Haberler

YENİ NESİL ÖYKÜ DERGİSİ HİŞT! HİŞT!

YENİ NESİL ÖYKÜ DERGİSİ HİŞT! HİŞT!

Türk Edebiyatında öykünün güçlü bir tarihi var. Ömer Seyfettin'den Sait Faik'e, toplumcu edebiyattan '50 kuşağına; öykü yazarlarımızın üretimi ve yaratıcılığı hiç durmadı. Edebiyat dergilerinde halen bile öykünün nabzı güçlü atar. Pek çok öykü yayımcılığı yapan dergi ya uzun soluklu olur ya güçlü izler bırakır. Dergilerde gördüğümüz yeni isimler, kısa süre sonra raflarda kitaplarıyla görülür. Faruk Duman, bir söyleşisinde şöyle demiştir: “Dünyada öykü yazan bir biz kaldık neredeyse, bu bizim toplumumuzun ayrıcalığı.”

"Öykülerle örülü bir dünya" sloganıyla geçtiğimiz mayıs ayında yayın hayatına "Merhaba" diyen “Hişt! Hişt!” kendisini, yeni nesil öykü dergisi olarak tanımlıyor. Zira dergi, basılı olarak değil; internet üzerinden yayın yapıyor. Yayımlanan öyküler, günlük yayına girse de aylık planlanıyor ve bu öyküler, gönderilen öyküler arasından seçilip okurla buluşturuluyor. Öykü gönderim süreci ise yine site üzerinden gerçekleştiriliyor. Özetle Hişt! Hişt! bildiğimiz geleneksel dergiciliği, internetin olanaklarıyla buluşturup harmanlıyor.

Site yakından incelendiğinde; “Tadımlık” bölümünde en fazla 750 kelimelik küçürek öykülerin yayınlandığı; “Doyasıya” bölümünde ise 750 kelimeyi aşan öykülere yer verildiği görülüyor. Böylece vakti kısıtlı herkese ‘iyi’ öykü okuma imkânı verilirken, kitap kurdu sıkı öykü okurlarına da tatmin edici genişlikte ve nitelikte öyküler sunuluyor. Bu sayfalarda; polisiye, gerilim, fantastik, gerçeküstü, post modern veya başka herhangi bir türde; edebi özgünlüğü ve niteliği olan her çeşit öyküye rastlamak mümkün. Sitede ayrıca “Uzun Ayın Kısası” isminde aylık bir kısa film seçkisi var. Bu bölümde, okurlara nitelikli kısa metraj filmler sunularak, onlara bir ‘mola’ ve ‘nefes alma’ imkânı sağlanıyor.

Yayıncılık yaptığı alan, iddiası sadeliğinden gelen teması ve tüm bu zengin içeriğiyle “Hişt! Hişt!” günlük hayatın rutin yoğunluğundan ve internetin ‘tık’ odaklı yoruculuğundan kaçınabilecek bir sığınak. Derginin yayımlanan sayılarına ve öykülerine histhist.com adresinden ulaşılabilir; Twitter ve Instagram sayfalarından yeni öyküler yayımlandıkça haberdar olabilirsiniz.

 

Hişt! Hişt! - Öykü
İnternet Sitesi: http://histhist.com/
Twitter: @histhistcom
Instagram: @histhistcom
İletişim: [email protected]

Devamı [...]
Haberler

EMEL KOŞAR’DAN İKİ YENİ KİTAP

EMEL KOŞAR’DAN İKİ YENİ KİTAP

Mimar Sinan Üniversitesinde öğretim üyesi olarak görev yapan şair Emel Koşar’ın Haydar Ergülen şiirlerini incelediği Gülüşen Harfler ve edebiyat incelemelerinden oluşan Şiirin Nabzı-Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar Kesit Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Gülüşen Harfler’le şiirleriyle 1980 sonrası Türk şiirinin en önemli isimlerinden biri olan Haydar Ergülen’in şiirleri üzerine yapılan bu çalışmayla bu alandaki eksiklerden biri de giderilmiş oldu. Emel Koşar’ın titiz çalışması ve şair duyarlığıyla hazırladığı çalışma Haydar Ergülen şiirine dair oldukça değerli açılımlar sunuyor. Emel Koşar’ın Şiirin Nabzı-Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar adlı çalışması ise kendisinin 2008-2019 arası süreçte dergilerde yazdığı yazılarla sempozyum bildirilerinden bir seçki olma özelliği taşıyor. Edebiyatımızın güncel sorunlarına ışık tutan bu yazılar yine Emel Koşar’ın akademik birikimi ve şair bakış açısından izler taşımakta.

Gülüşen Harfler’in basın bülteninde çalışmayla ilgili şu bilgiler yer alıyor:

“Haydar Ergülen şiirlerinde, harflerin mitolojik ve mistik açılımlarından faydalanır. Ergülen eşi İdil ve kızı Nar’a sevgisini çoğalttığı şiirleriyle tanınır. Özellikle Aşk Şiirleri Antolojisi ve İdilikler şairin eşine ve kızına bağlılığını gösteren, şiir anlayışını açıklayan kitaplardır. Haydar Ergülen’in bütün şiirleri Nar’a çıkar. İdil ve Nar; onun şiirlerinin kaynağı, gözdesi ve çoğalan sesidir. Haydar Ergülen İdil’e ve Nar’a sevgisini çoğalttığı şiirlerde harflerin simgelediği sayı, renk ve duygularla sesli bir tablo çizer. Akademisyen şair Emel Koşar, Gülüşen Harfler-Haydar Ergülen Şiiri’nde Haydar Ergülen’in şiirlerini harfleri temel alarak inceleyip şairin beslendiği kaynakları ortaya koymaktadır.”

Şiirin Nabzı-Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar’ın basın bülteninde ise şu bilgiler yer almakta:

Şiirin Nabzı-Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar akademisyen şair Emel Koşar’ın 2008-2019 arasında akademik/popüler dergilerde yayımladığı makalelerden ve sempozyumlarda sunduğu bildirilerden bir seçme niteliği taşıyor. Şiirin Nabzı-Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar’da Yahya Kemal, Ahmed Hâşim, Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Âsaf Hâlet Çelebi, Ahmet Muhip Dıranas, Bedri Rahmi Eyüboğlu, İlhan Berk, Attilâ İlhan, Edip Cansever, Cemal Süreya, Gülten Akın, Hilmi Yavuz, Ülkü Tamer, Ayten Mutlu, Tuğrul Tanyol, Haydar Ergülen, Lâle Müldür, Ahmet Erhan, Bahadır Bayrıl, Birhan Keskin, küçük İskender, Emel İrtem, Didem Madak, Şeref Bilsel, Betül Dünder, Hilâl Karahan, Gonca Özmen şiiri üzerine yazılar ve “Şiirde Gelenek”, “Şiir Her Zaman...”, “Bir Tutuşmanın Ürünü: Şiir”, “Şiir Sanatı”, “Şair ve Okuru” adlı denemeler yer alıyor.

 

Kitapları https://www.kesityayinlari.com adresi üzerinden satın almak mümkün.

 

Emel Koşar Kimdir?

Emel Koşar Eskişehir’de doğdu. 2003’te Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı’nda “Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Romanlarında Bâtıl İnançlar” adlı teziyle 2005’te Yüksek Lisans, “Yeni Türk Şiirinde Zaman Anlayışı (1923-1990)” adlı teziyle 2009’da Doktora eğitimini tamamladı. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesidir. Şiirlerini ve Türk edebiyatı üzerine makalelerini çeşitli dergilerde yayımlamaktadır. Şiirleri İngilizce, Hintçe, İtalyanca, İspanyolca, Romence gibi dillere çevrilmiştir.

 

Şiir Kitapları

Fırça Darbesi, Mühür Yayınları, İstanbul 2011.

Fısıltı Ritmi, Mühür Yayınları, İstanbul 2014.

Figüran Yalnızlığı, Mühür Yayınları, İstanbul 2016.

Keder Atlası-Seçme Şiirler/The Atlas of Sorrow-Selected Poems, Artshop Yayınları, İstanbul 2017.

Sesin Limanları, Mühür Yayınları, İstanbul 2017.

Işığın Nefesi, Artshop Yayınları, İstanbul 2019.

 

Araştırma ve İnceleme Kitapları

Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Romanlarında Bâtıl İnançlar, Piya Art Yayıncılık, İstanbul 2008.

Şiire Yansıyan Zaman-Cumhuriyet Devri Türk Şiirinde Zaman (1923-1990), Mühür Yayınları, İstanbul 2011.

Sabahattin Eyüboğlu’nun Denemelerinde Sanata Bakış, E Yayınları, İstanbul 2013.

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun Penceresinden Halk Kültürü, E Yayınları, İstanbul 2013.

Sudaki Rengine Külünü Savuran Anka-Tuğrul Tanyol Şiiri, Mühür Yayınları, İstanbul 2014.

Âsaf Hâlet Çelebi’nin Şiirlerinde Masal Rüzgârı, Yasak Meyve Komşu Yayınları, İstanbul 2017.

Şiirin Nabzı-Modern Türk Şiiri Üzerine Yazılar, Kesit Yayınları, İstanbul 2020.

Gülüşen Harfler-Haydar Ergülen Şiiri, Kesit Yayınları, İstanbul 2020.

 

Yayıma Hazırladığı Kitaplar

İsmail Hikmet Ertaylan, Kır Çiçekleri, Piya Art Yayıncılık, İstanbul 2008.

Mehmed Behçet Yazar, Erganûn, Kriter Yayınları, İstanbul 2010.

Sâmi Aziz, Hortlayan Cellat, E Yayınları, İstanbul 2011.

Şiirin Soğuk Sarayında-Tuğrul Tanyol Hakkında Yazılar, Mühür Yayınları, İstanbul 2014.

Sabahattin Eyüboğlu Kitabı, Mühür Yayınları, İstanbul 2014.

Geçmişe Açılan Kapı-Tuğrul Tanyol Sözlükleri, Yasak Meyve Komşu Yayınları, İstanbul 2016.

Periler Aşka Uçar-Haydar Ergülen Kitabı, Artshop Yayınları, İstanbul 2017.

Yitik Belleği Rüzgârın-Tuğrul Tanyol Kitabı, Artshop Yayınları, İstanbul 2017.

Milenyumda Şiir-2000’ler Şiiri, Akademi-Şiir İlişkisi, Kuşak ve Antoloji Tartışmaları, Artshop Yayınları, İstanbul 2018.

Zamana Dokunan Sözler/The Words Touching Time/Cuvintele Care Ating Timpul, Romanya 2018.

Size Bakmanın Tarihi-Hilmi Yavuz Sempozyumu Kitabı, Artshop Yayınları, İstanbul 2019.

Zamana Dokunan Sözler-Türk Şiiri Seçkisi, Artshop Yayınları, İstanbul 2020.

Yalnızlığın Başkenti-Ölümünün Otuzuncu Yıl Dönümünde Cemal Süreya Kitabı, Artshop Yayınları, İstanbul 2020.

 

Ödülleri

Premio Internazionale Letterario e d’Arte “Nuovi Occhi sul Mugello” 5 edizione (2018)

(Uluslararası Edebiyat ve Sanat Ödülü “Mugello’nun Üzerinde Yeni Gözler” 5. Baskı)

Bursa’dan Deneme/İncelemeye Katkı Ödülü (2019)

Kemal Özer Seçici Kurulu Özel Ödülü (Işığın Nefesi adlı kitabıyla, 2020)

 

Devamı [...]
Haberler

MASAL TADINDA BİR HİKÂYE - MİNİK SU DAMLASI

MASAL TADINDA BİR HİKÂYE: MİNİK SU DAMLASI

Fulya Eyilik’in yazdığı Minik Su Damlası adlı çocuk kitabı Butik Yayıncılık etiketiyle raflardaki yerini aldı. Kitabı Esma Civcir resimledi. Minik Su Damlası’nda aynı zamanda ilk denizkızı da olan Tanrıça Atargatis’in öyküsü anlatılıyor. Bir zamanlar Urfa’da bir tapınağı olan bu tanrıça, antik insanlar için yarı balık yarı insan bir varlık olarak bereketi ve varoluşu ifade ediyordu. İşte Fulya Eyilik, bu öykünün peşinden çocuk okurların yanında ruhundaki çocuğu henüz yitirmemiş okurları büyük bir maceraya davet ediyor.

Minik Su Damlası’na internet satış kanallarından ulaşmak mümkün:

https://www.babil.com/minik-su-damlasi-kitabi-fulya-eyilik

Devamı [...]
Haberler

GALİP ÇAĞ'DAN KIRÇOVA KİTABI

GALİP ÇAĞ'DAN TEKKELER ŞEHRİ KIRÇOVA ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

Yazar ve akademisyen Galip Çağ’ın beşinci akademik çalışması okurla buluştu. Galip Çağ, Kırçova şehri özelinde yazdığı kitabıyla 16. Yüzyıl Osmanlı Rumeli’sine ışık tutan bir çalışmaya imza attı. “16. Yüzyılda Osmanlı İdaresinde Bir Rumeli Şehri: Kırçova” adlı çalışma şehrin siyasi, iktisadi, sosyal durumunu inceleyerek Osmanlının 16. Yüzyıl Rumeli politikasına dair tespitler yapıyor. Otorite Yayınları tarafından yayımlanan kitaba internet satış kanallarından ulaşmak mümkün.

Kırçova (Kicevo) şehri bugün Makedonya sınırları içinde yer alıyor ve şehir “Tekkeler Şehri” olarak tanınıyor. Şehirde Osmanlı Dönemi’nden kalma dört tekke bugün ayakta ve faal durumda. Üsküp’e 112 km mesafede olan Kırçova şehri ülkenin Arnavutluk sınırına yakındır ve yaklaşık 30 bin kişinin yaşadığı bir kasaba konumundadır.

Kitabın tanıtım yazısında Prof. Dr. Altan Çetin şunları söylüyor:

“Rumeli, muhaciri olarak vatan kurduğumuz, muhacirleriyle vatanda biz olduğumuz bir mekândır. Burası Türklerin İslam ile birlikte yürüyüşlerinde ulaştıkları en uç noktalardan biridir. Türkler bu uç yerde, Rumeli’nde tarihe devlet ve medeniyet izlerinin en kalıcı ve değerlilerinden birisini bıraktılar. Rumeli ile değerlendiler; Rumeli’nin ahalisi ile canlandılar. Osmanlılar burayı fetihlerinden itibaren şehirlerinden en münzevi mekânlara kadar muhtelif veçhelerde ve şekillerde bölgede izlerini bıraktılar. Osmanlı döneminden kalan muhtelif belgeler ise bu mekânda zamanın akışının en değerli şahitleri. Bugün pek çok çalışma bu belgeler ışığında geçmişi muhtelif yönlerinden aydınlatmaya çalışıyor. Türk tarihçileri Rumeli’nin büyük merkezleri yanında artık daha küçük yerleşim merkezlerine kadar bu bölgenin tarihini anlamaya ve açıklamaya çalışıyorlar. Büyük ve geniş arşiv belgelerine dayalı çok sayıdaki değerli inceleme ülkemizde ve dünyanın pek çok yerinde yapılıyor. Bu cümleden olarak, Kırçova şehri tarihi siyasi, sosyal ve iktisadi yönleriyle, belgeler ışığında, Dr. Galip Çağ tarafından incelendi. Bu çalışma hem Rumeli tarihi çalışmalarına sağladığı katkı hem de sahasında daha küçük yerleşim birimlerinin incelenmesine bir numune olarak görünmektedir. Türklerin Rumeli’ndeki tarihleri bu ayrıntılı ve daha küçük yerleşim bölgelerinin incelenmesi yolunda devam ettikçe bölgenin tarihi daha ayrıntılı olarak aydınlatılacak ve bütün olarak bölgenin tarihi daha da görülür ve anlaşılır olacaktır. Tarih, sahih belgeler ve doğru yöntemlerle çalışıldıkça gerçeği anlamamız ve maziyi gelecek için değerlendirilebilir kılmamız o oranda mümkün olacaktır. Dr. Galip Çağ’ın incelemesiyle çıkıp varalım Urumeli’ne safhayı tarihten bakalım neler görülecek.”

 

Kitabı satın almak için aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz:

https://www.kirmizikedi.com/kitap/urun/90c317af8b734d33aa7c4e0f0c45093c

Devamı [...]
Haberler

BUTİK GLOBAL’DEN ONLİNE ŞİİR GECESİ

BUTİK GLOBAL’DEN ONLİNE ŞİİR GECESİ

Edebiyattan psikolojiye, kişisel gelişimden felsefeye birçok alanda online eğitim hizmeti sunan Butik Global’de 21 Mart 2020 Cumartesi akşamı saat 20.00’de online bir şiir etkinliği düzenlenecek. Edebiyat Daima’nın şiir editörleri Zeynep Yolcu ve Saniye Kısakürek’in sunumuyla gerçekleşecek etkinlikte şiirimizin önemli isimlerinin şiirleri ve şiir sanatıyla ilgili görüşlerine yer verilecek. Ücretsiz ve herkese açık olarak gerçekleştirilecek etkinlikle ilgili Butik Global’in açıklaması şu şekilde:

“Cumartesi akşamı online şiir etkinliğine herkesi bekliyoruz. Şiirseverler şiir okumak isterseniz, dinlemek isterseniz, şiiri tanımak isterseniz cumartesi gelin online sınıfımızda buluşalım. Cumartesi şiir gecesinde şair Saniye Kısakürek, editör Zeynep Yolcu aramızda olacaktır. Konuklarımız bizler için şiir serüvenlerini anlatacaktır. Sizlerde şiir yolunda şairlerin nasıl emeklediklerini bizler kadar merak ediyor musunuz? Kendi şiirlerinizi paylaşmak mı istiyorsunuz? Şiir nasıl yazılır öğrenmek istiyor musunuz? Şiir okumak mı istiyorsunuz? Bizler cumartesi akşamı online buluşuyoruz. Tarihi not edin.

Saniye Kısakürek bizlere şiirler seslendirecek, Zeynep Yolcu geçmişten günümüze şiir hakkında anekdotlar verecek. Gecemizde yerli, yabancı şairlerin şiirlerine yer verilecek. Şiir ezberlemek zor ama okumak kolay. Seslerimizi şiir ile buluşturalım. Sizler ister kendi şiirinizi ister sevdiğiniz şairin şiirini bizim ile seslendirebilirsiniz. Bizler bu zor günler de şiir ile moral bulmaktayız. Biz şiir ile baharı karşılıyoruz. Adres cumartesi akşamı online şiir etkinliği, gelin şiirleşelim.”

 

Etkinliğe Katılmak İçin Yapmanız Gerekenler:

1) İnteraktif uzaktan eğitimlerimize katılmak için akıllı telefonunuza, bilgisayarınıza veya tabletinize Zoom uygulamasını indirin. Zoom uygulamasını indirmek için aşağıdaki linki kullanabilirsiniz:

https://www.zoom.us/download#client_4meeting

 

2) Seminerden yarım saat önce aşağıdaki linke tıklayarak sınıfa katılabilirsiniz:

https://zoom.us/j/198907575

 

3) Artık kayıt olduğunuz etkinliğin başlangıç saatini bekleyebilirsiniz.

4) Bu epostayı katılmak isteyen diğer dostlarınıza da yönlendirebilirsiniz.

* Eğer Zoom programını indirmekte bir sorun yaşarsanız [email protected] adresinden iletişime geçebilirsiniz.

 

Devamı [...]
Haberler

8 MART’TA MERSİN’DE KADIN ŞAİRLER ETKİNLİĞİ YAPILDI

8 MART’TA MERSİN’DE KADIN ŞAİRLER ETKİNLİĞİ YAPILDI

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü Mersin’de çeşitli etkinliklerle kutlandı. 6 Mart gecesi Mersin Bale Cafe’de gerçekleştirilen “8 Mart’a giderken Şiir ve Müzik Dinletisi” etkinliğinde kadın şairlerden şiirler okundu. Ardından müzik dinletisi gerçekleştirildi.

Gecede, Türk edebiyatının ve dünya edebiyatının önde gelen kadın şairlerinin şiirleri okundu. Etkinlik kapsamında edebiyatdaima.com ‘un şiir editörlerinden şair Saniye Kısakürek günümüzde yazan bir kadın olmanın öneminden bahsetti. Yazmak, kendini gerçekleştirme ve var olma eylemidir. Yaşamı savunmak içindir yazılanlar diyerek söze başlayan Kısakürek şunları söyledi:  

“Ne yazık ki kadınlar tarih boyunca yazma eyleminin gerisinde kalmışlardır.  Pek çok yazan kadının kendine ait bir çalışma odası olmadığı gibi kendine ait bir masası dahi olamamıştır. Tarihte yazan kadınların birçoğu kendilerini erkek isimlerinin ardına sığınarak var edebilmişlerdir. Bunun yanı sıra günümüzde de kadınların yazarken yaşadığı birçok zorluk vardır. Öncelikle bir kadının içindeki sesi kâğıda geçirmesi bir hayli zordur. Oysa yeryüzünde bir kadın kalemi eline aldığı zaman dünya daha bir renklenecektir.”

Saniye Kısakürek konuşmasının ardından kadınlar üzerine yazdığı şiirleri okudu. Mor Dayanışma tarafından düzenlenen etkinlikte edebiyatseverler, Gülten Akın, Sennur Sezer, Füruğ Fehruzad, Gonca Özmen, Didem Madak gibi kadın şairlerden şiirler dinlediler.

Devamı [...]
Haberler

SADECE ŞİİR'İN İKİNCİ SAYISI RAFLARDA

İsmi gibi sadece şiire, şiir üzerine söyleşi ve yazılara yer veren "Sadece Şiir" dergisinin ikinci sayısı yayında. Kafa dergi grubunun çıkardığı Sadece Şiir'in genel yayın yönetmenliğini Umay Umay, editörlüğünü ise Serkan Türk yürütüyor.

İlk sayısı 2019'un Ekim ayında okurla buluşan "Sadece Şiir" dergisi, üç aylık bir periyotta yayın hayatına devam edecek. Derginin ikinci sayısında Ayşe Kesin'in Şeref Birsel'le söyleşisinin yanı sıra Ertuğrul Aydın'ın "Şiir ve Şiir Sanatı (Poetika) Nedir?" adlı yazısı da bulunmakta. Bu yazılar dışında dergiye eserleriyle katkı sunan şairler ise şunlar:

Bircan Çelik, Çağlar Yerlikaya, Cevahir Bedel, Çiğdem Sezer, Dilek Bilge, Emel İrtem, Ersin Kurt, Fadıl Öztürk, Göktürk Yaşar, Gülkan Noir, Hatice Nisan, Hasip Bingöl, İlhan Kemal, İlkay Şahin, İnanç Avadit, Karin Karakaşlı, Mazlum Mengüç, M. İnan Filiz, Memo Emin Metin, Mehmet Şah Erincik, Murat Kahveci, Mustafa Ergin Kılıç, Neşe Yaşın, Nihat Özdal, Nilüfer Altunkaya, Onur Caymaz, Onur Köybaşı, Oya Uysal, Özgün E. Bulut, Ömer Erdem, Selahattin Yolgiden, Sema Güler, Süreyya Berfe,  Soner Demirbaş, Pelin Özer, Rauf Gerz, Rıdvan Özkurt, Yiğit Kerim Arslan, Serkan Türk ve Umay Umay.

Dergiye D&R, Carefour ve Migros gibi bayilerden ulaşmak mümkün.

Devamı [...]
Haberler

DEMLİK MECMUA EKİBİNDEN YAYINEVİ HAMLESİ

DEMLİK MECMUA EKİBİNDEN YAYINEVİ HAMLESİ: MAVİ GÖK YAYINLARI

3 Mayıs 2018 tarihinde yayımlanmaya başlayan Demlik Mecmua kültür sanat ve edebiyat dergisi yedinci sayılarıyla birlikte Mavi Gök Yayınları ismiyle, yayınevi bünyesinde yayıncılığa devam edeceklerini Gökyüzü Bildirisi ile ilan etti.

Dergi Yayın Kurulu, yayımladığı bildiride;

“Bundan bir buçuk sene önce, Türklük mefkuresi, yükselmek ve ileri gitmek ülküsü, üretmek gayesi ve gayretiyle Demlik Mecmua ismi altında Türk dergiciliğine genç edebiyatçıların sesini taşımak hevesiyle yola çıkmıştık. Şimdi de, Türklüğü yalnızca asabiyet bilinci olarak değil, Türklüğü Türk’ün yüksek karakterinin felsefi, edebi, tarihi ve bilimsel mücadelesi, bir varoluş ereği olarak tanımlayan genç ekibimizle Türk yayıncılığına ve Türk edebiyatına yeni bir renk daha getirmek hevesindeyiz. Dergiciliğimize daha yüksek hedefler ve daha yüksek motivasyonla devam edeceğimizi bildirir, uzun süredir üzerine çalıştığımız yayınevimizi zaferleri ve geçmişi insanlık tarihi ile başlayan yüce Türk milletine gururla sunarız.” ifadelerine yer verdi.

Kültür Bakanlığından gerekli yayıncılık sertifikalarını alan en genç ekip olan Mavi Gök Yayınları Yayın Kurulu, ilk yayın yılında Kurgu Kitaplığı, Fantastik ve Mitoloji Serisi Gökyüzü Kitaplığı, Siyaset Bilimi Kitaplığı, Tarih Kitaplığı, Şiir Kitaplığı ve Kurgu Dışı Kitaplığı serileri ile yirmi bine yakın kitap neşredeceklerini beyan etti. Genç yazarların önünü açmak adına, yeni yazarlara öncelik vereceğini açıklayan yayınevi, dosya kabulüne başladığını duyurdu.

Demlik Mecmua yazarlarından Oğuz Can Acar’ın mitolojik kurgu ve fantazya niteliğindeki ilk kitabı Tamu Kapısı Anıları’nı yayımlayarak yayın hayatına başlayan Mavi Gök Yayınları, kasım ayı içerisinde bir şiir, bir tarih ve bir siyaset bilimi kitabı daha yayımlayacağını açıkladı.

 

(Haber, yayınevinin basın bülteninden derlenmiştir.)

Devamı [...]
Haberler

İLK YILIMIZIN ARDINDAN

İLK YILIMIZIN ARDINDAN BİR MUHASEBE

Muhammet Erdevir

 

Âdettendir, genel yayın yönetmenleri temsil ettikleri platforma dair zaman zaman değerlendirmelerde bulunur, geçmiş ayların/yılların muhasebesini yaparlar. Bu unvanı hiç sevmesem de siteyi temsil adına kullanmak zorunda kalıyorum. Şimdi de bir yıl boyunca bizimle olarak yaptığımız işe omuz veren yazar ve okurlara ilk yılın muhasebesini çıkarmak istiyorum.

Edebiyat Daima, fikir olarak on yıldan uzun bir geçmişe sahip olsa da ancak 2018’in Ekim ayında okura merhaba diyebildi. Dergicilikte sorun genelde maddiyattır. Dergiciliğin tersine bir internet platformu için ciddi bir maliyet yoktu önümüzde. Gel gelelim, maddiyattan da önemli bir kaynak sorunumuz vardı: İyi bir ekip kurmak. Nihayetinde geçen yıl bu işin altından kalkabileceğimize kanaat getirince siteyi yayına hazırladık.

Geçen bir yıla baktığımda neredeyse sıfır reklam desteğiyle var olmamıza rağmen oldukça önemli bir mesafe kat ettiğimizi düşünüyorum. Yazılarımızı duyurmada en önemli mecramız olan Facebook sayfamızın beğeni sayısı 1.000’i geçti mesela. Beğenileri on binleri bulan sayfaların yanında bu bir hiç gibi durabilir. Fakat önemli olan yazıların okunması. Yayımladığımız yazılar tekil olarak hiç değilse 40-50 kişi tarafından okunuyor. Ziyaretçilerin sitede kalma süresi iki buçuk dakika civarında. Ki bu, siteye gelen bir ziyaretçinin en azından bir yazıyı okuyarak siteden ayrıldığını gösteriyor. Yine bir başka istatistik aylık ziyaretçi durumumuzla ilgili. Her hafta paylaşım yoğunluğumuza göre 150-250 arasında dalgalanan ziyaretçi sayımız var. Aylık 700-1.000 civarı ziyaretçimiz oluyor. Bu sayı başlangıçta çok küçük görülebilir ama ben hep şu iddiadayım: Bugün ortalama bir edebiyat dergisi her sayıda 1.000 adet basılır. Bunun 200-300 tanesi abonelere dağıtılır. Geriye kalanlar da bir şekilde eritilmeye çalışılır. 1.000 adet basılan bir derginin tirajı ancak 500-600 civarındadır yani. Dergi okunuyorsa bu iyi bir sayı ama gerçekten okunuyor mu? Bunu bilebilir miyiz? Biz Edebiyat Daima’da yazıların okunup okunmadığını görebiliyoruz. Benim en büyük mutluluğum bu: Yayımladığımız yazılar okunuyor.

Yola çıkarken herhangi bir edebiyat sitesini hedef almadığımızı, kimseyi rakip olarak görmediğimizi, Edebiyat Daima’nın kendi yolunu kendisi açarak yavaş yavaş ilerleyeceğini söylemiştim. Çok şükür ki geçtiğimiz aylar boyunca bu dediklerimin dışına çıkmadık. Kimseyi rakip olarak görmediğimiz gibi nitelikli işler ortaya koyanları da elimizden geldiğince destekledik. Bu durum gelecekte de böyle olacak. Edebiyat insanları bir araya getirdiği müddetçe anlamlı, ayrıştırdıkça değil.

Siteye alacağımız yazılarla ilgili ilk şartımız, yayımlanacak yazıların özgün olmasıydı. Sosyal medyada, başka sitelerde, dergilerde paylaşılmış yazıları almayacağımızı belirttik ve almadık da. Hatta bunun için zaman zaman eleştirildiğimiz oldu. Bazen de kırılıp gücenenler… Biz yine de bu sözümüzün arkasındayız. Edebiyat Daima’daki yazıların ilk yayın yerinin burası olmasına özen gösteriyoruz. Elbette gözümüzden kaçan yazılar olabilir ancak bu da yazıyı yazanın etik anlayışı ve ilkeleriyle ilgili bir durum.

Kalemi güçlü edebiyatçıların yanında ilk yazılarını yayımlamak için mücadele verenlere de kapımızı açtık. Her edebiyatçı bilir ki ilk yazılar çok değerlidir. Bununla birlikte acemi bir kaleme şans tanıyan çok az mecra vardır. Bir yerlerde yazıyor olmak, yazılarını yayımlatabilmek yazma aşkını kamçılar. Biz de bu yüzden emek mahsulü eserleri dikkate almaya, sitemizde onlara da yer vermeye çalıştık. Sitemizde bir yılda toplam 80 yazı çıktı. Bu rakam kulağa az gelebilir ancak her ay ortalama altı yedi yazıya yer verdiğimizi de gösterir. Bu sayıyı artırmak mümkün ama ilkelerimizden taviz vermeden işimizi devam ettirebilmek adına yazıların niceliğine değil niteliğine bakacağız. Mesela sitemizde şiir bölümü olsa çok fazla yazı girdisi olabilir. Ancak bizimle çalışacak iyi bir şiir editörü bulamadığımız için şiir sayfası açmadık. Çünkü gelen her metni şiir diye yayına almak istemiyoruz. Belki bizimle çalışmak isteyen bir şiir editörü bulabilirsek ilerleyen aylarda bir şiir sayfamız da olur.

Edebiyat Daima’nın ilk yılında desteğini bizden esirgemeyen tüm edebiyatçılara yürekten teşekkür ediyorum. Umarım onuncu, yirminci hatta kırk birinci yıl dönümünü kutladığımız günleri de görürüz.

Esen kalın.

 

 

 

 

Görsel:   

Devamı [...]
Haberler

“VE TANRI DELİLERİ YARATTI” BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

SİTEMİZ YAZARLARINDAN KÜRŞAT YOZCU’NUN SON ROMANI

“VE TANRI DELİLERİ YARATTI” BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

Edebiyat Daima’nın yazarlarından Kürşat Yozcu’nun son romanı “Ve Tanrı Delileri Yarattı” çıktığı andan itibaren büyük bir ilgi gördü. Kısa sürede yurdun her köşesinde geniş bir okur kitlesine ulaşan eser, okurun beğenisini kazandı. Öyle ki ilk baskının tükenmek üzere olduğu, kitabın ikinci baskısının beklendiği konuşuluyor.

Kürşat Yozcu, tabiri caizse derdi olan bir romancı. Romanın yazılma amaçları arasında dil, üslup, edebiyat; sanat ve sanatkârın durması gereken yer gibi sorunlar olduğunu ifade ediyor. Roman boyunca yazar birçok konuyu tartışmaya açıyor, özellikle dil ile kültürün yaşayan birer organizma olduğu, dilini kaybeden bir milletin kültürünü de kaybedeceği tezleri üzerinde duruyor. Toplumun farklı kesimlerinden, zıt karakterli insanların roman boyunca çözüm aradığı “Kimin deli, kimin akıllı” olduğu sorusu kurmaca dünya ile yaşanan gerçekler arasında bağ kuruyor.

Roman sanatının sadece kurgudan ibaret olmadığını, içinde fikrî, edebî ve hissî derinliğin mutlaka barındırılması gerektiğini savunan Kürşat Yozcu; “Ve Tanrı Delileri Yarattı” romanıyla görüşlerini bir roman pratiği içinde okura sunmaktadır. Yozcu’ya göre üslubu olmayan ve dil kaygısı barındırmayan kalemler bir gün mutlaka yok olacaktır. Yazar, bu yüzden de dilde meydana gelen tahribatın önünün mutlaka alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Yazara göre dil bir milletin hem savunma hem de taarruz silahıdır. Ayrıca münevverleri bile bir araya gelemeyen bir toplumda ortak aklın işlemesi imkânsızdır. Romanda hakiki manada münevver diyebileceğimiz insanların kendi kabuğuna nasıl çekilmek zorunda kaldıkları da işlenmiştir. Siyasetin ve ideolojilerin kalıplarına sığmayan bu konu, yine siyasete ve ideolojilere bulaştırılmadan işlenmiştir.

Eserin en kritik noktasını yine roman kahramanları üzerinden ifade edelim. Romanda Arda adında genç soruyor:

 - Bu Yakup, biraz deli galiba?

Münir’in cevabı aslında bu romanın ve yazarının derdini ortaya koyan bir fotoğraf karesi gibidir:

 - Deli!.. Kim, kime göre deli? Delinin tarifi yapıldı mı ki?

Post Yayınevi etiketiyle okurla buluşan romanın tanıtım metninde ise şunlar yazıyor:

“Okyanuslar kadar derindir yüreğin. Çocukların ellerinden öp ki kıyılarına tebessüm vursun. Karanlığın mehtabında sevgiliye giden, gülden yollar aç. Gül kokulu azıklarla besle dalgalarını. Dalgalar: ‘aşk’ diye koksun. Ve işte göreceksin o vakit, nasıl da oynaşıyor gümüş kanatlı balıklar semalarda… Dizelerin gül yapraklarına dönüşüp değsin yanaklarıma. Bir nefes ver ne olur, şiiri olmayan yarınlarıma! Ve her şair biraz deliydi. Ve iyi ki “Tanrı Delileri Yarattı””

Devamı [...]