Aydın Akdeniz | Apokaliptik Okumalarda Fransız Teğmenin Kadını

Aydın Akdeniz | Apokaliptik Okumalarda Fransız Teğmenin Kadını

Aydın Akdeniz “Apokaliptik Okumalarda Fransız Teğmenin Kadını” adlı yazısıyla Edebiyat Daima’da

Aydın Akdeniz | Apokaliptik Okumalarda Fransız Teğmenin Kadını

Lyme Körfezi’ndeki Cobb Rıhtımı’na çevrili teleskop o sıra iskelede gezinen genç bir çifte odaklanır. İkiliyi tepeden tırnağa süzdükten sonra dış görünümlerini bizim için betimlemeye başlar. Ne çeşit kıyafet giydiklerini öğreniriz ilk önce. Sonra giyim zevklerini, Victoria döneminin çizgileriyle uyumlu olup olmadıklarını, genç çiftin sosyal konumlarını, kişilik özelliklerini…

Teleskop bu kez görüş açısını genişletip rıhtımda bulunan bir başka roman karakterine odaklanır. Olay örgüsünün içine doğru ustalıkla çekilmeye başladığımız cümlelerle karşılaşırız burada. Kurgunun ritmi giderek yükselmiştir. Okur artık J. Fowles’in inanılmaz düş gücüyle tanışmaktadır. 

Dürbün yerine burada niçin teleskop kullanıldığı sorusu gelebilir akla. Her ikisi de gözetlemeye yarayan aletlerken farklı amaçlara hizmet ettiğini yazar sanki bilmiyor muydu, biliyordu elbette. Atmosferde yoğunlaşan gaz katmanlarını sırasıyla delip geçecek güçteki bir görüş aracına basit bir gözetleme işi için ihtiyaç duyulmadığını nasıl bilmez. Uzaya açılır gibi yaşanan çağdan tarihçe daha gerilere gidilse durum değişir tabii ki. Zaman kavramının işleyişiyle unutulan ya da insanın kolektif belleğinde bilerek üzeri örtülen ne tür yaşanmışlık varsa belki ancak bu şekilde teleskopla görülerek gün yüzüne çıkarılacaktır. 
Ve Sarah Woodruff gibi kurgu boyunca gizemini koruyan bir ana karakter vardır ortada, sonra sakladığı sırları. Cobb Rıhtımı’nda deniz fenerinin aydınlattığı gecelerde yoluna sükûnetle devam eden gemilerin daha kolay ama risk alıp daha zorlu şartlarda ancak izlenebildiği kayalık bir uç noktada bekleyen bir kadın düşünelim. Çalkalanan denizde azgın sulara rağmen ki zaman zaman rıhtımı baştan sona aşarak geçen dalgalar beyaz köpükler halinde bir adam boyu yükselebilmektedir. Kuzey rüzgârlarına kapılıp niyetini sezmişçesine sahibini denizaşırı güney kıyılarına taşımaya son derece istekli palto, kaşkol, içlik gibi giysiler bulunuyordur üzerinde. O kadın kadar iğreti duran, yine bir o kadar şimdi ait oldukları yerle asla ilişkilenemeyecek renkli, özgün çizgilere sahip giysiler. 
Deniz kıyısındaki o bekleyişin ne şekilde sonuçlanacağını öğrenmek istiyor insan. Atacağı ilk adım hikâyenin gidişatını da belirleyecektir çünkü. Yine hayal kırıklığıyla evin yolunu mu tutacaktır zavallı o küçük adımlar. 

Yoksa bulunduğu limana asla uğramayacağı bilinen ve açık denizlerde kendi rotasında seyir halinde iken hedefine doğru yelken şişirmekten başka amacı bulunmayan bu yük gemilerinden birinin gelip, burada artık nasıl bir mucize gerçekleşecekse, kendisini içeri alıp hayatını karartmakta olan bu şehirden sonsuza dek uzaklaştıracağını mı düşünüyordu kadın, çünkü gemilerden gözünü hiç ayırmadığı konuşuluyordu şehirde. Ya da o sıra soğuk sulara kendisini öylece bırakıvermek mi? Ama bir başka nedeni de olabilir limandaki bekleyişin. 
Akıl sınırlarını zorlamak, mantığa her ne kadar aykırı düşse de bir çıkış yolu belirsin istiyorsunuz kadın için. Fransız Teğmen’in Kadını’ nın acıları artık son bulsun diyorsunuz içinizden. Fakat asıl hikâye daha yeni başlıyordur. 

Charles ve nişanlısı Ernestina, Cobb Rıhtımı’nda evlilik planlarını bir kez daha konuşarak gözden geçirdikleri o küçük gezinti sırasında görmüşlerdir Sarah’ı. O’na yardımcı olmak düşüncesiyle ileri atılan Charles ve Sarah için bu karşılaşma tam bir dönüm noktası olacaktır. Ve elbette aristokrat ailenin güzel küçük kızları Ernest’in, onu da unutmamak gerek bu olumsuz etkilenişten. Kadınsı onurunun zedelendiği, halk içinde töhmet altında bırakılmaktan iyice bunaldığı için başta kendisine tutunacak bir dal aradığını düşündüğümüz Sarah’ın gerçek niyetinin bu olmadığı anlaşılıyor ilerleyen bölümlerde. Bir varlık sorunu ile karşı karşıyadır Sarah. Belki varoluşçu gerekçelerle açıklanabilecek bir kavganın istemsizce tam ortasına düşmüştür. Kötü geçen çocukluk dönemi, kilise himayesindeki ilk gençlik yılları onu üzmüştür. Toplumun yozlaşmış değerleriyle yüzleşmekten iyice usanmıştır o sıra. 

Aslında Sarah’ ı Charles için harekete geçiren biricik neden tam olarak bu değil sanırım. Yaşadığı çağın ufkunu aşan güçlü sezgilere sahip zira. Ve bu niteliğin pek uzak olmayan bir gelecekte kendisini o düşünü kurduğu iyi yerlerden birine taşıyacağından emin gibidir. Fakat burada asıl soru şu, Charles’ i bir araç olarak kullanmış olabilir mi?  Sanmam, çünkü karakterinde öne çıkan özellikler buna izin vermez. O daha çok bir yol arkadaşı arıyordur, eşit şartlarda kavgası birlikte verilecek onurlu bir yaşam için. Ama öte yandan doğru kişinin Charles olduğundan emin değil gibidir. Buna inansa öykünün gidişi belki farklı bir seyir alacaktı. Onu kendi oyununa dâhil etmek istemeyişine bakılırsa istem dışı Charles üzerinde bıraktığı etkiden son derece rahatsızdır. Bunun giderilmesi için her yolu denemektedir. Ve sanırım o yakınlaşmalar tutkularına yenik düşmeye başlayan Charles’i kendi aristokrat ilkeleriyle yüzleştirip bu değerlere bağlı kalmasını sağlamak amacını taşıyordu.
Roman her ne kadar bir dış kurgu üzerinden işletilse de dikkatli okur unutulmamış, satır aralarında kendileri için farklı seyreden çok sayıda alt okumalar bulunmaktadır. O nedenle kitap hakkında ileri sürülen ‘deneysel roman türünün en iyi örneklerinden biri ‘ şeklindeki inanca katılmamak elde değil. Tarihi kişiliklere yapılan göndermelerle sık sık karşılaşıyoruz. Örneğin yardımsever kilise mensubu soylu bir ailenin ki Sarah’ı himayesi altına almıştı, Kraliçe Victoria ve onun dönemini dolaylı şekilde imgeleyen bir roman karakteri olduğu apaçık ortadadır. 

Sonra, Oxford piskopusu Samuel Wilberforce ‘ nin Thomas Henry Huxley’e yönelttiği ‘ kendisinin baba yönünden mi, yoksa ana yönünden mi maymun soyundan geldiği ‘ şeklindeki o meşhur soru ve buna Huxley’in verdiği ‘ bilimsel gerçekleri baltalamak için diller döken bir adamın soyundan gelmektense, alçakgönüllü ve haddini bilen bir maymunun soyundan gelmeyi tercih ederim ‘ şeklindeki cevap, Charles ve müstakbel kayınpederi arasındaki diyalogta neredeyse olduğu gibi kullanılıyor. Romandaki bu vurgu intihal için değil, bilinen bir konuya sanki okurun özellikle dikkatini çekmek amacıyla yapılıyor. John Robert Fowles’in Darwin’e kıyasla Huxley’in mücadeleci, aksiyoner yönünü benimsediğini görüyoruz. Ve öğretideki boşluklar üzerinden hareketle varoluşçu çıkışı iyice sahiplendiğini.

Kurgu boyunca kadim arayışlar kurgusal yapıya indirgenerek romana ayrı bir özgünlük kazandırıyor. Belleğimizde oluşan soruların tırmanışına tanıklık ediyoruz. Belki sırf bu yüzden bizi etkiliyor anlatım. Yazı dilini başarılı kılan nitelikse işte tam bu olsa gerek. Puzzle gibi biri diğerini tamamlar görünen parçalar kurgu ilerledikçe, istenen cevapları bulduğumuza inandığımız yerde tekrar anlamını yitiriyor. Yeni soruların başlangıç nedeni haline geliyor. Ama öte yandan sezgilerimiz giriyor devreye ve bu zihinsel devri daimin kaotik bir probleme dönüşmesine izin vermiyor.

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz