EMEL KOŞAR-TURGUT UYAR’IN İLK ŞİİR DURAĞI

Emel Koşar "Turgut Uyar'ın İlk Şiir Durağı" adlı incelemesiyle Edebiyat Daima'da

TURGUT UYAR’IN İLK ŞİİR DURAĞI
Emel Koşar

Turgut Uyar’ın ilk iki şiir kitabında (Arz-ı Hal/1949, Türkiyem/1952) halk şiirinin rüzgârı eser. İkinci Yeni tarzındaki şiirlerden meydana gelen Dünyanın En Güzel Arabistanı (1959) ise Uyar’ın şiirinde dönüm noktasıdır.

Uyar körü körüne hayranlık duyduğu halk şiirini taklit ettiği için Bedri Rahmi Eyüboğlu’nu “turistik bol nakışlı bir heybe”ye benzetir. İlk dönemdeki şiirlerinde (“Türkiyem”, “Turnam Seninle”, “Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten”...) Uyar da halk şiirinden faydalanır. Dünyanın En Güzel Arabistanı ve sonraki şiir kitaplarıyla ise imgeye, edebî sanatlara yer veren, halk kültüründen uzaklaşan, duyguya ve çağrışıma yoğunlaşan İkinci Yeni şiirinin öncüleri arasında yer alır.

Turgut Uyar’ın Türkiyem[1] adlı ikinci şiir kitabında yer alan “Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten” şiirindeki memleket sevgisi ve kucaklayıcı tavır yerelden evrensele uzanır. Toplumsal konuları halk hikâyeleriyle harmanlayan Uyar’ın söz konusu şiiri, dil ve tema açısından İkinci Yeni’den önceki döneminin ürünüdür.

Uyar’ın “Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten” şiirini halk kültürüne bağlayan felek, yıldızları taşıdığına ve hareket ettirdiğine inanılan şeffaf gökküredir. Batlamyus’tan gelen astronomi anlayışına göre felek (talih, kader) dünyayı çevreleyen iç içe dokuz kubbeden meydana gelmiştir. Birinci felekte ay, ikincide Utârid (Merkür), üçüncüde Zühre (Venüs), dördüncüde güneş, beşincide Mirrih (Merih, Mars), altıncıda Müşterî (Bercis, Jüpiter), yedincide Zühal (Keyvan), sekizincide sabit yıldızlar ve burçlar feleği kürsî bulunur. En dışta yer alan ve diğerlerini içine alan dokuzuncusu “felek’ül-eflâk”, “felek-i (çarh) atlas”tır.[2]

Turgut Uyar’ın “Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten” şiirinde feleğin kader anlamı öne çıkar. Şiirde turnanın/sözcüklerin yolculuğuna Türkiye’nin coğrafî ve kültürel zenginlikleri eşlik eder. Aslı ile Kerem, Yusuf ile Züleyha, Elif ile Mahmut hikâyelerine yapılan göndermeler şiirin açılımlarını genişletir: “Yusufun Züleyhası vardı Turnam, bilirsin/Yanık Keremin Aslısı./Benim de günlerimde, gecelerimde/Bekir Efendinin kızı.” (s. 46)

Şiirin türküleri andıran dil zenginliği aydınlık ve umut dolu bir atmosferle pekiştirilir. “Turna” sözcüğünün, “n” ve “m” harflerinin tekrarı şiirde sağlam bir ses duvarı inşa eder. Bereketi ve saflığı simgeleyen “turna”nın halk kültüründeki uğuru şiirin Anadolu coğrafyasıyla bağını güçlendirir. Tabiatla bütünleşen ve halk hikâyelerindeki kahramanlarla kendini özleştiren şiir öznesi yurdu için iyi dileklerini halk söyleyişleriyle okura aktarır: “Bunlar topuk sesleri Şahsenemin/Bu Köroğlununki işte, mavili kız/Bu memleket kavlı çakmak, sarma cigara/Bir rüzgâr, bir yaylâ gecesi, yıldız yıldız..” (s. 46)

Şiirini tuğla tuğla ören Turgut Uyar, memleketçi ve kaderci bir bakışla görsel özellikleri vurgulayarak metnini zenginleştirir. “Turnam, Bir Devir Çalsak Felekten” Turgut Uyar’ın gurbet burcunun, arayış döneminin ürünlerinden biridir. Uyar sonraki yıllarda şiirde kendi yatağını bulup orada derinleşir.

 

 

 

[1] Turgut Uyar, Büyük Saat-Bütün Şiirleri, YKY, İstanbul 2011.

[2] İskender Pala, “Felek”, Ansiklopedik Divân Şiiri Sözlüğü, Ötüken Neşriyat, İstanbul 1999, s. 136-137.

 

İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

Mail adresiniz görüntelenmeyecek


*

*