Hûşeng İbtihac - ERGUVAN

Arzu Tanrıverdi, Hûşeng İbtihac'ın "Erguvan" adlı şiirini Farsçadan Türkçeye çevirdi.

ERGUVAN
Hûşeng İbtihac

Çeviri: Arzu Tanrıverdi

erguvan,                                                                                                                                                                                     
ayrı düşmüş kandaşım benim
senin gökyüzün bugün ne renk?
hava güneşli mi?
yoksa tutuk mu hâlâ? benim, dünyanın dışında olan bu köşede
başımda bir güneş yok
baharlardan haberim yok
ne görüyorsam duvar
ah bu zorlu siyah
öyle yakın ki
aldığım nefesi yüzüme vuruyor
yol öyle kapalı ki,
uçamadan konuveriyor şuracıkta bakış
yorgun kandilin seyrek ışığı
zalim gecenin kıssacısı
nefesim kesiliyor
öyle ya, havası bile mahpus buranın
benimle burada ne varsa
benzi soluk
bir tek güneş bile bakmamış göz ucuyla
şu harabenin unutuluşuna.
soğuk nefesinden bütün mumların söndüğü
unutulmuş bu köşede
renkli bir rüzgâr
ağlatmaya teşebbüs ediyor beni.
erguvanım orada.
erguvanım yalnız.
kan ağlamakta erguvanım, yüreğim gibi
her an gözlerimden akıyor.
erguvan, niçin
kalbimizin matemiyle gelir bahar, her daim?
kırlangıçların kanıyla boyanır toprak
ciğeri yanmışların
yaralarını deşer?
yeryüzünün kanlı pençesi, erguvan
sabahın eteğini tut
ve güneşin nazlı atlılarına sor
ne zaman geçerler bu derdin üzerinden diye
kan salkımı, erguvan
sabahın açık penceresinde güvercinler
şamata kopardıklarında
al avucuna
gül rengi canımı
baharın al bayrağı, ey erguvan
dalgalan sen
kanlı şiirim
unutma alacalı hatırasını
yoldaşların
sen oku, okunmamış nağmemi benim
erguvan, ayrı düşmüş kandaşım benim
götür uçuşun seyrine
ah acele et uçuştakiler
gamını çekerler birbirlerinin

 

 

 

Fotoğraf: Muhammet Erdevir

İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

Mail adresiniz görüntelenmeyecek


*

*