Nesrin Çoruh | Şairin Romanı Okumaları – 3

Nesrin Çoruh | Şairin Romanı Okumaları – 3

Nesrin Çoruh, Murathan Mungan’ın “Şairin Romanı” adlı romanına dair yaptığı incelemesiyle Edebiyat Daima’da

MURATHAN MUNGAN’IN “ŞAİRİN ROMANI” OKUMALARI 3:  ŞAİRİN LEVHALARI

Roman ile şiirden beklentileri farklıdır okurun. Şiirsel ifadelerin yoğun olarak kullanıldığı Şairin Romanı’nda okuyucu bu şiirselliğin yanı sıra ayrıca heyecanlı bir hikâye okuma arzusu hissediyor. Tam da bu noktada “Şairin Levhaları” adlı üçüncü bölümde heyecan unsurunun daha ön planda olduğu bir hikâye filizleniyor. Mungan, okuyucu polisiyenin sınırlarında dolaşmaya hazırlıyor.

Şairin Levhaları ana bölümü “Gaveleana menekşesi, Atlı geceler, Kehribar kırmak, Elimizde ne var, Bir akşam yemeği, Güvercinin kaybolan kolyesi, Aoi, Sakka taşı hakikat, Bağ oyunları, Rüya Terbiyecileri, Gençlik Dağları, Boşluk ve kapılar” adlarını taşıyan alt başlıklardan oluşuyor.

Gaveleana menekşesi bölümünde hoş bir menekşe hikâyesi okuyoruz; kadınlara kokmayan, erkek elinden su kabul etmeyen menekşe hikâyesi.  Ümma yine çıkıyor karşımıza tüm gizemiyle. Bu bölümde hafif polisiye kokuları almaya başlıyoruz artık atlı polis Gamenn karakterinin ortaya çıkışıyla birlikte. Bu bölümde rüya motifi dikkat çekiyor: Gamenn’in ürkütücü rüyaları. Hz Yusuf geliyor akıllara onun rüya yorumculuğu ve Ümma’nın Gamenn’in rüyasını yorumlamaktan kaçınması… İlk ana bölümde Bendag, ikinci ana bölümde Moottah, Şairin Levhaları bölümünde Gamenn 13 Dolunaylı Ay Şenlikleri’ne gitmek için yola çıkmış oluyorlar ama bir fark var: Gamenn değişik şehirlerde şairleri öldüren katili bulmak için çıkıyor yola. Ümma kendisine bugün koruyuculuğuna inanılan cevşene benzer tılsımlı yol taşları veriyor şu sözler eşliğinde: Sana üzerine kadim zaman şiirleri okunmuş uzun yol taşları, uzaktayken korunma tılsımları vereceğim. Yolunu kolaylaştırırlar. (s.138)

Atlı geceler bölümünde dikkati çeken bir husus Gammenn’in Bendag’ın “Ayda Kaybolmuş Adamlar” şiirini hatırlaması. İlk iki bölümde olduğu gibi şiir ve şair vurgusu olan bu kitapta şiirin adının olmasına rağmen şiir parçasına yer verilmemiş. Bu bölümde Gamenn, Ahmet Ümit’in meşhur kahramanı Nevzat başkomisere dönüşüyor adeta. Geriye dönüş tekniği ile Gamenn’in geçmişte gizli tarikatın kaçırdığı çocukları zekâsıyla bulduğunu öğreniyoruz. Bütün bu hikâye Gamenn’in şair cinayetlerini çözebilecek kadar iyi bir polis olduğuna okuyucuyu inandırmak için anlatılmış. Gamenn çocuklara duyarlı. Kardeşinin yıllar önce vahşice öldürülmesinin etkisi var bu duyarlılıkta.

Kehribar kırmak ölmüş bir dilde kullanılan Kohragandt’ın karşılığı olarak kullanılan bir kelime grubu. Kohragandt, Gamenn’in o an bulunduğu şehrin adı. Kehribar efsaneleri de bölümü keyifli kılmış. Mungan’ın romanını derin araştırmalar sonucu yazmış. “Kaç bin yıl önce iki kozalaklı ağaçların reçinesine yapışıp kalan eklembacaklıların içinde taşıllaştıkları kehribar tanelerini boyunlarına uğurluk diye asanların, istedikleri her konuda çekim gücü edindiklerine inanılır Kohragandt’ta. (s.148)” cümlesi bunu gösteren ifadelerden biri yalnızca. Kutsal kitaplardan sayılar vasıtasıyla kehanet aramaya çalışanlar ve mantığı ile bunun yanlışlığını ispatlayan hem dilbilimci hem matematik uzmanı Qkhanyus, Abbas Sayar’ın Yılkı Atı romanını çağrıştıran dilsiz ölü diller uzmanı Horad’ın hikâyesi ve arkeolojik detaylar bölüme zenginlik katmış.

Elimizde ne var? bölümüne bir önceki bölümde tanıtılan garip kılıklı polis yardımcısı Pepqemok ile Gammenn arasındaki diyaloglar damgasını vuruyor. Gammenn ve Pepqemok , “Çeşitli aralıklarla cinayet işleyen bir seri katil miydi karşılarındaki, yoksa farklı kişilerce işlenen birbirinin taklidi kopya cinayetlerle mi karşı karşıyaydılar? (…) Nasıl biri olabilirdi bu? Neden şairleri öldürüyordu? (s.157)” sorularına kafa yoruyorlar. Bendag’ın önceki bölümlerde Uyku Hanı’ndaki hasta adamdan Remzganan adını taşıyan sahte kimlik çaldığını öğrenmiştik. Katil ve Remzganan ilişkisi hikâyeyi nereye götürecek bakalım?

Bir akşam yemeği bölümünde dilbilimci ve matematikçi Qkhanyus, büyük kayalıkların başladığı yerde ana vadiye açılan yamaçlara bakan evinde arkadaşları Gammenn, haritacı Kaa ve ölü diller uzmanı Horad’ı ağırlıyor. Her biri alanına uygun bir bakış açısıyla şiiri değerlendiriyor. Kutlu metinler ve şiir ilişkisi tartışılıyor. Gammenn’in bu bölümde söylediği “Genede aklın kurallarına çok teslim olmamak gerek. Bizim yanılgımız tüm evreni aklımıza sığdırmaya çalışmamız bence. Aklımızla açıklayabildiklerimizin tüm evreni anlamaya yeteceğini sanıyoruz.(s.165)” cümleler İmam Gazali’de tezahür eden sezgicilik akımının prensiplerini çağrıştırıyor.  

Güvercinin kaybolan kolyesi bölümüne taşların özelliği nedeniyle yirmi otuz yılda tamamlanabilen bir kolye adını vermiş. Micla’da güvercinlerle dolu bahçesinde güzeller güzeli şair Lelalu, Gamnenn’e güvercinin kaybolan kolyesi adındaki kolyeyi Ümma’ya göndereceğini söylüyor. Bu bölümde zaten bir avuç olan kadın şair dayanışmasını görüyoruz.

Aoi bir sanat ve eğlence şehri. Bölümde bu durum çok güzel yansıtılmış. Brezilya Rio karnavalını anımsatan görüntüler okuyoruz. Gösterişli binaların duvarlarında şiir bayrakları dalgalanıyor.   Nihayet bu bölümde Pepqemok Gammenn’in kalbine girmeyi başarıyor.

Sakka taşı hakikat bölümünde Mungan, katilin Aoi Şenlikleri Düzenleme kurulu başkanı aynı zamanda oyuncu Dynn’ın olduğunu düşünmemizi istiyor sanki. Dynn, “ Siz benim bir katil olduğumu düşünebilir misiniz? (s.189)” diyerek gerilime katkıda bulunuyor.

Bağ oyunları alt başlığını okuyanlar Aoi’nin sanat ruhuna şapka çıkaracaklardır. Tek girişi on çıkışı olan mekândaki anlatıcı çocuk dikkat çekiyor. “Elinde tuttuğu erik ağacı dalıyla durduğu yerdeki kumlu toprağa amaçsızca bir şeyler çizen anlatıcı çocuğun tartımlı sözleri eski zamanların otuz üç heceli kalıpla yazılan ham çağ şiirlerine benziyor. Kuru, yabanıl, ürpertici.(s.196)” cümleleri okuyucuyu gerilimli bir ortama hazırlıyor. Sahnede kadınların yarıya gömülü olarak yaptıkları dans, söylenmek istenenlerin sessizce söylenişi çok güzel anlatılmış. “Hem bazı gerçekler tarih boyunca dilsizleştirilmiş kadınların işaretlerinde saklanır. O sırada siz nereye bakıyordunuz? (s.197)” sözleriyle aslında günümüze kadar gelen kadın sorunlarına vurgu yapmış Mungan. Katilin mekânda bulunduğu hissinin uyandırılması da ayrıca gerilimi artırmış.

Rüya Terbiyecileri, polisiye havanın hissedildiği bölümlerden biri. Gamenn rotayı Sağlık Yurdu’na çeviriyor bu defa. Burası bugünkü ruh ve sinir hastalıkları merkezlerine benziyor. Hastalar psikolojinin babası sayılan Freudvari yöntemlere tedavi edilmeye çalışılıyor. Eski şamanlar hasta ruhları düşmanının yerine geçme yöntemi ile yeniden yaşamla barıştırmak istiyor. Müdürü Wynmocklu Kuyuhera’yı tanıyoruz ayrıca. Tiyatroda bir önceki bölümde hissettirilen Remzganan yine karşımıza çıkıyor süpürge ile Sağlık Yurdu bahçesini temizlerken. Acaba hastalara bir dönem yanlış tedavi uygulayıp yurttan gönderilen adam Remzganan mı sorusu bölümün gizemini artırıyor.

Gençlik Dağları bölümünde epeydir görmediğimiz Bendag ve ikizler yeniden çıkıyor karşımıza. Gençlik Dağları’nda karşılaştıkları çiçekler, ağaçlar, şifacı kadın Sahremina, hatıralar, kuyu motifi… Şairin kuyusunda sınavı geçmesine rağmen Bendag’ın distopya gibi kabusları. Yazar Murathan Mungan’ın adeta bitkiler üzerine derin araştırmalarının tezahürü olmuş bu bölüm. 

Boşluk ve kapılar alt bölümünde “ağaca gösterilen hürmet ve künd kapılar” ile ilgili detaylar bölümün en can alıcı kısımları olmuş. Yapılan söyleşide Murathan Mungan bu konu ile ilgili şunları söylüyor: “Ben daha çok bu coğrafyanın malzemesini de taşıdım romana. Mesela Künt kapıları anlatırken Moottah, bilenler aslında onun bir Selçuklu mimari geleneği olduğunu anlarlar, ya da ağaç kesme törenlerini Tahtacıları ve Alevi geleneklerini bilenler anlarlar.”[1] Alevi geleneklerini hatırlatan ağacın ölümüne şiir bağışlanıldığı ayin romanda şu şekilde anlatılmış: Az ileride ormanın ağzındaki düzlükte kadınlı erkekli küçük bir topluluk kocamış bir ağacın çevresinde el ele tutuşarak geniş bir halka oluşturmuş usul sesle şarkı söylüyor, zaman zaman tıpkı bir insanla yarenlik eder gibi ağaçla konuşuyorlardı. Sesleri kederli dansları neşeliydi. Arada bir durup oldukları yerde iki yana yaylanarak salınıyor, bu tartımlı hareketi birkaç kez yineledikten sonra yeniden ağacın çevresini dönüyorlardı. (s.234) Eddnabari’de Moottah, “Üzerlerinde farklı ahşap parçaların geometrik bir düzen içinde yer aldığı kabartma kapılara “Künd Kapılar”  denir çocuklar. (s.241) diyor Zeey ve Tagan’a ve Selçuklu mimarisini yansıtan bu kapılarla ilgili detaylı bilgiler veriyor.  İkiz metaforu yine karşımıza çıkıyor. Zeey ve Tagan adeta yeni bir ikiz oluyorlar.

Her bölümde bizi şaşırtmaya devam eden Mungan,  bakalım “Şairin Gölgesi” bölümünde hayal dünyasının zenginliği ile nasıl karşımıza çıkacak?


[1] http://www.radikal.com.tr

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz