bekleyişim nihayete erecek! Mesut olacağım! En mesut olacağım! ” dedi fısıltıya dönüşen sesi ile.

Hep mesut

Her şeye rağmen

En mesut!KAYNAKÇA VE NOTLAR:


[1] Fuzuli, Bahar Kasidesi

“ Ruhsâr” : Yanak , ‘’ Mir’ât” : Ayna , “ Jengâr” : Pas, Kir 

[2] ‘’ İnşirâh” : Ferahlık , “ Sadr” : Göğüs , “ Ezhâr” : Çiçekler

[3] “ Reyâhin” : Fesleğenler , “ Ser-dâr” : Kumandan

[4] “ Gencîne” : Hazine

[5] Nefi, Bahar Kasidesi

“Nevr’’ : Parlaklık , “ Mül” : Şarap , “ Servkadd” : Selvi boylu

[6] Avni

“ Mâh” : Ay

[7] Necati, Gül Kasidesi

“Dil-dâr” : Sevgili

[8] Fuzuli

“ Kıyl u kal” : Dedikodu

[9] Süleyman Arif Emre 

[10] Avni

“ Işk” : Aşk ,  “ Munis” : Cana yakın ,  “Gam-hâr” : Kederlenen

‘’ Vefa-dâr” : Vefa gösteren

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz