“VE TANRI DELİLERİ YARATTI” BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

Roman sanatının sadece kurgudan ibaret olmadığını, içinde fikrî, edebî ve hissî derinliğin mutlaka barındırılması gerektiğini savunan Kürşat Yozcu; “Ve Tanrı Delileri Yarattı” romanıyla görüşlerini...

SİTEMİZ YAZARLARINDAN KÜRŞAT YOZCU’NUN SON ROMANI

“VE TANRI DELİLERİ YARATTI” BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR

Edebiyat Daima’nın yazarlarından Kürşat Yozcu’nun son romanı “Ve Tanrı Delileri Yarattı” çıktığı andan itibaren büyük bir ilgi gördü. Kısa sürede yurdun her köşesinde geniş bir okur kitlesine ulaşan eser, okurun beğenisini kazandı. Öyle ki ilk baskının tükenmek üzere olduğu, kitabın ikinci baskısının beklendiği konuşuluyor.

Kürşat Yozcu, tabiri caizse derdi olan bir romancı. Romanın yazılma amaçları arasında dil, üslup, edebiyat; sanat ve sanatkârın durması gereken yer gibi sorunlar olduğunu ifade ediyor. Roman boyunca yazar birçok konuyu tartışmaya açıyor, özellikle dil ile kültürün yaşayan birer organizma olduğu, dilini kaybeden bir milletin kültürünü de kaybedeceği tezleri üzerinde duruyor. Toplumun farklı kesimlerinden, zıt karakterli insanların roman boyunca çözüm aradığı “Kimin deli, kimin akıllı” olduğu sorusu kurmaca dünya ile yaşanan gerçekler arasında bağ kuruyor.

Roman sanatının sadece kurgudan ibaret olmadığını, içinde fikrî, edebî ve hissî derinliğin mutlaka barındırılması gerektiğini savunan Kürşat Yozcu; “Ve Tanrı Delileri Yarattı” romanıyla görüşlerini bir roman pratiği içinde okura sunmaktadır. Yozcu’ya göre üslubu olmayan ve dil kaygısı barındırmayan kalemler bir gün mutlaka yok olacaktır. Yazar, bu yüzden de dilde meydana gelen tahribatın önünün mutlaka alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Yazara göre dil bir milletin hem savunma hem de taarruz silahıdır. Ayrıca münevverleri bile bir araya gelemeyen bir toplumda ortak aklın işlemesi imkânsızdır. Romanda hakiki manada münevver diyebileceğimiz insanların kendi kabuğuna nasıl çekilmek zorunda kaldıkları da işlenmiştir. Siyasetin ve ideolojilerin kalıplarına sığmayan bu konu, yine siyasete ve ideolojilere bulaştırılmadan işlenmiştir.

Eserin en kritik noktasını yine roman kahramanları üzerinden ifade edelim. Romanda Arda adında genç soruyor:

 - Bu Yakup, biraz deli galiba?

Münir’in cevabı aslında bu romanın ve yazarının derdini ortaya koyan bir fotoğraf karesi gibidir:

 - Deli!.. Kim, kime göre deli? Delinin tarifi yapıldı mı ki?

Post Yayınevi etiketiyle okurla buluşan romanın tanıtım metninde ise şunlar yazıyor:

“Okyanuslar kadar derindir yüreğin. Çocukların ellerinden öp ki kıyılarına tebessüm vursun. Karanlığın mehtabında sevgiliye giden, gülden yollar aç. Gül kokulu azıklarla besle dalgalarını. Dalgalar: ‘aşk’ diye koksun. Ve işte göreceksin o vakit, nasıl da oynaşıyor gümüş kanatlı balıklar semalarda… Dizelerin gül yapraklarına dönüşüp değsin yanaklarıma. Bir nefes ver ne olur, şiiri olmayan yarınlarıma! Ve her şair biraz deliydi. Ve iyi ki “Tanrı Delileri Yarattı””

İlk yorumu sen yap!

Yorum Yap

Mail adresiniz görüntelenmeyecek


*

*