BİR MEKTUPLA SANA

Sensiz, düzenim, planım hiçbir şeyim kalmadı. Olacak olanım olmadı. Olanın, olmuşun; olacakken olmamışın, dalında kurumuşun, avcı elinden vurulmuşun, geçmişin, geçip gitmişin...

BİR MEKTUPLA SANA…

Murat Göğekin

 

Ey Seslenecek Kimsem,

Sana Enver’in, “Naciye’m, ruhum, efendim...” hitâbı gibi hoşluklar içeren mektuplar yazmayı isterdim.

Fakat Kafka’nın onulmaz aşkı Milena’ya olan, “Yarım kalmış bir düş gibi. Önümden geçip gidiyorsunuz. Masalar, sandalyeler, geçtiğimiz yer, hatta elbiseniz bile gözümün önünde...” ve “Burada olmadığınızı söylersem aslında kendime deli demeliyim. O kadar kuvvetli bir şiddetle hissediyorum ki burada olduğunuzu...” deyişi gibi satırlar yazmak zorunda kalıyorum.

Sen, hayatımın sevda sınavı olarak yüreğime oturdun. Kalkma sevgilim! Şimdi olmasan da burada, bir zamanlar buradan geçmiştin ya. Hani gülüşün doldurmuştu gökyüzümü. Şen bir yel esiyordu hafiften, tüm açlar doymuştu, durmuştu savaşlar, yetimlik yok olmuştu. Gülüyordum güne, gülüyordu insanlar. Barışmıştı gündüzle gece, karışmıştı kurtla kuzu, fakirinin yokuşu zenginin düzü, hep bir olmuştu. Yol veriyordu kabadayılar, tutuyordu tüm sayılar. Bir rüyâdaydım sevgilim. Bu rüyâ; nazlı bir edâ, acemi bir sevdâ... Ne yapacağını bilmez hâllerin vardı sanki. Öyle hâller, öyle tavırlar ki sevdâ tuzağına düşmeye gönüllü yazıldım.

Sonra?

Sonra düştüm. Dizlerim kanamadı bu sefer. Yere basmıyordum ki dizlerim olsun. Unutmuştum ayaklarımı, bir yeryüzü olduğunu, bir göğün altında durduğumu… Tam da bu hâldeyken düştüm. Bilmediğim bir âlemden yerin de altına düştüm.

Sensiz, düzenim, planım hiçbir şeyim kalmadı. Olacak olanım olmadı. Olanın, olmuşun; olacakken olmamışın, dalında kurumuşun, avcı elinden vurulmuşun,  geçmişin, geçip gitmişin, sensiz her nefeslenişin hükmü düşmüş. Ben, olacak olanın peşinde önüme bakmak istiyorum. Ve senin, yanımda olmanı bile değil; benimle “birlikte” olmanı istiyorum. Ben, kalkmak istiyorum.

Bir hissizlik sarmış bizi. Budanmış bir dal gibi, kesilmiş bir kök gibiyiz şimdi. Hâlbuki bir zamanlar bizim de kökümüz suya varırdı. Tatlı bir rüzgâr esse, yapraklarımız edâlanırdı. Sabırlı bir sevdâ, vefâlı bir kavga yaşardık seninle. Kışın ortasında bahardık biz, zemheride çiçek açardık biz. Ah çiçekler! Ne de yakışırlardı bize. Taşırdık baharı, taşırdık üstümüzde. Taşırdık, yaşanmamış duygulara ulaşırdık.

Şimdi bu sözlerden habersizsin. Bu mektup gelmedi çünkü kapına. Hatırlıyorum, senin kapın kilitli kalmıştı benden olana. Belki açıldı kapılar, mazruftan çıktı hüzünlü kâğıtlar. Belki, okuyorsun da hiçbir tesirde bulunamıyorlar. Belki az da olsa sol tarafında bir sıcaklığa vesile oldular. Ve belki de... İçinde sana dâir umutların yüklü olduğu belkiler çok ağır. Belki sen artık durulmuş bir pınarsın. Çok çağladın, beyaz köpükler sundun havaya. Savaşçı kuşlar içti suyundan, yırtıcılar serinledi. Ama bak, ürkek ceylanlar bekliyor durulmanı, zayıf toynaklar, acemi soluklar bekliyorlar. Durul sevgilim. En deli çağında bunu istememe kızma. Sen ki kızınca volkanlar utanıyor kendinden, yüce dağlar siniyor kuytulara. Doğrul sevgilim. Doğrul, kalk ayağa. Kaldır ayağa sevdâmı. Tut ellerimden. Ben ki denizleri kurutacak bir hasretle yoğruldum, artık çok yoruldum.

Niçe, hasreti Lou’ye diyordu ya:

 

“Öyle bir hayat yaşıyorum ki,

Cenneti de gördüm cehennemi de.

Öyle bir aşk yaşadım ki,

Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de.

Bazıları seyrederken hayatı en önden,

Kendime bir sahne buldum, oynadım.

Öyle bir rol vermişler ki

Okudum, okudum, anlamadım.”

 

Bu ruh hâlindeyim. Işıkların gözü kör ettiği bir sahnedeyim. Sahneden çekilip, sahne arkasında yalnız seninle olmak istiyorum.

 

Hasret demindeyim, gözüm hiçbir şey görmez şimdi. Demi kaçırma, umudumu kırma... Usandırma gönlümü. Ben eyvallah çağındayım, sen eyvah çağına düşme sonra. Dem bu dem, her şey için. Kaçırma... Kaçırma sevgilim! Kaçırma çünkü:

“Yarayla alay eder yaralanmamış olan

Bak nasıl da sararıp soluvermiş tanrıça kederlerden

Sen çok daha parlaksın çünkü

Sen tüm göklerdeki yıldızların ilki

Sen aydınlatırsın geceyi.”

 

Muradın.

İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

Mail adresiniz görüntelenmeyecek


*

*