Erhan KARAOĞLAN | Mitolojileri Anlama Yolunda Bazı Düşünceler

Erhan KARAOĞLAN | Mitolojileri Anlama Yolunda Bazı Düşünceler

Erhan Karaoğlan “Mitolojileri Anlama Yolunda Bazı Düşünceler” adlı incelemesiyle Edebiyat Daima’da.

Erhan KARAOĞLAN | Mitolojileri Anlama Yolunda Bazı Düşünceler


Mitolojiler, toplulukların ilkel zamanlardan bugüne oluşturmuş oldukları kendilerine mahsus kültürlerinin, inançlar dairesinde ilk temellendiği ve şekillendiği zeminler olmuştur. Bunun yanı sıra insanoğlunun mizacının belirleyici unsurlarından biri olan mitolojik algıların farklılığı sayesinde de farklı kültürlere sahip topluluklar oluşmuştur.

Anadolu’da ateş yakıldığı zaman ateşe odun atın, ateşi kuvetlendirin denmez; ateşin altını besleyin, denir ve tıpkı atalar gibi ateş kişileştirilirdi. Böylelikle DNA kodlarımızda taşıdığımız mitik kontaklar yine kendini gösterir ve modern dünyanın insanına kendi ilkellerinden kurtulamayacağını gösterirdi. İnsan her ne kadar da kendisini modern olarak tanımlasa da, o hep ilkel zamanlarda keşfettiği nesneleri, vakıaları anlayabildiği-kavrayabildiği zihindedir. Bu izlenim bizi şu kanaate ulaştıracaktır: İnsan, ilkel zamanda herhangi bir şeyi keşfettiğinde, ona karşı ilk korku ile yaklaştı. Daha sonradan bu korku ihtirama döndü. Ancak bu süreçte ihtiram, tanrısala olan merak ile harmanlandı. Korku-İhtiram ve Merak üçgeninde insan tabiatı değerlendirdi. Ve onu anlayıp-kavrayabildiği ilk tepkiler etrafında oluşan inançlar ve eylemler bugün hâlâ insanların devam ettirdiği halk inançlarını ortaya çıkardı. İnsan, zamanla kemâle erse dahi, kökü hep ilkelde kaldı.

Avrasya Sahasında Benzer İnançlara Örnekler

Şamanistik Avrasya sahasının kuzeydeki icracıları Finler arasında “Ateş” kültü anlam- eylem çizgisinde Türk düşünce hayatı ile paraleldir. Onların mitolojilerinde, halk inançlarında benzer motifler vardır. Örneğin: 18. yüzyılda bir Fin iki ateşin arasından kendi hasta hayvanlarını geçirdiği zaman onların iyileşeceğini düşünürdü. Bugün hâlâ Gaziantep’te muhtelif türbelerde insanlar ateşin tedavi gücüne inanır. Bazı türbelerde ise ateş yerine müteveffa kimsenin kabri civârında hasta hayvan 3 veya 7 defa tavaf ettirilir. Yine Finlerde görülen bir diğer inanç ise ateşe karşı üfürüldüğünde yahut ateş ile uğraşıldığında ciltte ortaya çıkabilecek olan yaralardır ki buna Anadolu’da ”ateş yarası” denildiğini Gaziantep, Aydın, Maraş ve Konya’da duymuştum. Bu inançlar mitolojik-kültürel daire etrafında somut icralara dönüşmüştür. Her toplumun zihninde mutlaka bu izler kalacak ve her kuşakta kendini gösterecektir.

Karen Armstrong’un Anekdotuna Dair Düşünceler

Karen Armstrong diyor ki, İlkel tek tanrıcılığın kökeni Paleolitik çağlara kadar uzanır. Bu çağda insanlar türlü türlü tanrılara tapınır, belirli tanrılar panteonları oluşturur. Ancak bir kısım insanlar ise göğün sonsuz ve uçsuz, bucaksız heybeti karşısında onu anlamlandırmaya çalışarak, ondan gayrı bir tapınç unsurunun olmayacağını düşünür. Gök tamamıyla artık tanrısal bir kisveye bürünür. Onun dediği gibi bilhassa da Antrpologlar Pigmeler ve Avustralya yerlileri ile Patagonyalılarda ilk izleri keşfedeler. Şu da önemlidir ki, Gök aynı zamanda insanın arayıp, bulduğu ve mitlerinde daima yer verdiği, insanın ilkel mana yolculuğunun sonu olan cenneti tasvir eder. Paleolitik çağlardan sonra da aynı cennet tasvirleri çeşitli halklarca devam ettirilir. Örneğin: Slav dilinde bulunan ”небо” aynı zamanda cennet kelimesinin de bir karşılığıdır.

Malinowski’nin Anekdotuna Dair

Malinowski’ye göre, insanoğlu aynı düzeyde kaldığı çevresel koşullar düzleminde aynı kültürel algıları sergilemiş ve benzer kültürleri oluşturmuşlardır. Bu bağlamda Malinovski’ye topyekûn karşı çıkmayı düşünmüyoruz. Çünkü o bir noktada haklıydı ki, kendi kudretinin sınırları üzerinde, anlam veremediği tüm olaylara metafizik anlamlar yükleyerek, ilkel mitolojileri ve ardından kültürleri oluşturan bir insan toplumu var karşımızda. Onlar hemen hemen aynı unsurlara karşı aynı tepkiyi verdiler. Bu yüzden her toplumun mitlerinde benzer öğeler yer aldı. Ancak Malinovski’nin fikri bundan sonra eleştirilebilir. İlkel zamanlarda insan topluluklarının ayrı ayrı coğrafyalarda milletleşme süreçleri oldu. Bu süreçlerde onların kültür zeminleri de kimliklerinin belirleyici unsurları oldu. Beraberinde, farklı karakter ve mizaçlarda toplumlar ortaya çıktı. Topluluklar bu farklı mizaçlar sayesinde, farklı algılara da sahipti. Örneğin, doğada bulunan dört unsur… Bütün toplumların inanç evrelerinin temelinde görülür. Ancak her toplumun ona yüklediği anlam ve eylem bunda belirleyicidir. İşte millet dediğimiz insan toplulukları da kendi kutsalları civârında aynı anlam ve eylem dairesinde yer alan sistematik ve düzenli bir örgüttür, diyebileceğimiz bir tanım da buradan çıkarılabilir.


İlkelden Moderne Mitolojik Yansımalar

Modern insanlar, mitolojiyi hiçbir zaman hayatlarından çıkaramadılar. Hurafe ya da din dışı terimlerle nitelendirseler dahi, defaten de olsun mitolojinin tesirinden çıkamadılar. Onun zengin dünyası insanları daima cezbetti. Kahramanların devlerle mücadelesi, efsanevî aşklar, tanrıların kişileştirilmesi hep insanın kendi şehvet ve arzularını tatmin etti. En önemlisi de insanı tanrısal olanın manasına eriştirdi. Günümüz modern insanı mitolojinin toplumlar üzerindeki bu büyük tesirini bilim vasıtasıyla keşfetti. Modern görsel mitolojiler yaratarak, devletler arası yeni mütekabiliyet yolları geliştirdi. MARVEL ve DC sinematik evreni çerçevesinde modern mitolojiler daha da artırıldı. Toplumların ilkele olan bağı kullanılarak, modern zamanda yeniden insan tanrılar yaratıldı, yeni kahramanlar türetildi, yeni düşmanlar ve mütemadiyen gâlip olanlar…

Hâsılı, mitolojiler bizimle ebediyete kadar yaşacaktır. Çünkü zaten bizler, bu dünyada her mitolojik anlatının kimliğini yitirmiş kahramanlarından başka bir şey değiliz!

Edebiyat Daima
ADMINISTRATOR
PROFILE

Posts Carousel

Yorum Yap

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.

Latest Posts

Top Authors

Most Commented

Featured Videos

Etiketler

abbas marufi abdullah çakır abdulmelekiyan acabay adıgüzel afili ceket ah kusan zaman ahmedidai ahmet doğru ahmet menteş ahmet sarı ak akdeniz akif akifdut akşam sayıklaması albertcamus Ali Lidar Ali Necip Erdoğan alperbilgili anadan üryan bir yalnızlık anka kuşuna zümrüt Anlamayan BeniAdeme Gazel Anıl Cihan ardında yiten ben değilim Armağan Can arzu Arzu Alkan Ateş Arzu Tanrıverdi arzuözdemir aslan aslanoğlu Aslı Hilal Menteş ata atakaya aydın aydınakdeniz aygüner ayhan ayhan akdeniz ayten güler aytmatov ayça erdura ayçaerdura ayşenur kaya aydoğan ayşe şafak kanca aziz nayır açıkgöz aşk diye diye aşk hak aşk incinirse aşkmektubu aşk örtüyor gövdeni babek zamani bahaeddinözkişi bahar ayaklanmaları baltadergisi balçık baris barış barışerdoğan Barış Erdoğan barışmanço batı rüzgarları bayrıl bazı evlerin kış hali başağın diyalektiği başkalarını da düşün begüm şahbudak bekleyiş beni bir baharın göğsünde uyut ben olsaydım benzeşmek berna bernakarakaya beyazgemi beyzaege beyza yazıcıoğlu bijennecdi bir fincan kahvenin kahvenin çayın bardağın Birgül birgültemur birgülyangınaslanoğlu Birgül Yangın Aslanoğlu bir varlık masalı bir zamanlar bir çift yumru biter buralarda güneşin matemi bitişin mevsimleri Bit Pazarında Tarih Dersine Cevaben boyalı duvar Buket Uçar bulutun gözyaşı burak çelik burhan burhanaslan burhantuncay Burçin Laçin Altay buz çiçekleri büşra büşraünal camus canan çelik celladıma ceviri CeyCeyBey clemence damla nur akkirpi dağlardaki ter dedi-dedim defter deneme deniz Deniz Kara Kavalcı denizkarakavalcı dert dikimevi dervişzaim deryagündoğdu devrim horlu divan Dostoyevski doğa doğanay dulda dursunalisazkaya duvar Duyuru Duyurular Dönüşüm düğme ilikliği eda tosun Edebiyat Daima elem erk elif burcu özkan elifyavaş elimden tutabilse sesin ellerimde on dokuz yara elçin sevgi suçin emel Emel Bulut emel canpolat emelkoşar emel koşar emine gündüz menteş enver ercan enver sadri begit Enver Sadri Begit | İvo Bu Şairlik Telaşı Mı? eraysarıçam eray sarıçam ercan ercankesal ercanköksal ercan sağlam erdevir erdoğan Erguvan erguvan rengi yalanlar ergülen erhan erhankaraoğlan Erhan Çamurcu erkut tokman erkuttokman erman şahin ersin ersinkartal ersin kartal ersin taşdemir ertuğrul çoban erva erva zülal ünsal esingülez eskiliman esrakaraca esra karaca Ethem Baran evde kalmış zencefil eylül eşyalar fahriayhan faikmuharrem farsca fateme mahmudi Fatmasümer ferfiçkin kayboldu feritsürmeli fermuar ferruhzâd feyz kariha fuat fuatoskay fulya eyilik fuzuli füruğ füruğferruhzâd galip Galip ÇAğ galipçağ gamzekoç gece fısıltısı gecenintılsımı gece rahminde cenin gerus gerus abdulmelekiyan gezi yazısı gittin bana giz Gökhan Yılmaz gölgemdeki ağrılar gönül gönülyonar gösteri toplumu gözlerin afrika Gülden Çevik gülle güllüce gülsoy gülözen gülşah gülşahak gülşen gün bozumu Güngör gürhangürses güven güven adıgüzel güvenadıgüzel güven fatsa güvenini kırdım bir kere güzel yazı defteri güğüm Haber Haberler Hakan Sarıpolat Hakan Temiz Hakan Uslu hale alkay halil cengiz halil ibrahim emecen hande handeiçeliadabay hasan ali toptaş hasan temiz hasrettir azerbaycan hasta hatice hatice kübra öktem Hatice Tarkan Doğanay haticetarkandoğanay haticeyıldırım Hatice Yıldırım hayalet orkide haydar haydar ergülen heba herşeyibitirmeyidüşünüyorum hilal fırat hiç ihtimal Hûşeng İbtihac hüseyin hüseyin aygüner hüseyin sönmezler hırsız Iainreid ihtiyar banklar ihtiyardünya ilhan kemal ilyas alevi inceleme insan insannedir? intihar ilanları ismail ismailkılınç iz içeli jose saramago Kafka kalabalıkyalnızlıklar kalender kara kalkan kamyon kara karabürk karakaya karakoyun karanlığa tapanlar karaoğlan kartal karınca incitmez altur balyanın tuhaf intikam planı kavalcı kavşakta çevirme var kaya Kazuo Ishiguro kederbuselik kehribar kelebek ve kukla Kemal Özer Şiir Ödülü kimsesizliğe kiralık ışık hikayesi Kitap Kitaplık kitaplıktan Kitaplık Önü Klaros Yayınları kleopatra knut odegard kol düğmeleri korona koyu sersemlik kozan koşar kravat kronik satırlar kum kumdan keder kusey tangüler köpek kalbi köpeğin olayım hayat kürşat kürşatyozcu Küçürek Öykü kılınç kırmızı şiir kırıkyazıistasyonu kırık yazı istasyonu kısakürek kız kulesi boğaz ve aşk kızıltoprak kızılırmak Lale lale şeyda gülsoy laleşeydagülsoy latice bir mektup yaz bu gece leyla lord alfrad tennyson Louise Glück madak mahmud derviş mahrumiyet makyaj marazlı tren marktwain masal masiva mavi dünyanın insanları mayo mayıs mağara mehmet mehmet açıkgöz mehmetberkyaltırık mehmetyıldız mehmet yıldız mehmet çağan azizoğlu mehtapnas mektup melek melekler intihar etti melektemur merhametsizmerhamet merveyıldız meryem akyıldız metinsavaş meviza mevlüt şener mevsim etkisinden arındırılmış insan manzaraları Mihail Bulgakov muhamedburaktunay muhameterdevir muhammed münzevi muhammet muhammeterdevir Muhammet Erdevir muhsin hafız çakıroğlu murat muratalan murat erdi salık muratgöğekin Murathan Mungan murat serdar çakıroğlu Murat Soyak mustafa ersin taşdemir mustafaeverdi Mustafa Soyuer mustafa torun müjgan münevversaral Naile Dire n apartmanı nar Nasrin Zabeti Miandoab Ncip Fazıl necatibey nehirlerim uzağa nesrin Nesrin Çoruh nesrinçoruh nilgün marmara nisa nisaeser Nisa Eser nisaleyla nota notaya nuritarkan okan alay okanlay olanlar olga tokarczuk orhantepebaş oskay osman osmanyücel ozanöztepe Oğuz Ertürk pekmez PerverNakçi Peyami Safa prelüt qadiri radikal şıkların sayımı rahmikızıltoprak rana Recep Kayalı Reşit reşitgüngörkalkan Romen Edebiyatı röportaj rüzgarın yolculuğu rıdvan yıldız sabah yağmuru sacettin ince saklambaç salıncak sama sama qadiri saniye saniyekısakürek Saniye Kısakürek sarmaşık sağlam seheraçıkgöz seher yerlikaya selcan ece selinöyküata semanur semanurulu semra orhan şirip seni seviyorum Serap Yalçın Pamuk serbülent kaya serdar servan erdinç ses seval seval karakoyun sevda sevdamın şehri sevdasezergülle Sevda Sezer Gülle Sevinç Çokum Seydali Önal seyit mehdi musevi sezer sibel sibelmayo siir sinema Sipariş sokakta sorgu sorgu (I) sorgu (II) Suat Derviş suna suna kızılırmak sungurlar suzan yörük sylvia sönmezler söylemek mümkün söylence söyleşi söyleşi ve soruşturmalar süheyla poyraz sızı Tahsin Yücel Tamer Sağcan taner sezgin Tanpınar tanık tarkan tatlı bir telaş tekerleme temur thomas hardy tilki öpüşmesi topraktan öte tubagevrek tuncer turgay tuğba Tuğba Keskin tuğbaönce tuğçe tuğçekozan türk zerrintürk ulu umut bazen uğrar evimize uykular gazeli uzunca şiir uğur Uğur Karabürk uğurkarabürk vahap eren vakitlerden körpencere veda vuslat w.bahadır w.bahadırbayrıl Where Is/Where Are Denklemi yabancı yakamoz yalnızlar rıhtımı Yalnızız yangın yaren eryıldız yasin yasinkum Yayın İlkelerimiz yaz ve gül yiğit ergün yok yolcu yonar YouTube yozcu yunan suları yunus Yunus Çinçin yunusçinçin Yusuf Araf yusuf aydın yuva yörük yücel yürekincisi yıldırım yıldız zamanla/ma zambak ve köpük zeliha aypek zemir zerrin zeynep zeynepkasap zeyneppınarbaşı zeyneprana zeynep yeşilbaş yardımcı zeynep yolcu zeynepyolcu zifiri karanlık zübeyde zübeydegüllüce zülal Çile Çok Yapraklı İlişkiler Öykü çakıroğlu çağ çeviri çeviri şiir çevrobil çinçin çirkin filler çoklu yüz döngüsü çoruh ölüm sebebi ölüm ve kuşlar önce öykü özdemir özkan özkan kaya özlemek dündendir ünal ünsal ürperti İbrahim Halil Çelik İmtihan İnceleme İsmail Kılınç İthaki ıd est ıp labirenti ıslık kesiği ışık ışıklı pencere ışıksungurlar ışıl ışılmadakkaya Şener Öktem şarkı şehrazat şener beyter şenol alçınkaya şeyda şiir şiire dönüşen anne şiirülke şir şirin söz