EMEL KOŞAR-KEMAL ÖZER'İN SEVDALI BULUŞMA'SI

Emel Koşar, Kemal Özer'in Sevdalı Buluşma adlı şiir kitabı üzerine yazdı

KEMAL ÖZER’İN “SEVDALI BULUŞMA”SI

Emel Koşar

Kemal Özer (1935-2009) İstanbul Erkek Lisesi’ni (1955) bitirdi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ndeki öğrenimini yarıda bıraktı. Varlık, Karacan, Cem Yayınları’nda ve Cumhuriyet gazetesinde çalıştı. Cumhuriyet gazetesinden emekliye ayrıldıktan sonra 1983-1990 yılları arasında Varlık dergisini yönetti. a ve Yeni a dergilerinin yönetiminde yer aldı. G. Özler’le birlikte Şiir Sanatı dergisini çıkardı. Yordam Yayınları’nı kurdu ve yönetti.

Özer’in ilk şiirleri 1951’de Ankara’da Harika dergisinde çıktı. Seçilmiş Hikâyeler, Pazar Postası, a, Yeni a, Yeditepe, Şiir Sanatı, Yeni Dergi, Yeni Edebiyat, Varlık, Yazko Edebiyat, Gösteri, Milliyet Sanat gibi dergilerde yayımladığı şiirleriyle tanınan Kemal Özer;
gezi, deneme, röportaj türlerinde ürünler verdi. Çeviriler yaptı ve çocuklar için kitaplar yazdı.

Yaşadığı dönemi kendi süzgecinden geçirerek şiirlerinde yansıtan Kemal Özer, şiir kitaplarının başındaki önsöz niteliğindeki yazılarında ve sonundaki Kitabın Öyküsü veya Notlar adlı bölümlerde Attilâ İlhan gibi tek tek şiirlerini açıklayarak okuru bilgilendirir ve yönlendirir. Bu bölümler Özer’in şiire bakışını ve şiir anlayışını ortaya koyduğu için onun poetikası olarak kabul edilebilir.

Özer, Kitabın Künyesi adlı bölümlerde kitabın nerede, ne zaman, kaç baskı yaptığının yanı sıra baskı tarihini vererek hangi şiirlerin isimlerini değiştirdiğini belirtir. Tek tek şiirlerin ilk kez nerede, ne zaman yayımlandığına dair künye bilgisi de verir. Yankılar ve Alıntılar adlı bölümler ise okuru söz konusu şiir kitabıyla ilgili bilgilendirirken edebiyat tarihçilerine ve eleştirmenlere kaynaklık eder.

Kemal Özer’in Yaşadığımız Günlerin Şiirleri’nde[1] II. Yeni’nin etkisini toplumsal meselelerle harmanlayan, bildiri niteliğindeki günce-şiirler yer alır. Tarihlerinin belirtilmesi şiirlerin biçimlerini ve içeriklerini şekillendirir. 1 Ocak 1973-31 Aralık 1973 arasındaki günce-şiirlerinde (“Âşık Veysel’in Ölümü”, “Bir Mayıs”...) şairin toplumsal, siyasal ve sanatsal meselelere bakışını yansıtan iç hesaplaşmalar dikkati çeker.

Şiirdeki arayışı neredeyse her eserinde görülen Kemal Özer’in Kimlikleriniz Lütfen[2]  adlı kitabının ilk bölümü ise, şairin gezi günlüğünden meydana gelmektedir. Şairin bireysel ve toplumsal duyarlığını yansıtan şiirleri düzyazıya yaklaşır.

İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle’de[3] hayatı bütün yönleri ve olanaklarıyla kucaklayan Kemal Özer, İsa Çelik’in fotoğrafları eşliğindeki şiirleriyle diğer sanat dallarına ilgisini gösterir. İnsan yüzünü sorgulayan Özer; çocuk, gelin, gurbetçi ve bileycinin yüzlerini tasvir ederek onların hikâyelerini şiirleştirir.

Kemal Özer üç kitabının (Gül Yordamı, Ölü Bir Yaz, Tutsak Kan)[4] toplu basımının önsözünde (Gösteri dergisindeki “Ürünlerinize toplu bakışta şiirleriniz için ne düşünüyorsunuz?” sorusuna yanıttan bir bölüm) duyarlığının altını çizer ve “Kullandığım sözlükle, çağrışım dokusuyla, dize işçiliği, imge anlayışı ve yetkinlik ardında koşan yoğunlaştırma çabasıyla, kendine özgü yanları ortaklaşa yanlarından ağır basan bir toplam çıkıyor bu ilk 50 şiirde ortaya.” (s. 1) diyerek şiirlerini değerlendirir.

II. Yeni’den toplumcu şiire uzanan, çağının tanığı Kemal Özer, Sevdalı Buluşma’da[5] sevdayı güncel meselelerle buluşturur. Sevdalı Buluşma’da sık sık tekrarlanan “ışık” sözcüğü şairin umudunu simgeler. Geleceği aydınlatan ışık, Özer’in şiirindeki ustalık çizgisini de yansıtır.

“Yarına Selâm” şiirinde ışık, umudun ve yaşama coşkusunun simgesidir. Işığı alınmış hayat, emek kardeşliğinin rüzgârından kopuk ve bomboştur. Hak edilmiş mutluluğa bir gelin ışıltısı devşirmek için el ele yükseltilen doruk peşinde koşulur:

Bir gün - ordaydık diyelim bu dünya konuşulursa

ışığını bizden de aldı, bizim birbirimize uyanan bakışımızdan (s. 10)

“Işığın Nabzı”nda işkenceye, eziyete, haksızlığa karşı direnenlerin (emekçiler, 1 Mayıs meydanındakiler) umudunun simgesi ışıktır. Şiirde, ışığın nabzı okura duyurulur:

 Oysa bir an bile susmuş değil sevgilim

 her Mayıs olduğu gibi yine alanlarda ışığın nabzı (s. 13)

“Fotoğraf”ta sözün örtüsünü açan şiir öznesi, eylemi ortaya çıkarmak için ışığa ihtiyaç duyar ve geleceğe bir yıldızın ışığını yansıtmak ister. “Okurken” şiirinde ise, kitap okuyan kişi bir satırı çizenin elinin ışığıyla karanlıktan çıkar:

Okurken çizdiği bir satırı gördüm o elin

bir kitapta. O eli gördüm, o elin ışığını. (s. 44)

“Ellerin” şiirinde de eller, ışığa ulaşmanın bir yoludur. Işık; güneşi, geleceği ve umudu simgeler:

İlk kez tuttuğumda ellerini

bir kuyunun dibine iner gibi olmuştum

birlikte ağmak için yukardaki ışığa. (s. 46)

Yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi toplumsal meseleleri lirizmle harmanlayan Kemal Özer’in Sevdalı Buluşma’sında bir yıldızın, güneşin, gelinin, elin, nakışın ışığı bir aradalığı, sevdayı, mutluluğu, geleceği ve umudu yansıtır. Şair, ışığın nabzını tutarak güncel sorunları bireyselleştirir.

 

DİPNOTLAR:


[1] Kemal Özer, Yaşadığımız Günlerin Şiirleri, Yordam Yayıncılık, İstanbul 1989.

[2] Kemal Özer, Kimlikleriniz Lütfen, Yordam Yayıncılık, İstanbul 1990.

[3] Kemal Özer, İnsan Yüzünün Tarihinden Bir Cümle, Yordam Yayıncılık, İstanbul 1990.

[4] Kemal Özer, Gül Yordamı, Ölü Bir Yaz, Tutsak Kan, Yordam Yayıncılık, İstanbul 1989.

[5] Kemal Özer, Sevdalı Buluşma, Adam Yayıncılık, İstanbul 2005.

İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

Mail adresiniz görüntelenmeyecek


*

*