Kürşat Yozcu | Anadolu

Kürşat Yozcu | Anadolu

Kürşat Yozcu “Anadolu” adlı denemesiyle Edebiyat Daima’da.

Kürşat Yozcu | Anadolu

Odaya bir kilim yayıldı Hacı Abi. Olur da bir misafir gelir diye evin en nadide yerinde saklanmıştı, bu yıllar öncesinin yadigârı kilim. Kim bilir, bu kuş uçmaz kervan geçmez yere en son hangi yabancı uğramıştı? Ve ben yabana hasret kuşlar misali yolcuydum. Kaç baharın yoğurdunu yedim bu ellerde. Her taşını, her köşesini, her geçeğini bilirim bu dağların. Gün geldi kokusunu ikram etti bahar, gün geldi fırtına kırdı geçirdi her yeri, gün geldi masalların gölgesine sığındım; az buz değil yorgunluğum, ben, ağır ağır ölmeyi arıyorum Hacı Abi. Nerede, nasıl, hangi zamana kısmet? Bakalım! Yırtılmayı unutulmuş takvim yaprağı misali çaresizliğim… Mazinin muhteşem güzelliğine hasret, bir garip fukarayım işte.

Modern insana inattır bu kırılmaz gayretim. Alıp başımı gidişim, bazen günlerce susuşum; değil miydi ki ruhumda ki vaveylaların kahır kahır kusulduğu gece karanlığı…  Her ölüm bıçak gibi içimi delip geçiyor Hacı Abi. Ne garip duygu şu çaresizlik… Her şeyin farkındasın ve sadece izliyorsun. Modern insan iflas etti. Ve benim gözlerim odaya alelacele serilmiş kilime döker gözyaşlarını.

Kör olası duyguların ne tartısı var, ne ölçüsü. Ne yaparsın işte. En ücra köşede, sanki unutulmuş gibi kendi halinde, buram buram Anadolu kokan yerlerde nefes alabiliyorum artık. Şehre akın akın saldıran insanoğlunu sen de izliyor musun? Birbirlerine nasıl da hunharca eziyet ediyorlar değil mi? Kim ölmüş, kim kalmış kimin umurunda. Daha geçen yıl on iki bin çocuğun katledildiği dünya… Dimağım kurşun gibi ağır.  Sanki her hücrem sıkışmış köşeye ve ben, kahır kahır ölüyorum Hacı Abi. 

Bir de Hasanların Ökkeş var, rüyalarımda. Hengâmeli bir süreçten sonra şehre neredeyse davul zurnayla taşınmışlardı hani. Hatırlarsın bilirim. Çünkü o, kaybedilmiş köylerde kalan son kaleydi. Direndi aylarca. Toprağını ekip biçmek, birkaç hayvan, birkaç ağaç yetiştirmekti gayreti. Kendi yağlarıyla kavrulup gidiyorlardı. Karısı Hatice, “El âlem şehirlerde yaşıyor da biz ne diye bu köyün ıssızlığını çekiyoruz?” deyivermesin mi bir gün. Hem çocuklarını okutacaktı o. Artık ok yaydan çıkmıştı. Hatice’yi bu fikrinden hangi güç, hangi tesirli ağız, köyde bırakacağı hangi mezar vazgeçirebilirdi. Allem edildi kallem edildi, yedi düvel bir olup ağız birliği edilmişçesine yalvarıldı fakat netice olması gerektiği gibi nihayete erdi. Şimdi Hasanların Ökkeş’in köyümdeyim. Geride bırakılmış yaşlı çift davetkâr gözlerle izliyorlar beni. Bense hala yere yazılmış kilimle dertleşiyorum. Her motifinde buram buram Anadolu kokan ciğer yaramla…

Sanki birazdan onlar da göç edecek ebedi âleme. İçime böyle garip bir sızı oturuyor. Oysa bu köyde kalmış birkaç ihtiyara anlatabilirim marazımı. Çayırlarında kuzuların otladığı, meydanında çocukların cıvıldaştığı, herkesin derdinin herkesin olduğu, beraber ağlanıp beraber gülündüğü yıllar daha demincek bizim değil miydi? Dünya nasıl da zenginleşti Hacı Abi. Aç kurtlar gibi para ve makam kazanmaya saldıran insanoğlu tarihte olmadığı kadar zengin artık. Hasanların Ökkeş’i sordum geçenler. Sabah işe gidip, akşam evine dönüyormuş.  Fabrikatörler çok fabrika açmışlar oralarda. Her defasında daha fazla, daha fazla kazanmanın hesabını nasıl tutuyorlar dersin? Tabii ki daha fazla işçi daha fazla doğa katliamı daha fazla bina, koca koca şehirler… Üslubu olmayan beton yığınları… Ve beton yığınları arasında milyonlarca insan… Kalabalıklar içinde yapayalnız kalmış, ruh hastaları…

Gözlerim hala kilim motiflerinde. Ve ben, ağır ağır yere çöküyorum Hacı Abi. Modern insana inat, bağdaş kurup oturacağım yere. Ev sahiplerinin nesi var nesi yoksa birazdan donatacaklar yer sofrasını. Daha adımı bile bilmiyorlar. Ne gereği var adımın. Bir garip dilenciyim işte. Kilim üzerine işlenmiş geyikler eşlik edecek ziyafetime. Fakirdir buralarda sofralar ama karşıdakinin samimiyeti doyuruverir seni. Derken yavaş yavaş bir türkü mırıldanmaya başlayacağım. Ve bir yerinde “Yârin yaylasından kar ister gönül” cümlesi geçecek. İşte o an anlayacağım kalkmam gerektiğini. Çünkü yâr, beni bekler. Kim bilir, hangi dağın ardında… Ya da hangi kancık rüyanın peşinden gitti de kirletti güzel duygularımı. Olsun, ben hep onu arayacağım. Sahi Hatice’nin çocukları okudular mı ki? Sabahtan akşama yazılmadı bu türküler. Ve türküler asla yalan söylemez. Ben hep kaybettiğim Anadolu’mu aramaya devam edeceğim.

Görsel: Tim Sullivan

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayçaerdura ayça erdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur Birgül Yangın Aslanoğlu birgülyangınaslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz denizkarakavalcı Deniz Kara Kavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersin kartal ersinkartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatma Sümer Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç Gazel Yiğit gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik Gülhan Tuba Çelik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güvenadıgüzel güven adıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırık yazı istasyonu kırıkyazıistasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale laleşeydagülsoy lale şeyda gülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmet yıldız mehmetyıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet Muhammet Erdevir muhammeterdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun Mustafa Çiftçi müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa Nisa Eser nisaeser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye Saniye Kısakürek saniyekısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece Selcen Ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz Sündüs Arslan Akça Sıddıka Zeynep Bozkuş sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur uğurkarabürk Uğur Karabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynepyolcu zeynep yolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem Şiir şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz