SİBEL MAYO-BABAYA MEKTUP

Sibel Mayo, "Babaya Mektup" adlı yazısıyla Edebiyat Daima'da

BABAYA MEKTUP

Sibel Mayo

Baba;

Sen öleli ne kadar oldu bilmiyorum.

Yüzünü yıllardır görmediğim kardeşimden bir mesaj gelmişti. Tek cümle. Cevap yazmadım. Mesaja bir daha bakmadım bile, hemen kapadım bilgisayarı. Mutfağa gittim, buzdolabını açtım. İşten eve geldiğimde hep yaptığım gibi bir meyveli yoğurt alıp koltuğuma oturdum. Televizyonu açtım. Notting Hill filmi vardı, tesadüfe bak, en sevdiğim sahne. Hugh Grant masum ve hüzünlü yüzüyle yürüyordu. Arkada Bill Withers, Ain’t no Sunshine’ı söylüyordu. İşte sen böyle öldün baba. Elimde çilekli yoğurtla, koltuğumda.

Siyah, simsiyah gözlerin vardı. Hayatımda gördüğüm en ışıksız gözler. Korkmuştum ilk fark ettiğimde. Bir katile falan ait olabilirlerdi çok rahatlıkla. Ne kadar görmeye çalışsam boşunaydı, sözü kalmamış gözler. Sanki sen yaşıyordun da gözlerin çoktan ölmüştü. Hep sormak isterdim sana bunu, anlat baba demek, neden söndü senin gözlerin.

Uzun süre, olur da seni sorarlar diye hiç kimseye anlatmadım aile hikâyemi, öyle zorlanarak falan değil, nefes almak gibiydi benim için susmak. Aslına bakarsan birbirimizden haber almadığımız onca yıl neler oldu anlatmak uzun sürer, bir mektupla olmaz bak, her gün dört yüz elli kelime. Hemingway her gün bu kadar yazdığında kendini iyi hissediyormuş. Bana da iyi gelir mi dersin. Sana bir şey söyleyeyim mi baba, hayatım babalar ve kızlarını kıskanarak geçti. Yok, öyle haris, kötücül bir kıskanma değil. Uzaktan bakan, seyreden bir bakışla sadece. İki kız kardeşimin babalarıyla yerde boğuşmasını seyrettiğimde ne hissediyordum. Yok, öyle ağlamak gelmiyordu içimden. Derin, çok altta bir sızı sadece. Bir de umut. Sen benim için hep umuttun. Bir gün gelecektin. Benim hayatımın mucizesi olacaktın. Yıllar sonra kardeşim evde sürekli benden bahsettiğini, müthiş bir doktor olacağımı söyleyip durduğunu anlattı. Adımın senin evinde geçmesine çok şaşırdım. Onun çocukluğu hep beni kıskanarak geçmiş, düşünebiliyor musun. Bunu da senden başka kimse beceremezdi. Üniversite tercihlerinde tıp fakültesi yazmamış oluşuma ve hatta yapamayacağım tek meslek olduğunu bilmeme rağmen ne diye doktor olmadım ki demiştim bunu duyduğumda. Bilmediğin ne çok şey var hakkımda. Bildiğin kadarı gurur duymana yetmişti ama. Kartvizitimi koymuştum masana. Türkiye’nin en büyük bankasının tepe yöneticilerinden biri. Senin karşına en güçlü halimle çıkmıştım. Hayır, hiç hesap sormadım sana. Sadece tanımak istedim. Beni iki kez yanına almak istedin. Senin ortamında okuyacak, piyano öğrenecek ailenin diğer kadınları gibi altı yedi dili konuşabilir hale gelecektim. Tek bir şartla, annemi bir daha görmemek. Bu son derece dâhiyane çözümünün arkasından yirmi yıl görüşmedik seninle. Tam yirmi yıl sonra yaşadığın şehre geldim. Bir ressam sevgilin vardı, Cezayir asıllı Fransız. Resim sevdiğimi öğrenince ona hemen talimat vermiştin, ertesi sabah Tel Aviv’de sanat turuna çıkacaktık, sen peki, sen olmayacaktın tabi, akşam yemekte buluşacaktık. Gitmedim. Boğazım düğüm düğüm durdum karşında. Anlamadın.

Büyüttüm kendimi, geçti. Kendi ülkemde yaşamaya devam ettim. Bu toprakları tanıyabildim mi, hayır hep yabancı kaldım, hep dışında. Kök salmadan, kalabalıkların arasında savaştım durdum. Burada yaşayan bir tutam azınlığın içine de girmedim, uzaktan seyrettim, ne onların o kapalı dünyasına kendimi yakın hissettim ne de buraların kaderci zihniyetini kabul ettim. Sonraları, ancak otuzlu yaşlarımın sonuna doğru melez kimliğimi sahiplenip, hayatımın yenilerini bu kimliğin üzerine koymaya başladım,  daha iyi hissettim, bana uyan bir karışım yarattım, dünyayı dolaştım bolca, sanatı, müziği, güzel kelimeleri içime çektim.

Bodrum iyi geldi bana, şiir gibi geldi, suya bıraktım savaşlarımı. Affetmeyi de öğrendim, ama dur, sakın seni affettiğimi düşünme. Affetmeyeceğim. Hayır, çocukluğumun, gençliğimin en büyük hayal kırıklığı olduğun için değil, hayır bana babalık falan yapmadığından değil, bırakalım bunları. Bana senden istediğim tek şeyi vermediğin için. Bana bir mektup yazmadığın için.

Kızın.

 

1 Yorum

Yorum Yap

Mail adresiniz görüntelenmeyecek


*

*