Şiir Defteri

MASAL - SUNA KIZILIRMAK

MASAL

Suna Kızılırmak

 

taşımak ağır gelince  
tacını incilerini sıyırıp gecelik giyen prensesler 
vardır belki masal kitapları kapanınca 
 

hanıma çiçek, eve et, ekmek, çikolata getiren baba 
üstüne de mışıl mışıl, borçsuz tasasız uyku 
vardır belki masal kitapları kapanınca 
 

sen şimdi beklemeye yoldaş  
güneşe kara yağmura yazgı deyip 
susuşun koynuna kaçan korkak 
söyle neyin kalacak 
acı yemiş acı içmiş ah'ından başka 
neyin kalacak 
masal kitapları kapanınca 

 

 

 

 

 

Görsel: Suzy Hazelwood

Devamı [...]
Şiir Defteri

BUZ ÇİÇEKLERİ - AYHAN AKDENİZ

BUZ ÇİÇEKLERİ

Ayhan Akdeniz

 

Yürek işte atıyordu
bir çatı katında
o sığıntı odasında olsa da

kapı pencere bir poyraz zulmüyle inlerken
ve çıplak adımlar sağır duvarlarla inatlaşırken
tın tın kap kacak sesi mutfakta resmigeçit yine hazır gibi

yoklasa ve geçip gitse o poyraz ıslık ıslık uzağa
yürekteki közü buzdan ateşiyle alsa da yanına
artık ıslatmasa kuru göz damarlarını

ve başka ocaklara uğramayacağını bilerek
minik yüreklere, goncaya henüz yatmış fidanlara ,
ayıbını yine insana bıraksa

kapı olsa açsam şimdi
bir efsunlamayla
uzanışımı kollayan
mesela ranzanın altında
mesela yüklükteki perdenin arkasında

beni düzlüğe çıkaran
sabah serinlikte gelen muştusuyla
bahar erincine kavuşmuş
güneşli günlere

fakat şu kör duvarlar
insaf fukarası da sayılmaz pek
bir gedikten, yüzeydeki incecik yarıktan görüşün tepeye ulaşmasını kesmiyor çünkü

hafakanlar basıyor zihnimi
kapı sıkı sıkı kapanmalı şimdi
örtülmeli pervazsız pencereler,

bulsam kolumda bir damar
saysam nabzımı iyice
pıt pıt pıııt
sıcacık atar oysa kiminin
bir başparmağın hemen altında
ve ilerler hızla yaşam
zanla töhmetle uykusuna dalmışken o dört soğuk beden

 

 

 

 

Görsel: 

Devamı [...]
Şiir Defteri

UMUT BAZEN UĞRAR EVİMİZE

UMUT BAZEN UĞRAR EVIMIZE

İlyas Alevi

 

Umut bazen uğrar evimize

Gülüşüne uyanırız

Etrafında toplanıp

Bitki çayı içeriz

Yumuşak elleriyle okşar başımızı

Avutur bizi

Babamın ölümü için

Annemin veremi için

Dışardaki soğuk için

Umut hafif bir şarkı gibi sakinleştirir bizi

 

Ama gidince hep perişandır

Bacakları güçsüz

Nefesi kesik

Acılarımızı alıp götürür yanına

Ve her zamanki gibi

Kapının eşiğinde

"Görüşmek üzere" der

 

Umut bazen uğrar evimize

 

Çeviren: Sama Qadiri

Görsel: 

Devamı [...]
Şiir Defteri

SEVAL KARAKOYUN YAZDI: HİÇ İHTİMAL

HİÇ İHTİMAL
Seval Karakoyun

Yavaş yavaş anlıyorum Allah’ım
Hızlı hızlı eksiliyor
Yavaş yavaş büyüyorum

Ben burada her başımı yastığa koyduğumda
Toprak oluyor annem orada
Her an biraz daha karışıyor toprağa
İdrâkim daim âciz kalacak buna  

Günden güne yabancılaşıyorum
Ellerine, sıcaklığına annemin
Gözlerine ve tebessümüne
Anneye ağyar olunur mu Allah’ım?

Boşluğu öpmek ne kadar anlamsız oysa
Hayaline uzatmak dudaklarını
Ellerini kaldırıp havaya
Sonra dokunmak kendi yanaklarına

Bir hayalden şefkat bekliyorum görüyor musun
Bir hayalden bekliyorum
Okşamasını saçlarımı
İşitmesini bekliyorum sesimi

Hem uzak ihtimal değil
Hiç ihtimalle
Bir hayalden çok şey bekliyorum

Örüyorken kader ağları
Çabucak öğrenemiyorum
Kederin kurallarını

Yetişemiyorum değil fakat
Öğrendim öksüz bir telaşla varmayı
Ömrümün her durağına

Yavaş yavaş anlıyorum Allah’ım
Eksilirken şuramda bir yerler
Yavaş yavaş büyüyorum
Görüyorsun Allah’ım
 

 

 

 

Görsel: Ian Livesey

Devamı [...]
Şiir Defteri

AŞK İNCİNİRSE

AŞK İNCİNİRSE

Erva Zülal Ünsal

 

Aşk incinirse ne olur dedi rüzgâr,
Aşk incinirse ne olur?
Susar, tüm sesler, haykırır gözyaşı,
Sırt çevirir gönül toprağındaki günebakan,
Umut köşesinde perde örter üstünü, hasret penceresinin.
Tel tel kar yağar, incecik saçlara harmanlı.
Gerilir, gülücüklerle göz kenarına kurulmuş kırışıklık.
Daha derin nefesler okşar dudakları usul usul.
Her soluk canından alacaklı çöker boğazına.
Voltası meşhur gecelerde yattığın yer huzursuzlanır,
Yere çekilir ayakların.
Küçücük odanın iki köşesi kilometreleri kıskandırır,
Bir ileri bir geri bir ileri bir geri…
Düşünceler, hatta düşler kanlısı kadar hırsla,
Pusu kurar uykuya, güne.
Derin bir “oh” çeker papatyanın son yaprağı
Haklı çıkmışlığın gururuyla.
Görkemli bir gerdanlık gibi inadına parlar şehrin ışıkları,
Gün, tıkılır gürültü otobüslere duygusuzluğun ordusu.
Hepsinin hüznü, maskesinin ardına sığınır tıpkı benimki gibi
Akar zaman, tükenir ömür lakin acı hep ordadır.
Hislerinde solar masmavi gökyüzü.
Hapseder, tüm ahları şehrin kir kokan göbeği
Aşk incinirse…
Sen de ve rüzgâr sen de git!

 

 

 

Görsel: 

Devamı [...]
Şiir Defteri

ÇİRKİN FİLLER

ÇİRKİN FİLLER

Hüseyin  Aygüner

 

Kelebekler ölüyor,
Görmüyorsunuz, kör müsünüz hala
Duymuyor musunuz?
Kanatlarından çıkan, çığlık seslerini
Bir günlük aşklara inandırdık hepsini,
Kozadan çıkmadan yazıldı kaderleri.
Uzun yollar vadettik, kısa ömürlere
Güzel sözler söyledik,
Yüzüne perde çekmiş, çirkin fillere
Yağmurlarda bekledik,
Bir gün güneş çıkarsa,
Gökkuşağı oluruz ümidi ile
Karanlıkta kaldık,
Üstümüze çöken gecenin yalnızlığında
Sözlerim tartılıyor bir kelebeğin kanadında,
Aşk sözleri ağır gelir sana,
Uçmaz da düşersin bensiz yarınlara
Ölüyor kelebek,
Çığlıklar, yerini sessizliğe bırakıyor.
Rengi soluyor, baharın yeşiline rağmen.
Hallice bir ağırlık biniyor üzerine,
Aşk diyor kelebek!
Aşk taşınmayacak kadar ağır,
Yaşanmayacak kadar zor bir eda.

 

 

 

Görsel: 

Devamı [...]
Şiir Defteri

BİR ÇİFT YUMRU

BİR ÇİFT YUMRU
Suna Kızılırmak

 

kalkıp masallar diyarından
bir çift yumru kondu
gözünün sundurmasına
bir çift yumru
taş getirmiş bana

sen bu taşı al ömrüm
gündüzleri kanat ferini
sık ha sık
akıt tarlalara terini
emektir insanı ehlileştirmenin ederi

geceleri ez dişlilerinin arasında ezberlerini
rüyalarınla kur yeniden şiirini
kalbe düşen değilse
neydi seni vareden

sakla umudun cebinde
kimseler yokken çıkar güneşe
kokla yâr diye
delirt özlemleri
kışkırt iniltileri
sonra as boynuna korusun seni
muska misali

kuşlar yavrularına azık taşır ayaklarında
müjdeler olsun
bir çift yumru taşla geldi sana
kalktılar o gözlerden
yuva kurdular kursağıma

sen bu taşı sar bağrım
hayale dal
acıt keşkelerini
bileyle öfkeni
çak birbirine hasreti
kıvılcım at
bir ateş yak kavuşamayanların tam ortasına
tutuşsun yaraların
bir ateş
ne kadar ömrün kaldıysa
sevdanla ısın
ya da yan
nasılsa hepsi bir bu masalın sonunda
bitecek
dayan

Devamı [...]
Şiir Defteri

MUTLULUĞUN RESMİ

MUTLULUĞUN RESMİ
Osman Yücel

Çok düşündüm çok
saçım sakalıma karışmış
çamur ellerim
tuvalim buruşmuş
kararlıyım

Çizeceğim mutluluğun resmini
ellerimle

Savur fırçanı dostum
bandır gönül hokkasına
çiz, durmadan çiz
yıllar sonra biz
göreceğiz

Çizeceğim mutluluğun resmini
sözlerimle

Bekle
az vakit daha geçe
Gaziantep elinden
karanfilli türkülerle
halaylarla iç içe

Çizeceğim mutluluğun resmini
çiftetellimle

Bu tablo
şaheser olmayacak
ödül almayacak
hayalle kalmayacak inan
umuda firari gözyaşlarım

Çizeceğim mutluluğun resmini
gözlerimle

Resmimde
tek bir renk olacak
sen ister kar de
ister kır saçlar
ya da bir yakasız gömlek

Resmini çizeceğim mutluluğun
Yunus dilimle

 

Devamı [...]
Şiir Defteri

SÖYLENCE

SÖYLENCE
Özkan Kaya

Bugün Hızır'a arkadaşım
Darağacına çektim bütün günahlarımı
Azlettim sağanak sağanak korkularımı
Tanrı asasıyla kaderimi yarıp,
Rahmet ile lâneti ayırdım.

Kaburga kemiklerimden yanan bir
Ateş, başında bir ayin
Bütün hürriyetimi avuçlarına bırakıyorum
Aynı masada Azrail'le yalnızlığı bölüşüp,
Yal ile balı ayırdım.

Sırt sırta verip yıldızlarla
İskân ettim kehkeşan yurduna
Bitti güneşin saltanatı
Namlunun ucundaki seherlerden,
Gündüz ile geceyi ayırdım.

Kırk bir kez içtim ab-ı hayat testisinden
Yedi kez buladım kanatlarımı gökyüzüne
Kenetledim damarlarımı bir çınara
Belâya niyet edip,
Dost ile düşmanı ayırdım.

Bir saba makamına sığınıyor mevsimler
Sımsıkı adımlarla, mütemadiyen, kavuşma arzusuyla
Göğsünden bir düğme daha açtı tabiat
Kaleme ve kâğıda inanıp,
Mânâyı menbaından ayırdım.

Bâkire toprağın falına bakıp
Gökkubbeye ayırdım kısmetini
Üç dilek doğurdu toprak aynı anda
Bir gassala üfletip Sûr'u,
Zaman ile mekânı ayırdım.

Devamı [...]
Şiir Defteri

SALINCAK

SALINCAK

Ayhan Akdeniz

 

Tutup içinden seslenmek gelir öylesi, bir boşluğa,
midas' ın kulaklarından bulunmasa da sende,
gizlenecek sesin onunki gibi,
ve de sırların,

yeter ki ses işiteyim, dersin, seslerden,
yankılı, içten, kendine ait,
yaşadığına kanıt olacak,

çocukluğun düşer de aklına,
o ses,
bir dağ yamacından diğerine yankılanırken avazın,
ilişir miydi şimdi bir yüreğe,
dipsiz kuyusundan çıkar da günyüzüne,
lambadan çıkmışçasına,
öykünme içinde
sorar mı bir cin,
nedir isteğin,

yankısı işitilir sesin evet,
bir yürek atışında dur durak bilmeden hiç,
ve sonra başka seslere karışır,

asmadan koparılan salkıma,
meşe dalında sallanan,
salıncağın çıkardığı o seslere,
gölgeler ırmak yüzeyine düşerken,
aklımı alan
bir gülüşe,
anılar, sağanağındaki bir iç çekişe.

Devamı [...]